2. Hukuk Dairesi 2024/10529 E. , 2025/7071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1795 E., 2024/1167 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/854 E., 2022/1207 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası, maddî, manevî tazminat ve miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davacı-davalı erkeğin davasının reddine, davalı-davacı kadının davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, ortak çocuğun velâyetinin davalı-davacı anneye verilmesine karar verilmiş, kararın erkek vekili tarafından erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ve maddî, manevî tazminat ve miktarları yönünden istinaf edilmesi üzerinde Bölge Adliye Mahkemesince yoksulluk nafakası ile kişisel ilişki düzenlemesi yönünden istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilgili hükümler kaldırılarak kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmadığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, velâyeti anneye verilen çocuk ile baba arasında kişisel ilişki yönünden yeniden hüküm tesisi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, erkeğin diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı-davalı erkek vekili tarafından, "erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası, maddi, manevi tazminat ve miktarları" yönünden temyiz yoluna başvurulmuştur. Boşanma davalarında gerek taraflara atfedilen kusurlar, gerekse boşanmanın eki (fer’îsi) niteliğindeki maddî ve manevî tazminat, nafaka ve özellikle velâyet gibi konular boşanmaya bağlı ve birbirinden ayrılamayacak niteliktedir. Boşanma davası ve eklerinin biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecek olup, bu istemler hakkında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi ancak bu istemlerin birlikte görülüp değerlendirilmesi suretiyle mümkündür. Kural olarak, İlk Derece Mahkemesince verilen karar sonrasında tarafların istinaf itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince boşanma veya boşanma davasının ekleri yönünden istinaf incelemesi yapılırken; şayet dosyada giderilebilecek bir eksiklik varsa bu eksikliğin 6100 sayılı Kanun'un 353 vd. maddeleri uyarınca ve usul ekonomisi de göz önünde bulundurularak Bölge Adliye Mahkemesince giderilip İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dahil gerekli kararları verebilir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından giderilemeyecek nitelikte bir eksiklik bulunması durumunda ise, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmadığından kesinleşen yönler hariç olmak üzere boşanma ve ekleri ayrılmadan, istinaf edilen tüm yönlerden kararın tamamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekir (6100 sayılı Kanun md. 353). Aksi uygulamayla, birbiriyle bağlantılı ve sonuçları birbirlerini doğrudan etkileyebilen istemlerin ayrılması; sağlıklı, isabetli infazı kabil kararlar verilmemesine sebep olacağı gibi bu durum usul ekonomisine de aykırıdır. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni karar ile temyiz incelemesi sonucu verilecek olası bozma kararı sonrası, İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni karara karşı kanun yollarında da değişiklik olacaktır. Çünkü, temyiz incelemesi sonucu bozma kararı verildiğinde (Bölge Adliye Mahkemesi daha evvel bu konuda esastan ret kararı verdiğinden), yeni karar sadece temyiz yoluna tabi olacak, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırıp gönderdiği yönlerle ilgili İlk Derece Mahkemesi bir karar verdiğinde bu karar ise önce istinaf, sonra temyiz aşamalarından geçecektir. Dolayısıyla, zorunlu olarak birlikte görülmesi gereken dava ve ekleri ayrı ayrı dosyalarda görüşülüp ayrı ayrı yasa yollarından geçerek ortaya hukuken ve usulen karmaşık bir sonuç ve hukuki güvenirlik ilkesine aykırı bir durum çıkabilecektir. Boşanma davası ve ekleri birbirinden ayrıldığında, biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecek nitelikte olması nedeniyle; örneğin, boşanma sorunu halledilmeden velâyete ilişkin uyuşmazlık, velâyete ilişkin uyuşmazlık çözülmeden kişisel ilişki ve iştirak nafakası, kusur sorunu çözülmeden maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin uyuşmazlık çözülemeyeceğinden, bu istemlerin biri diğerinin sonucunu bekleyecek, gereksiz zaman kaybı ve usul ekonomisine aykırı bir yargılama süreci başlatılmış olacaktır. Diğer yandan, bilindiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin, esasa ilişkin hiçbir hüküm içermeyen ve yalnızca (münhasıran) gönderme kararları kesindir (6100 sayılı Kanun md. 353/1-a). Ancak, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemi üzerine vermiş olduğu karar, yalnızca (münhasıran) gönderme kararı olmayıp, aynı davanın eki niteliğinde olan kişisel ilişki düzenlemesiyle ilgili kaldırma ve gönderme kararı verilmiştir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesinin eldeki dosyaya ilişkin kararı tüm yönleriyle temyizi kabil bir karardır. Diğer bir anlatımla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının tüm yönleriyle temyizen incelenmesi yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda incelendiğinde, boşanmanın eki niteliğinde bulunan ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde boşanma davasının eki olması sebebiyle tüm istinaf istemlerinin bir bütün hâlinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakası talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, boşanma davasının eki niteliğindeki kişisel ilişki isteminin asıl davadan ayrılmak suretiyle buna ilişkin hükümlerin kaldırılarak dosyanın bu yönüyle İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi, sair yönlerden ise kısmen istinaf incelemesi yapılarak esas yönden karar verilmesi hatalı olmuş, temyiz edilen hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad102a0475d58182 f0646a3eaee0b46f
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10529 E., 2025/7071 K. (10.09.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10529
- Karar No
- 2025/7071
- Karar Tarihi
- 10.09.2025
- Konu
- Boşanma, Velayet, Nafaka, Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/142 E., 2025/7030 K. 10.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/143 E., 2025/7031 K. 10.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10523 E., 2025/7069 K. 10.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10534 E., 2025/7072 K. 10.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10537 E., 2025/7074 K. 10.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10542 E., 2025/7075 K. 10.09.2025