Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/10281 E., 2025/5570 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10281 E., 2025/5570 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10281
Karar No
2025/5570
Karar Tarihi
29.05.2025

2. Hukuk Dairesi 2024/10281 E. , 2025/5570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1808 E., 2024/1794 K. DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/906 E., 2024/296 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı kadın, bir kısım ziynetlerinin düğünden hemen sonra erkeğin annesi tarafından alındığını, kalan kısmının ise taraflar tatile gitmeden önce erkeğin annesine teslim edildiğini, kadın evden ayrılırken erkeğin annesinde bulunan bu ziynetlerin iadesini istediğini ancak altınların kadına geri verilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi talebinde bulunmuştur. Davalı erkek ise, kadının ziynetlerinin erkeğin annesi tarafından alınmadığını, kadın evden ayrılırken ziynetlerin kadın tarafından götürüldüğünü ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince tanık beyanları irdelenip kadın tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınarak davanın kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında cins ve gramları belirtilen altınların kadına aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığında bedelinin ödenmesine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tanık beyanlarının görgüye dayalı ve yeterli açıklıkta olmadığı, kadının yemin deliline dayandığı, yemin hakkının hatırlatılarak, karşı tarafın yemine davet edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasını doğru olmadığı gerekçesiyle kararın esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde kadının yemin teklifinde bulunmadığı, davanın da dosya kapsamından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta iddia ve savunmalar doğrultusunda ispat yükü davacı kadındadır. Genel ispat kuralları çerçevesinde dosya kapsamında dinlenilen tanık beyanlarından davacı kadının ziynet eşyalarının erkeğin annesine teslim edildiği ve kadına tekrar iade edilmediği anlaşılmaktadır. Kadının rızasıyla da olsa ziynetlerini geri istememek üzere erkeğe verdiği iddia ve ispat edilmedikçe, erkek bunları geri verme borcu altındadır. İspat edilmiş konularda yemin deliline dayanmış tarafa yemin teklifinin hatırlatılmasına ihtiyaç yoktur. Bu durumlarda yemin teklifinin kabulü ile karşı tarafın yemini eda etmesi dahi hukuki sonuç doğurmaz. O halde, dosyada toplanan delillerden bilirkişi incelemesinde varlığı kanıtlanan ve tanık beyanlarıyla da erkeğin annesine teslim edilip iade edilmediği anlaşılan ziynetler yönünden; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 24/4'de yer alan hükme göre fiili ödeme günündeki bedel yönünden ayrıca hüküm kurulmasında hukuki yarar bulunmadığı ve bu konuda istem bulunmadığından dava tarihindeki bedele de hükmedilemeyeceğinden davanın kabulü ile sadece aynen iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7428675ce165d6d3 64a2a957f6b1fe5e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı