Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6132 E., 2025/4244 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6132 E., 2025/4244 K. (28.04.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6132
Karar No
2025/4244
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/6132 E. , 2025/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1063 E., 2024/1065 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Çeyiz ve Ziynet Eşyası Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2024/125 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen maddî ve manevî tazminat istemleri, kadının davasının kabulü, kadın lehine hükmedilen nafaka, tazminatlar ile kabul edilen çeyiz ve ziynet eşyasının iadesi istemleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenen “değişik pornografik sitelere girdiği, ortak çocukları ile ilgilenmediği, çocuklarını doktora götürmediği, ayrı konut tahsisini sağlamadığı” vakıalarına kadın tarafından usulune uygun olarak dilekçeler teatisi aşamasında dayanılmadığı, dayanılmayan vakıaların kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı, yine davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenen ''fiziksel şiddet'' vakıasının affa uğradığının tanık ...'ün beyanlarından anlaşıldığı, bu nedenle de erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ancak belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı- davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davalı-davacı kadın vekili karşı dava dilekçesinde; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının kadının erkek ile yaşadıkları tartışma sonrasında elinden alındığını ve kadının zorla tarafların birlikte yaşadıkları Fransa'dan Türkiye'ye gönderildiğini iddia ederek ziynet eşyalarının aynen, olmadığı taktirde bedelinin iadesini talep etmiştir. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Somut uyuşmazlıkta iddia ve savunma doğrultusunda davalı -davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, erkeğin ziynet eşyalarını zorla elinden aldığını ve tarafına iade etmediğini ispat yükü altındadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı-davacı kadının ziynet eşyası talebi ile ilgili 6 adet, 22 ayar, 25 gramdan bileziğin aynen iadesine aynen iadesi mümkün değilse bedelinin tahsiline karar verilmişse de; taraf beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların Fransa'da yaşadıkları tartışma üzerine kadının Türkiye'ye dönerken ziynet eşyalarının erkek tarafından elinden zorla alındığına dair dosyada ispat olmadığı gibi tarafların kadının Türkiye'ye dönmesinden sonra barıştıkları, barışmadan sonra Türkiye'de yaşadıkları başka bir tartışma sonrasında kadının evden ayrıldığı, kadının evden ayrılması sırasında orada bulunan tanık Kemal tarafından ''Davalının annesi davalıya yönelerek altınlarını alıp almadığını sordu, davalı da altınlarını aldığını söyledi, ben bunu bizzat duydum. Davalı evden giderken yanında iki valiz vardı, çocukları da vardı, muhtemelen özel eşyalarını götürdü ama içinde ne olduğunu bilmiyorum. ... Bu olaydan sonra taraflar tekrar bir araya geldi, fakat bu bir araya gelme çok uzun sürmedi. '' şeklinde bulunulan görgüye dayalı beyan da nazara alındığında kadın ziynet eşyalarının elinden zorla alındığı iddiasını dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamamıştır. Hal böyle iken kadının ziynet alacağı davasının reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ziynet alacağı davasının kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı