Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/3965 E., 2025/965 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3965 E., 2025/965 K. (06.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3965
Karar No
2025/965
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Boşanma, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/3965 E. , 2025/965 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3352 E., 2024/586 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/869 E., 2022/431 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduklarından bahisle her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin bu kararı, erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ile yargılama giderleri yönünden, kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların miktarları yönlerinden istinaf edilmiştir. Taraflar karşılıklı boşanma davalarının kabulü yönünden kararı istinaf etmediklerinden boşanma hükümleri bu aşamada kesinleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadın dosya istinaf aşamasında iken, 08.12.2022 tarihli beyan dilekçesi ile "boşanma davasından feragat ettiğini" Bölge Adliye Mahkemesine bildirmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı kadının bu beyanının feragat niteliğinde olduğu, tarafların boşanmalarına ilişkin verilen kararın taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, kadının 08.12.2022 havale tarihli feragat dilekçesi nazara alınmak suretiyle, kararın kesinleşmeyen tazminatlara ilişkin bölümleri yönünden kaldırılması, vaki feragat nedeniyle kadının tam kusurlu olduğunun kabulü ile kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiştir. Feragat, 6100 sayılı Kanunun 307 nci maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310 uncu maddesinde ise, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği açıklanmıştır. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir ve bir usul hukuku kavramı olarak feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir. 6100 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi; “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Davalı-karşı davacı kadın her ne kadar boşanma davasından feragat ettiğini dilekçe ile bildirmişse de; İlk Derece Mahkemesince verilen boşanma hükümleri istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadının boşanmak istemediğine dair bu beyanı evliliğin devamını sağlamaya yönelik olup boşanmanın fer'îlerine yönelik açık bir feragat beyanı bulunmamaktadır. Feragat beyanının, kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması gerekir. Davalı-karşı davacı kadının boşanmak istemediğini belirtmesi boşanma hükmünün kesinleşmiş olması sebebiyle herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmaz. Bu beyan boşanmanın fer'îlerine ilişkin olmaması sebebiyle boşanma ve fer'îleri yönünden de hüküm ve sonuç doğurmaz. Lafzi değil amaçsal yorum yapmak gerektiğinden kadının dilekçesi boşanmanın fer'îlerinden feragat olarak yorumlanamaz. O halde, tarafların kusur belirlemesi ve fer'îlerine yönelik istinaf taleplerinin esasına girilerek gösterilen deliller değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıdaki paragraflarda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5ac38e549d208c06 7fba86dca3d1f5af

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı