Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1390 E., 2025/4953 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/1390 E., 2025/4953 K. (13.05.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1390
Karar No
2025/4953
Karar Tarihi
13.05.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/1390 E. , 2025/4953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1501 E., 2023/3374 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2017/1091 E., 2022/108 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak erkeğin asıl ve birleşen davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ve miktarı, kadının reddedilen tazminat talepleri yönünden; erkek vekili tarafından ise zina nedenine dayalı davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminat miktarları yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekilleri Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davasının, kadının ise karşı davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kabulüne, tarafların boşanmalarına, davacı-davalı erkeğin birleşen davada zina ve haysiyetsiz hayat sürme nedenine dayalı boşanma taleplerinin reddine, kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdirine, kadının yoksulluk nafakası, erkeğin ise maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Her iki taraf vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının zinasının sübut bulduğu ve zinaya dayalı davanın kabulü gerektiği ne var ki reddedilen zinaya dayalı davanın davacı-davalı erkek tarafından istinaf kapsamı dışında bırakıldığı gerekçesiyle bu hususun eleştirilmekle yetinildiği belirtilerek davacı-davalı erkeğin kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile kadının kabul edilen tazminat taleplerine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün bu yönlerden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine, erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğunun tespiti ile kadının tazminat taleplerinin reddine, erkek yararına ise maddi ve manevi tazminat takdiri yoluna gidilmiş, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, erkek vekili tarafından zinaya dayalı davasının reddinin istinafa getirildiği halde bu hususun hatalı yorumlandığı belirtilerek zinaya dayalı davanın reddi, kusur belirlemesi ve tazminat miktarları, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin asıl ve birleşen davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ve miktarı, kadının reddedilen tazminat talepleri yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı erkek tarafından sunulan istinaf dilekçesinde zinanın ispatlandığı ve birleşen davanın reddinin hatalı olduğu, kararın ortadan kaldırılması istenilmiş, kadın tarafından da erkeğin asıl ve birleşen davasının kabulü istinaf edilmiştir. Hal böyle olunca boşanma kararının kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince zinaya dayalı boşanma hükmünün istinaf incelemesi dışında tutulması doğru değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında tarafların ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin gösterileceği ve 355 inci maddesinin birinci fıkrasında incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılacağı düzenlenmiştir. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. O halde davacı -davalı erkeğin zina nedenli davasında boşanma kararı verilmesi talebi nedeniyle boşanma hükmüne karşı da istinaf talebi bulunduğu halde, hatalı istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ...'den alınarak ...'ye ve takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ...'den alınarak ...'e verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 338eb2b50d8b5c81 1a28a79f571b32f6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı