Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/4174 E., 2025/1006 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4174 E., 2025/1006 K. (06.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4174
Karar No
2025/1006
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/4174 E. , 2025/1006 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3429 E., 2024/181 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilova Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/85 E., 2022/43 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kabul edilen maddî tazminat, manevî tazminat ve miktarları, reddedilen yoksulluk nafakası, maddî tazminat ve manevî tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekilinin aşağıdaki parafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde görülmemiştir. 2.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince tarafların uzun süredir ayrı yaşadığı, tekrar bir araya gelip evliliklerini sürdürmelerinin mümkün olmadığı erkeğin; ailesinin yönlendirmesi ile hareket ettiği ve ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin ağır; kadının hafif kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, aylık 500,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, ziynet alacağı talebinin kabulü ile aynen iadesine, 15.000,00 TL maddî tazminat ile 15.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı erkek vekilinin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurularının kısmen kabulü ile tarafların uzun süredir ayrı yaşadıkları tekrar bir araya gelip evliliklerini sürdürmelerinin mümkün olmadığı kusurunun erkekten çıkartılmasına kadının İlk Derece Mahkemesinde belirlenen ve istinafa gelmediğinden kesinleşen kusurlu davranışlarının yanında, erkeğe hakaret ettiği ve eşyalara zarar verdiği kusurlarının eklenmesine; belirlenen kusurlu davranışlara göre kadının ağır, erkeğin hafif kusurlu olduğu gerekçesi ile kusur gerekçesinin düzeltilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine kabul edilen yoksulluk nafakası ile erkeğin maddî tazminat ve manevî tazminat taleplerinin reddi bakımından kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, 25.000,00 TL maddî tazminat ile 25.000,00 TL manevî tazminatın kadından alınarak erkeğe verilmesine, sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı kadın vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı kusur belirleme ve değerlendirmesi sonucu kadının ağır erkeğin hafif kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2.) paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davalı erkek yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde davalı erkeğin maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Yukarıda (2.) paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, kadının herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği ispatlanmış olup kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına karar verilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile kadının reddilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden kadın yaranına BOZULMASINA, 2.Davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 789b068879edefc3 0ac0e0c176640f67

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı