Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1539 E., 2025/4829 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/1539 E., 2025/4829 K. (12.05.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1539
Karar No
2025/4829
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Boşanma, Nafaka

2. Hukuk Dairesi 2024/1539 E. , 2025/4829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/866 E., 2023/1451 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2022/1246 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından her iki dava ve fer'îleri yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile karşı taraf davacı-davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde, İlk Derece Mahkemesince ilk kararında tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü gereğince anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş, bu karar davalı-davacı erkek tarafından hükmün tamamı yönünden istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi ilk kararında davalı-davacı erkeğin anlaşmalı boşanma iradesinden döndüğü, davanın çekişmeli olarak görülmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince, kadının zina eyleminin erkek tarafından affedildiği, evlilik birliğinin devam ettiği, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda birlik görevini ihmal eden erkeğin ise tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının boşanma davasının kabulüne, erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiş, bu karar davacı- davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiği ve nafakalar yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise her iki dava ve fer'îleri yönünden istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuk yararına dava tarihinden itibaren tedbir nafakası takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davacı-davalı kadın vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin diğer yönlere ilişkin istinaf itirazlarının ise ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekilince yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından erkeğin, kadının zina eylemini bildiği ve evlilik birliğini devam ettirdiği, zina eyleminin af kapsamında kaldığı kabul edilmişse de dosya kapsamından, kadının kullanmakta olduğu telefonun, kadının erkek kardeşi üzerine kayıtlı olduğu, kadının erkek kardeşinin 2019 yılında arama kayıtlarını aldığı, incelediğinde kadının Özcan isimli kişi ile sık sık yaptığı telefon konuşmalarının tespit edildiği, erkeğin de bu durumu öğrendiği ancak tarafların anlaştığı ve evlilik birliğinin devam ettiği, taraflar arasında yaşanan son olay sonrası 2020 yılı Şubat ayı sonunda fiili ayrılığı başladığı ve taraflarca 16.03.2020 tarihinde anlaşmalı boşanma protokolü düzenlendiği ve kadın tarafından asıl davanın bu tarihte açıldığı, erkek tarafından İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı sunulan 03.12.2020 tarihli istinaf dilekçesinde her ne kadar tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmişse de kadının kendisini aldattığı, hatta bu olay nedeni ile yaralandığı ve şikayetçi olduğu, bu sebeple anlaşmalı boşanma iradesinden vazgeçtiğini belirttiği, 17.12.2020 tarihinde soy bağının reddi davası açtığı, 23.11.2020 suç tarihi olan ceza kararının incelenmesinde ise erkeğin, kadın ile ... isimli kişiyi otobüs durağında samimi şekilde gördüğü yanlarına gittiği, ... isimli kişinin erkeğe kafa atmak suretiyle yaraladığı, bu sebeple ceza aldığı, yargılama sırasında telefon ve otel kayıtlarının da celbinin talep edildiği ve birleşen dava dilekçesinde kadının zina eyleminin bilinmediği, zina eyleminin varlığını bilen birinin anlaşmalı olarak boşanmak istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun belirtildiği ve birleşen davanın 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, gelen telefon kayıtlarından kadının sık sık ve gece vakti sayılacak zaman diliminde ... isimli kişi ile iletişim kurduğu, 15.09.2018 tarihinden, 15.02.2020 tarihine kadar kadının ... isimli kişi ile 15 kez, ... isimli kişi ile 1 kez aynı otel odasında kaldığı ve kadının birden fazla kez zina eyleminde bulunduğu anlaşılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadına zina vakıasının kusur olarak yüklenmesi gerekir. Erkeğin boşanma davasının kabulü şartları gerçekleşmiştir. Hal böyle iken erkeğin açmış olduğu boşanma davasının kabulü gerekirken, hatalı değerlendirme ile kadının kusursuz olduğu belirlemesi ve erkeğin davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıdaki paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ... alınarak ... verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı