2. Hukuk Dairesi 2024/4553 E. , 2025/7238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/125 E., 2024/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2021/600 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından davanın reddi yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ve karşı taraf davacı ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinde "evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği" hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise 4721 sayılı Kanun'nun 166 ncı maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır (4721 sayılı Kanun md. 166/2). Somut olayda, davacı erkek tarafından 10.09.2018 tarihinde açılan boşanma davası, geçimsizliğin ispatlanmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve ret kararı 10.09.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava 18.01.2021 tarihinde açılmış olup, reddedilen davadan önceki olaylardan dolayı kadına kusur atfedilemeyeceği gibi, kadına yüklenen kusurlu davranışa ilişkin dinlenen erkek tanıklarının sözlerinin bir kısmı evlilik birliğinin temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Kadının birliğinin sarsılmasına sebebiyet verecek bir kusuru dosya kapsamından ispatlanamamıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğe yüklenen ve istinaf edilemeyerek kesinleşen kusurlar nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkek tam kusurludur. Bu durumda açıklanan nedenle davacı erkeğin açtığı boşanma davasının reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davanın kabulü yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kabulü yönünden BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4553 E., 2025/7238 K. (15.09.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4553
- Karar No
- 2025/7238
- Karar Tarihi
- 15.09.2025
- Konu
- Boşanma
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4204 E., 2025/7227 K. 15.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/465 E., 2025/7220 K. 15.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1015 E., 2025/7225 K. 15.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/444 E., 2025/7204 K. 15.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/448 E., 2025/7207 K. 15.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/421 E., 2025/7209 K. 15.09.2025