Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/3421 E., 2025/279 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3421 E., 2025/279 K. (15.01.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3421
Karar No
2025/279
Karar Tarihi
15.01.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/3421 E. , 2025/279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/559 E., 2024/110 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/248 E., 2021/816 K. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilere karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönlerinden, davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası ile vekalet ücreti yönlerinden istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı erkeğin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle erkeğin kusursuz olduğunun tespiti ile kadın için hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatların kaldırılarak bu taleplerin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönlerinden temyiz edilmekle, evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinde kusursuz kadın yararına erkeğinde kusurunun bulunmadığından bahisle 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verildiği belirtilmiş ise de madde metninden de anlaşılacağı üzere nafakaya hükmedilebilmesi için nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağının, ne var ki dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği belirlendiğinden kadının yoksulluk nafakası talebinin reddinin sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davacı kadının dava dilekçesinde boşanma sebebi olarak fiziksel şiddet ile erkeğin sosyal medya ile ilgilendiği vakıasına dayanmadığı, yine İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan İstanbul 16.Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/759 Esas, 2014/217 Karar sayılı dava dosyasına konu tehdit ve fiziksel şiddet vakıalarının boşanma dava tarihinden çok önce 29.07.2013 tarihinde gerçekleştiği, kaldı ki; davacı kadının dava dilekçesinde ceza dava dosyasına delil olarak da dayanmadığı, ayrıca davacı tanıklarının anlatımlarının da görgüye dayalı olmadığı, bu kapsamda davacı kadının davasını ispatlayamadığı, davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı, ne var ki davanın kabulüne yönelik istinaf talebi bulunmadığından yanılgıya işaret edilmekle yetinildiği, bu halde erkeğin kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı, bu nedenle kadın yararına tazminat koşullarının somut olayda gerçekleşmediği belirtilerek davacı kadının yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının dava dilekçesinde İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe yüklenen ilgisizlik ve sözlü şiddet uygulama vakıalarına dayandığı ve bu iddialarını dosyaya sunduğu delillerle ispatladığı gibi erkeğin gerçekleşen ve ispatlanan bu kusurlarının yanında ayrıca kadına ekonomik ve psikolojik şiddet de uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu erkeğin kusursuz olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, bu kusurlu davranışların aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği, beklenen ve mevcut menfaatleri zedelenen kadının boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitireceği anlaşılmaktadır. Somut olayda kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları gerçekleşmiş olup Mahkemece kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu isteğin reddi doğru bulınmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 039d110e824ebb69 80cab3df80ef2fc8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı