Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/9235 E., 2025/5279 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/9235 E., 2025/5279 K. (27.05.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9235
Karar No
2025/5279
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/9235 E. , 2025/5279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/51 E., 2024/235 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma - Tedbir Nafakası İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/558 E., 2023/878 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve fer'îler yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, lehine hükmedilen manevî tazminat miktarı ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı birleşen davacı erkek vekilinin tüm, davacı birleşen davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta, yapılan yargılama sonucunda kadına " ... K. adında başka bir erkekle görüştüğü, ona kontör gönderdiği, eşinin akrabası olan ... M.'nin telefon numarasını...'a verdiği ve bu kişinin ... M.'yi rahatsız ettiği, ev işleriyle ilgilenmediği devamlı telefonla vakit geçirdiği ", erkeğe ise ; " kadını ailesiyle görüştürmediği, kadının ailesine saygısız tavırlar sergilediği, birlik ihtiyaçlarını karşılamadığı ve kendi ailesinin birliğe müdahalesine sessiz kaldığı" kusurlarının yüklendiği, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu gerekçesiyle kusur belirlemesi yapılmış ise de; kadına yüklenmiş olan " güven sarsıcı davranış " vakıasına yönelik hükme esas alınan tanık beyanlarının soyut ve duyuma dayalı beyanlardan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu beyanlara dayanarak kadına bu vakıanın kusur olarak yüklenmemesi mümkün değildir. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. O halde, hatalı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ağır kusurlu olup, ağır kusurlu eş yararına manevî tazminata hükmedilemez. Davalı birleşen davacı erkek yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde davalı birleşen davacı erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Boşanmada maddî ve manevî tazminata ilişkin 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 5.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı birleşen davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanma yönünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde tarafların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak, kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi, erkek yararına hükmedilen manevî tazminat ile kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı birleşen davacı erkek vekilinin tüm, davacı birleşen davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 91e90fa6d5a5935b 6a6e8082eebce147

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı