2. Hukuk Dairesi 2025/1901 E. , 2025/9923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1349 E., 2024/1591 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/1648 E., 2024/622 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Velâyet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Velâyet kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi ve res'en dikkate alınması gerekir. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine bırakılabileceği gibi velâyet ana ve babaya ortak olarak da bırakılabilir. Ayrıca, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi durum ve koşullara göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 349 uncu maddesi gereğince velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Velâyet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar veren makamındaki kişinin de aynı yönde karar vermesi gerekir; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince tarafların karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuk 25.08.2017 doğumlu ..............'ın velâyetinin anneye bırakılmasına karar verilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davalı-karşı davacı babanın çocuğun dilendirildiğine ilişkin iddia da bulunduğu ve dosyaya bu iddiasına yönelik bir flash bellek sunduğu görülmektedir. Baba tarafından ileri sürülen ve dosyaya flash bellek ile sununlan iddiaların niteliği gereği araştırılması zorunlu olmakla birlikte, çocuğun üstün yararı 4721 saylı Türk Medeni Kanunu ve ilgili uluslar arası sözleşmeler gereğince öncelikli olarak gözetilmesi gereken bir ilkedir. Bu nedenle, Mahkemece yapılacak işlemlerde çocuğun üstün yararı ilkesi titizlikle gözetilmeli; çocuğun dinlenmesinin zorunlu olduğu hallerde işlem uzman eşliğinde ve çocuk dostu yöntemlerle yürütülmelidir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun bedeni ve fikri gelişimi açısından tarafların ve ortak çocuğun yaşadıkları ortam ve sosyal çevre de görülmek, her iki ebeveyn ve çocuk ile görüşülmek, çocuğun sağlık, eğitim ahlaki gelişimi açısından üstün yararı değerlendirilmek suretiyle psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı adli destek görevlisi uzmanlardan oluşturulacak heyete yeniden inceleme yaptırılarak delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre velâyet konusunda karar verilmesi gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının velâyet düzenlemesi yönünden davalı -karşı davacı erkek yararına BOZULMASINA, 2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 248d1c7082f1f14d 98f0df8f861fdcbc This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2025/1901 E. , 2025/9923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1349 E., 2024/1591 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/1648 E., 2024/622 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Velâyet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Velâyet kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi ve res'en dikkate alınması gerekir. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine bırakılabileceği gibi velâyet ana ve babaya ortak olarak da bırakılabilir. Ayrıca, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi durum ve koşullara göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 349 uncu maddesi gereğince velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Velâyet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar veren makamındaki kişinin de aynı yönde karar vermesi gerekir; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince tarafların karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuk 25.08.2017 doğumlu ..............'ın velâyetinin anneye bırakılmasına karar verilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davalı-karşı davacı babanın çocuğun dilendirildiğine ilişkin iddia da bulunduğu ve dosyaya bu iddiasına yönelik bir flash bellek sunduğu görülmektedir. Baba tarafından ileri sürülen ve dosyaya flash bellek ile sununlan iddiaların niteliği gereği araştırılması zorunlu olmakla birlikte, çocuğun üstün yararı 4721 saylı Türk Medeni Kanunu ve ilgili uluslar arası sözleşmeler gereğince öncelikli olarak gözetilmesi gereken bir ilkedir. Bu nedenle, Mahkemece yapılacak işlemlerde çocuğun üstün yararı ilkesi titizlikle gözetilmeli; çocuğun dinlenmesinin zorunlu olduğu hallerde işlem uzman eşliğinde ve çocuk dostu yöntemlerle yürütülmelidir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun bedeni ve fikri gelişimi açısından tarafların ve ortak çocuğun yaşadıkları ortam ve sosyal çevre de görülmek, her iki ebeveyn ve çocuk ile görüşülmek, çocuğun sağlık, eğitim ahlaki gelişimi açısından üstün yararı değerlendirilmek suretiyle psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı adli destek görevlisi uzmanlardan oluşturulacak heyete yeniden inceleme yaptırılarak delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre velâyet konusunda karar verilmesi gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının velâyet düzenlemesi yönünden davalı -karşı davacı erkek yararına BOZULMASINA, 2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 248d1c7082f1f14d 98f0df8f861fdcbc ... ...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1901 E., 2025/9923 K. (19.11.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1901
- Karar No
- 2025/9923
- Karar Tarihi
- 19.11.2025
- Konu
- Boşanma, Velayet
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2816 E., 2025/9903 K. 19.11.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2820 E., 2025/9905 K. 19.11.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2825 E., 2025/9906 K. 19.11.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2322 E., 2025/9924 K. 19.11.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3198 E., 2025/9933 K. 19.11.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3226 E., 2025/9936 K. 19.11.2025