Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/4442 E., 2025/1392 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4442 E., 2025/1392 K. (13.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4442
Karar No
2025/1392
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/4442 E. , 2025/1392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1507 E., 2024/446 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/264 E., 2023/163 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların kabulü davacı kadın tarafından ise yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Yoksulluk nafakası” başlıklı 175 inci maddesi; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” hükmünü taşımaktadır. Yoksulluk nafakası boşanmanın eşlerle ilgili mali sonuçlarından biridir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi, maddî koşulların yanı sıra biçimsel koşulların da gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Yoksulluk nafakasının maddî koşulları; nafaka isteyenin ağır kusurlu olmaması, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olması ve boşanma sebebiyle yoksulluğa düşülmesi arasında nedensellik bağının gerçekleşmesi ile oluşurken, biçimsel koşulları ise; talep, süre ve evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi şeklinde ayrımlanmaktadır. Yoksulluk nafakası, boşanmanın isteğe bağlı fer'i sonuçları arasındadır. Bu nedenle hâkim; taleple bağlı olup, kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemeyeceği gibi talep miktarını da aşamaz. 6100 sayılı Kanun'un " Dava dilekçesinde bulunması gerekli hususlar" başlıklı 119 uncu maddesi (1) a)Mahkemenin adı.b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Hakimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verilebilmesi ve maddî gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Hakim davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde ileri sürülen taleplerin ve gösterilen delillerin somutlaştırılmasını sağlayarak, tarafların hem ispat hakkını koruyacak hem de taleplerine uygun şekilde karar verecektir. Davacı kadın vekili 17.08.2021 havale tarihli dava dilekçesinin konu kısmında açıkça "müvekkili lehine 2.000,00 TL tedbir nafakasına dava sonunda yoksulluk nafakasına çevrilmek üzere..." şeklinde beyanda bulunarak nafaka talep etmiş, gerekçe kısmında ise kadının işsiz olduğunu gelirinin olmadığından bahisle nafaka talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 20.04.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında ise; 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereğince, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde duruşma hakiminin uyuşmazlık tespit edilirken kadın ve çocuklar yararına talep edilen nafakalar tek tek nitelendirilmesi yapılmaksızın tüm nafaka talepleri için "nafaka" şeklinde tespit yapıldığı, davalı erkek vekilince itiraz edilmediği ve yargılama sonunda ise kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği erkeğin istinaf talebi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince kadının usule uygun yoksulluk nafakası talebi olmadığı şeklinde gerekçe ile yoksulluk nafakası hükmünün kaldırılarak kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı kadın vekili, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasının netice-i talep bölümünün özeti olan dava konusu bölümünde kadın yararına yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davacı kadının süresinde ve usule uygun şekilde yoksulluk nafakası talebinin bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın kusuru bulunmadığı ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince yoksulluk nafakası talebinin kabulü ile kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken süresinde talep bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadının temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Melis'e iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Cem'e yükletilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 62bddbf02041414f 387b7d7ef6aedb0f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2024/4442 E. , 2025/1392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1507 E., 2024/446 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/264 E., 2023/163 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların kabulü davacı kadın tarafından ise yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Yoksulluk nafakası” başlıklı 175 inci maddesi; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” hükmünü taşımaktadır. Yoksulluk nafakası boşanmanın eşlerle ilgili mali sonuçlarından biridir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi, maddî koşulların yanı sıra biçimsel koşulların da gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Yoksulluk nafakasının maddî koşulları; nafaka isteyenin ağır kusurlu olmaması, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olması ve boşanma sebebiyle yoksulluğa düşülmesi arasında nedensellik bağının gerçekleşmesi ile oluşurken, biçimsel koşulları ise; talep, süre ve evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi şeklinde ayrımlanmaktadır. Yoksulluk nafakası, boşanmanın isteğe bağlı fer'i sonuçları arasındadır. Bu nedenle hâkim; taleple bağlı olup, kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemeyeceği gibi talep miktarını da aşamaz. 6100 sayılı Kanun'un " Dava dilekçesinde bulunması gerekli hususlar" başlıklı 119 uncu maddesi (1) a)Mahkemenin adı.b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Hakimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verilebilmesi ve maddî gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Hakim davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde ileri sürülen taleplerin ve gösterilen delillerin somutlaştırılmasını sağlayarak, tarafların hem ispat hakkını koruyacak hem de taleplerine uygun şekilde karar verecektir. Davacı kadın vekili 17.08.2021 havale tarihli dava dilekçesinin konu kısmında açıkça "müvekkili lehine 2.000,00 TL tedbir nafakasına dava sonunda yoksulluk nafakasına çevrilmek üzere..." şeklinde beyanda bulunarak nafaka talep etmiş, gerekçe kısmında ise kadının işsiz olduğunu gelirinin olmadığından bahisle nafaka talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 20.04.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında ise; 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereğince, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde duruşma hakiminin uyuşmazlık tespit edilirken kadın ve çocuklar yararına talep edilen nafakalar tek tek nitelendirilmesi yapılmaksızın tüm nafaka talepleri için "nafaka" şeklinde tespit yapıldığı, davalı erkek vekilince itiraz edilmediği ve yargılama sonunda ise kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği erkeğin istinaf talebi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince kadının usule uygun yoksulluk nafakası talebi olmadığı şeklinde gerekçe ile yoksulluk nafakası hükmünün kaldırılarak kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı kadın vekili, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasının netice-i talep bölümünün özeti olan dava konusu bölümünde kadın yararına yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davacı kadının süresinde ve usule uygun şekilde yoksulluk nafakası talebinin bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın kusuru bulunmadığı ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince yoksulluk nafakası talebinin kabulü ile kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken süresinde talep bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadının temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Melis'e iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Cem'e yükletilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 62bddbf02041414f 387b7d7ef6aedb0f ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı