Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2280 E., 2025/1745 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2280 E., 2025/1745 K. (20.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2280
Karar No
2025/1745
Karar Tarihi
20.02.2025
Konu
Boşanma

2. Hukuk Dairesi 2024/2280 E. , 2025/1745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/237 E., 2023/245 K. DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) ''Taraflarca getirilme ilkesi'' başlıklı 25. maddesi ''... (1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. /(2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. ...'', aynı Kanun'un ''Taleple bağlılık ilkesi'' başlıklı 26. maddesi de ''... (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir./ (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır. ...'' şeklinde düzenlenmiştir. 2. İspat yükü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6/1. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' ve HMK'nin 190. maddesinde de, ''(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir./ (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. 3. Ayrıca HMK'nin ''Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi'' başlıklı 194. maddesi de '' (1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar./ (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.'' şeklinde düzenlenmiştir. 4. Yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler uyarınca; somut olayda, Mahkemece, tasfiye konusu malların varlığı ve değerinin bulunduğu ülke olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından bildirilmediğinden malların tespiti yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu delillerinin arasında bulunan belgelere göre, taşınmaz bilgilerine ilişkin mal koçanı adıyla bir belgenin bulunduğu, dava dilekçesinde aracın modeli belirtilmesine rağmen araca ilişkin plaka ve tescil kaydı olmadığı, boşanma dava dosyasında yapılan sosyal inceleme raporunda kadının KKTC'de taşınmaz ve aracının bulunduğuna yönelik beyanının olduğu, KKTC İçişleri Bakanlığının 04.09.2020 ve 01.12.2022 tarihli cevabi yazılarına göre de ''KKTC hukuk sitemine göre taraflar adına kayıtlı malların tespitinin iddiada bulunan tarafın veya ispat etmekle yükümlü olan tarafın Mahkeme huzuruna getirmesi gerektiği ve Mahkemelerin kendiliğinden belgeleri toplayamayacağı''nın bildirildiği anlaşılmaktadır. 5. O halde, Mahkemece, KKTC'den istinabe yoluyla malların kayıtları getirtilememiş ve değerleri tespit edilememiş ise de, sosyal inceleme raporundaki beyanlara göre kadın adına evlilik birliği içinde kayıtlı taşınmaz ve aracın bulunduğu ve işbu malların davalı kadın tarafından kişisel mal olduğu da iddia ve ispat edilmediği (TMK md. 222, 235/1) anlaşılmakla, taraflarca getirilme ilkesi uyarınca, davacıya malların bulunduğu ülkenin mevzuatına göre, malların mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihindeki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vs) (TMK md. 228/1) göre tasfiye anındaki (TMK md. 227/1 ve 235/1) sürüm (rayiç) değerlerinin (TMK md. 232, 239/1) belirletmek için süre ve imkan verilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f58cecac9d6d3366 717923b1915c16c0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı