Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/10144 E., 2025/5938 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10144 E., 2025/5938 K. (16.06.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10144
Karar No
2025/5938
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/10144 E. , 2025/5938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2031 E., 2024/1983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/592 E., 2021/65 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davada reddedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2.Taraflarca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda Mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek asıl davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, birleşen davanın açılmamış sayılmasına, kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine hükmedilmiştir. Verilen bu karara karşı davacı-davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar ile reddedilen yoksulluk nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ilgili Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda itirazlar esastan reddedilmiş, hüküm kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar ile reddedilen yoksulluk nafakası istemi yönünden temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacı-davalı kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması yanında davalının az da olsa kusurunun varlığının ispatlanması gerekir. İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı erkeğe yüklenen" fiziksel engelinin bulunduğu" vakıasının kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı, yine erkeğe yüklenen ''tarafların evliliklerinin devamı süresinde erkek olan eşin müşterek konutu terk etmiş oluşu'' vakıasının da somut olayda davacı-davalı kadın tarafından terk hukuki nedenine dayalı olarak açılan bir dava bulunmadığı, fiili ayrılığın da tek başına kusur sayılmasına imkan bulunmadığı, bu nedenlerle erkeğe kusur olarak yüklenmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış ise de temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında bu durumun bozma sebebi yapılamayarak eleştirilmesiyle yetinilmesi gerekmiştir. Davalı-davacı erkeğin asıl davaya süresi içerisinde sunmuş olduğu bir cevap dilekçesi olmadığı, birleşen dava hakkında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedenlerle davacı-davalı kadına kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, erkeğin ise kararı istinaf etmeyerek Mahkemece belirlenen kusurlu davranışları kesinleşmiş olup tam kusurlu hale geldiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken Mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Kanun'un 174/1 inci maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK md. 4, TBK md. 50,51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddi tazminat talebinin reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına kusur belirlemesi, kadının maddi tazminat talebinin reddi yönünden BOZULMASINA, 3.Davacı-davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9eb6642db1505098 c8bd76f889c22d1a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı