Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/7628 E., 2025/3660 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7628 E., 2025/3660 K. (14.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7628
Karar No
2025/3660
Karar Tarihi
14.04.2025

2. Hukuk Dairesi 2024/7628 E. , 2025/3660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1184 E., 2024/1838 K. DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Olduğunun Tespiti İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/775 E., 2024/109 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm asli müdahil vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı tarafından aile konutu olduğunun tespiti talep edilen taşınmazda davacı ve davalı ...'in kira sözleşmesi ile oturdukları, davalı ...'in dava konusu taşınmazın maliki olmadığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmış ise sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline geleceği düzenlenmiştir. Davacılardan ..., kiralanan taşınmazın tahliyesine dair icra takip tarihine kadar, kiralayan tarafa bir bildirimde bulunmadığından kira sözleşmesinin tarafı haline de gelmemiştir. Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde hukuki yararının varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu halihazır ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Somut olayda davacı ..., takip tarihine kadar kira sözleşmesine 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin son fıkrasına göre taraf olma hakkı varken olmadığından; ayrıca davalı ...'in dava konusu taşınmazın maliki olmadığından davacının 4721 sayılı Kanun'un 194/3 üncü fıkrasındaki korumadan ancak davalı ...'in taşınmazın mülkiyetine sahip olması halinde faydalanabileceğinden ve kiralanan taşınmazın taraflar arasında aile konutu olduğuna dair bir çekişme bulunmadığından dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine ilişkin davada davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Davanın usulden reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1a42986ec1f275c 60f2a1a6ec26c08e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı