Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/2309 E., 2025/6783 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2309 E., 2025/6783 K. (01.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2309
Karar No
2025/6783
Karar Tarihi
01.07.2025

2. Hukuk Dairesi 2024/2309 E. , 2025/6783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-davalı kadın vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı-davacı kadın vekilinin 2307 ada 11 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 222/1 inci maddesi uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Kanun'un 222 maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. Ayrıca, ispat yükü 4721 sayılı Kanun'un 6/1 maddesinde “... Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ... ” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesinde de, “... İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ...” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan kanuni düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece, 2307 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, işbu taşınmaz yönünden delillerin değerlendirilmesi hatalı olmuştur. Şöyle ki, taşınmazın edinme tarihi itibariyle edinilmiş mal olduğu, ancak davalı kadının tasfiye konusu taşınmazın kız kardeşi tarafından verilen 16.000,00 ... ile alındığına yönelik kişisel mal savunması bulunduğu, Mahkemece işbu iddianın güçlü delillerle ispatlanamadığı ve soyut kaldığının kabul edilerek sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Ne var ki, taşınmazın edinme tarihi dikkate alındığında 4721 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay gibi kısa bir süre içinde hiç bir geliri bulunmayan davalı kadının kız kardeşi tarafından verilen para olmadan taşınmazın alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve dolayısıyla dosya kapsamınındaki deliller ve özellikle tanık beyanları ile işbu paranın taşınmazın edilmesinde kullanıldığının kabulü gerekmektedir. O halde, Mahkemece, davalının kişisel mal savunması yönünden iddiasını ispatladığı kabul edilerek davalının kişisel malı olan 16.000,00 ... taşınmazın edinme tarihindeki oranı bulunarak işbu oranda davalı kadın lehine kişisel mal denkleştirmesi yapılıp katılma alacağının belirlenmesi gerekirken delillerin hatalı değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2307 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının 2307 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 3.Davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı