Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/937 E., 2025/2648 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/937 E., 2025/2648 K. (25.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/937
Karar No
2025/2648
Karar Tarihi
25.03.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/937 E. , 2025/2648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Somut olayda; şikayetçi/borçlu tarafından takibe konu asıl alacak yabancı para cinsinden olup, harca esas değer gösterilmediğinden takibin iptalini, dayanak ilam nedeniyle tehir-i icra talep edildiğinden henüz karar verilmediği için satışın yapılamayacağını, taşınmazların tamamı hakkında aynı güne satış kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, kıymet takdirine yönelik itiraz süresi ile İİK'nın 111/a maddesine göre "Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir...'' şeklindeki düzenlemeye rağmen bu süre beklenilmeden satış kararı verildiğini belirtir nedenlerle öncelikle satışın durdurulmasını ve takibin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince satışın durdurulması ve İİK'nın 111/a maddesine aykırılık nedeniyle istinaf başvurusunun İİK'nın 363/1. ve 365/1-son maddeleri gereğince usulden reddi ile "takibin iptaline" yönelik kısım yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK’nın "İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi" başlıklı 363/1. maddesi "İcra Mahkemesince .... satışın durdurulması, satış ilanının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi....ne ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı .... İstinaf yoluna başvurulabilir...." hükmü, İİK'nın 111/a maddesinin üçüncü fıkrasında "...Borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi hâlinde icra müdürü, gerekli bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra yukarıda belirtilen şartların bulunduğunu tespit ederse satışın onayı ile malın devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme, en geç on gün içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir..." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Temyize konu uyuşmazlık; kıymet takdirine itiraz için ve İİK'nın 111/a maddesinin birinci fıkrası gereğince rızai satış yetkisi verilmesi talebinde bulunmak için gerekli yedi günlük yasal süre beklenilmeksizin satış kararı verilmesi nedeniyle satışın durdurulması isteminin reddine ilişkin olup, mahkemece "satışın durdurulması isteminin REDDİ" kararına yönelik şikayetin de temyiz edildiği görülmüştür. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda temyize konu şikayet dikkate alındığında; İİK'nın 363/1. maddesinde ve 111/a maddesinin üçüncü fıkrasında tâdat olunan kararlar arasında somut uyuşmazlık bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan incelenmesi gerekirken şikayetin bu kısmı yönünden kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir(Zira Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.12.2024 tarih ve 2024/3319 E.-2024/10854 K., 03.07.2023 tarih ve 2023/1134 E.-2023/4478 K., 03.07.2023 tarih ve 2023/1620 E.-2023/4477 K., 26.11.2024 tarih ve 2024/4064 E.-2024/9894 K. sayılı kararları benzer niteliktedir.). SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 18.12.2024 tarihli ve 2024/3183 E.-2024/3450 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı: İİK’nun 111/a maddesi ile borçluya satış isteme yetkisi verilmiştir. İİK’nun 111/a maddesinin birinci fıkrasına göre “Borçlu kıymet takdirinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde haczedilen malın rızaen satışı için kendine yetkisi verilmesini isteyebilir. Aynı maddenin birinci fıkrasında ...”İcra müdürü kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebri satış işlemlerini durdurarak borçluya 15 günlük süre verir. Borçluya verilen sürenin başlangıcından üçüncü fıkra uyarınca verilen icra mahkeme kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez. İİK’nun 111/a maddesinin 3 fıkrasında borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen onbeş günlük süre içinde dosyaya ödenmesi halinde icra müdürü gerekli bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra yukarıda belirtilen şartların bulunduğunu tespit ederse satışın onayı ile malını devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için dosyayı derhal icra mahkemesine gönderir. Mahkeme en geç on gün içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. Kabul kararı ile mülkiyet alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı verilmesi halinde yatırdığı bedel alıcıya iade edilir. Görüldüğü üzere söz konusu madde ile haczedilen malların cebri icra yolu ile satışına geçmeden önce borçluya mahcuzun rızaen satması için bir imkan tanınmış olup borçlunun kıymet takdirinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde talepte bulunması halinde kendisine rızaen satış ve paranın dosyaya ödenmesi için 15 günlük süre verilmiştir. 15 gün içinde maddede belirtilen bedelin ödenmesi halinde derhal dosyanın icra mahkemesine gönderileceği mahkemenin en geç 10 içinde dosya üzerinden kesin karar vereceği düzenlenmiştir. Bu kadar kısa süre verilmesi ve icra mahkeme kararının kesin olduğundan anlaşılacağı üzerine Kanun koyucu borçlunun rızaen satış talebini cebri icra ile satışını uzatmaya yönelik olarak kullanmasını önlemektir. Borçlunun kıymet takdirine itirazla ilgili icra mahkemesi kararının taraflara 25.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği halde bu kararın tebliğinden itibaren İİK 111/a maddesi uyarınca 7 günlük borçlunun rızaen satışı için yetki isteme süreci beklenmeksizin 24.09.2024 tarihinde satış kararı verildiği bu kararın şikayet konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Şikayet İİK’nun 111/a maddesi gerekçe yapılarak satış durdurulmasına ilişkin olup bu karar İİK'nun 363. maddesinde konu itibariyle istinaf yoluna başvurulmayacak kararlar arasında sayılmıştır. Öte yandan İİK’nun 111/a maddesinde icra mahkemesi karanının kesin olduğu düzenlenmiş olup icra müdürünün cebri satış işlemlerini durdurmadığı cebri satış işlemlerine ve devam edildiği bir halde borçlunun kendisine rızai satış için yetki verilmediği, şikayet ile ilgili verilecek kararın kesin olmadığı görüşü benimsenecek olur ise şikayetin kabul edilmesi durumunda o zamana kadar yapılan ihale işlemleri ile yapılmış ise ihale de usulsüz hale gelir. Borçlunun 15 gün içinde İİK 111/a göre alıcı bulamadığı takdirde yeniden ihale işlemlerine başlanması söz konusu olur. Böyle bir durumun ihale sürecinin kötüniyetle uzatılmasına sebep alacağı şüphesidir. Borçlu İİK’nun 111/a maddesine göre kendisine süre verilmediği iddiasını ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir. Yukarıda açıklandığı gerekçeyle İİK’nun 111/a maddesine aykırılık şikayeti satışın durdurulmasına yönelik şikayet niteliğinde olup İİK 363 maddesine göre konu itibariyle kesin olduğundan Bölge Adliye mahkemesinin bu nedenle istinaf talebinin usulden reddi kararının onanması görüşünde olduğumdan şikayetin Bölge adliye mahkemesince esasının incelenmesi yönündeki bozma kararına katılamıyorum. 25.03.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 095acffaa8ff2111 0827d9fd9bf21a69

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı