Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3718 E., 2025/5591 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3718 E., 2025/5591 K. (29.05.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3718
Karar No
2025/5591
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2025/3718 E. , 2025/5591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/712 E., 2024/1731 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/1186 E., 2023/137 K. Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından her iki dava ve fer'îler yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının reddine, kadının zina ve pek kötü ve onur kırıcı davranış hukuki sebebine dayalı davalarının reddine, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-davalı erkek vekili tarafından her iki dava ve davalı-davacı kadın vekili tarafından zina ve pek kötü ve onur kırıcı davranış hukuki sebebine dayalı davaların reddi, kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarları ve reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri yönlerinden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı-davalı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; davalı-davacı kadının reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ile kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin eksik inceleme nedeniyle esası incelenmeksizin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlere ilişkin hükümlerinin kaldırılarak kararda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı-davalı erkek vekili tarafından "her iki dava ve fer'îler" yönlerinden temyize başvurulmuştur. Boşanma davalarında gerek taraflara atfedilen kusurlar, gerekse boşanmanın fer’îsi niteliğindeki maddî ve manevî tazminat, nafaka ve velâyet gibi konular boşanmaya bağlı ve birbirinden ayrılamayacak niteliktedir. Boşanma davası ve eklerinin biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecek olup, talepler hakkında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi ancak boşanma ve fer'îlerinin birlikte görülüp değerlendirilmesi suretiyle mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince; bölge adliye mahkemesince boşanma veya boşanma davasının fer'îleri yönünden istinaf incelemesi yapılırken yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebilir. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı alt bendi gereğince; Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda ise, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmadığından kesinleşen yönler hariç olmak üzere, boşanma ve ekleri ayrılmadan istinaf edilen tüm yönlerden kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekir. Aksi uygulamayla birbiriyle bağlantılı ve sonuçları birbirlerini doğrudan etkileyebilen taleplerin ayrılması doğru, hakkaniyete uygun ve infazı kabil kararlar verilmemesine neden olacağı gibi, bu durum usul ekonomisine de aykırıdır. Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni karar ile temyiz incelemesi sonucu verilebilecek olası bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni karara karşı başvurulacak kanun yollarında da değişiklik olacaktır. Çünkü, temyiz incelemesi sonucu bozma kararı verildiğinde (bölge adliye mahkemesi daha evvel bu konuda esastan ret kararı verdiğinden) yeni karar sadece temyiz yoluna tabi olacak; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırıp gönderdiği yönlerle ilgili İlk Derece Mahkemesi bir karar verdiğinde ise bu karar önce istinaf, sonra temyiz aşamalarından geçecektir. Dolayısıyla, zorunlu olarak birlikte görülmesi gereken dava ve fer'îleri ayrı ayrı dosyalarda görüşülüp ayrı ayrı yasa yollarından geçecek ve ortaya hukuken ve usulen karmaşık bir sonuç ve hukuki güvenirlik ilkesine aykırı bir durum çıkabilecektir. Boşanma davası ve fer'îleri birbirinden ayrıldığında bunların biri hakkında verilecek hükmün diğerinin sonucunu etkileyecek nitelikte olması nedeniyle- örneğin, boşanma sorunu halledilmeden velâyete ilişkin uyuşmazlık, velâyete ilişkin uyuşmazlık çözülmeden kişisel ilişki ve iştirak nafakası, kusur sorunu çözülmeden maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin uyuşmazlık çözülemeyeceğinden, bu istemlerin biri diğerinin sonucunu bekleyecek ve gereksiz zaman kaybı ve usul ekonomisine aykırı bir yargılama süreci başlatılmış olacaktır. Diğer yandan, bilindiği üzere bölge adliye mahkemelerinin, esasa ilişkin hiçbir hüküm içermeyen ve yalnızca (münhasıran) gönderme kararları kesindir (6100 sayılı Kanun md. 353/1-a). Ancak, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebi üzerine vermiş olduğu karar yalnızca (münhasıran) gönderme kararı olmayıp; boşanma davaları ve fer'îlerine ilişkin esas hükümle birlikte fer'î niteliğinde olan maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası hükümleri hakkında verilen gönderme kararıdır. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesinin eldeki dosyaya ilişkin kararı tüm yönleriyle temyizi kabil bir karardır. Somut yargılamada; boşanmanın fer'î niteliğinde bulunan ve yukarıda açıklanan gerekçelerle diğer hükümlerle bütün hâlinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gereken maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası hükümlerinin boşanma davalarından ayrı değerlendirilip kaldırılarak dosyanın bu yönlerden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi hatalı olmuş, temyiz edilen hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı