Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/882 E., 2025/2347 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/882 E., 2025/2347 K. (17.03.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/882
Karar No
2025/2347
Karar Tarihi
17.03.2025
Konu
Velayet, Miras

12. Hukuk Dairesi 2025/882 E. , 2025/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Muris ... aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takip sonrası mirasçı Eylül'ün şikayetinin, kendisine ödeme emri çıkmaması nedeniyle hukuki yarar yokluğunda reddine karar verildiği, alacaklının bunun üzerine mirasçı Eylül hakkında ödeme emri çıkarılması için takipte bulunduğu bu kez muris ...'ın 02.08.2022 vefat tarihinden itibaren 3 günlük ve 3 aylık süreler dolmadan muris hakkında başlatılan takibin mirasçıya karşı yöneltilip ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği 3 gün ve 3 aylık sürelerin geçmesi sonrası mirasçıya yeniden ödeme emri gönderildiği, mirasçı Eylül'e velayeten ...'nun icra mahkemesine başvurarak borca ve imzaya itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince; imzaların muris ... eli ürünü olduğunun anlaşıldığı ve borca itirazın ispat edilemediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi/mirasçı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi/mirasçı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3. maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir....” hükmü yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir. 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı İBK’na göre ölü kişi hakkında takip yapılamaz. Bu durum kamu düzenine aykırılık olup İİK'nın 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabidir. Öte yandan alacaklı tarafından ölü kişinin mirasçısı yerine ölü kişi hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ve dürüstlük kuralına da aykırı değil ise, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda alacaklının taraf değişikliği yapmak sureti ile bu yanlışlığın düzeltilmesi mümkündür. Bu durumda, alacaklı vekili tarafından, takip talebi düzenlenerek, takibin usulünce mirasçılara yöneltilmesinin istenmesi gerekmektedir. Ancak mirasçılara karşı takip yapılabilmesi için İİK'nın 53. maddesinde yazılı sürelerin dolmasının beklenmesi gerekir. İİK'nın 53. maddesine göre terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı, mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. TMK'nın 606/1. maddesine göre ise, mirası ret süresi üç aydır. Buna göre murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süre ile mirasçıları hakkında takip yapılamaz. Somut olayda; alacaklı tarafından takip dayanağı bononun keşidecisi olan ve 02/08/2022 tarihinde ölen ... hakkında 22/08/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı ve mirasçı ... hakkında örnek 10 ödeme emri düzenlendiği, bu ödeme emrinin iptali üzerine yeniden mirasçı ... hakkında ödeme eminin tebliği üzerine mirasçının imzaya ve borca itiraz ettiği görülmektedir. İİK’nın 53. maddesine göre mirasçılar aleyhine borçlunun ölümü üzerine takip yapılabilmesi için 3 gün+3 aylık sürelerin beklenmesi HMK’nın 124. madde uyarınca mirasçısı aleyhinde takip talebi düzenlenerek mirasçıya ödeme emri gönderilmesi gerekirken bu zorunluluk yerine getirilmeden, mirasçı ...’na ödeme emri çıkarıldığı görülmekte olup, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince; Eylül aleyhinde bir takip talebi bulunmadan çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Şikayetçi mirasçının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 17/12/2024 tarih ve 2024/1059 E.-2024/2925 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 16/04/2024 tarih, 2023/62 E.-2024/214 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; Davalı/alacaklı tarafından muris ... aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, şikayetçi/mirasçının icra mahkemesine yaptığı başvuruda; borca ve imzaya itirazlarıyla birlikte davacıya yöneltilmiş bir takip talebi bulunmadığından dava tarihi itibariyle davacı/borçlu mirasçıya takip yapılamayacağından (borçlu olmadığından ötürü) TAKİBİN İPTALİNE karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince davacının borca ve imzaya itirazının reddine karar verildiği, bu kararın davacı/borçlu mirasçı tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi/mirasçı tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Medeni Kanun'un 50. maddesine göre; "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." Bu hüküm icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup, taraf ehliyeti icra takibinde kendini takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak göstermektedir. HMK'nın 115. maddesine göre taraf ehliyeti dava (takip) şartı olduğundan taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tâbi olmadan icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürebilirler. Bu husus yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir. Ancak; tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu HMK'nın 124. maddesi kapsamında iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamıştır. İİK'nın 16. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Şikayet, İcra ve İflas Hukukunda düzenlenmiş, kendisine özgü hukuki bir çaredir. Şikayet kendine özgü bir yol olup bir dava ve gerçek anlamda bir kanun yolu değildir. Şikayet, icra takibinin taraflarına veya hukuki yararı bulunan diğer kişilere tanınmış ve bu yolla icra ve iflas dairelerinin (veya diğer icra organlarının) kanuna veya olaya uygun olmayan işlemlerinin iptalini veya düzeltilmesini ya da yapmadıkları veya geciktirdikleri işlemlerin yapılmasını sağlayan hukuki bir çaredir (Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özkan, M.S./Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, 11. Bası, Ankara, 2013, s. 125 vd.). Şikayet hakkının ileri sürülebilmesi için şikayet ehliyeti ve hukuki yararın bulunması gerekmektedir. Hukuki yarar, şikayet talebi üzerine re'sen gözetilmekle üçüncü kişiler şikayette bulunmakta hukuki yararının bulunduğunu ispatlamalıdırlar. Şikayette bulunan kişinin icra dairesinin işlemini iptal ettirmekte veya düzelttirmekte hukuki yararı vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya o kişinin kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir (Kuru/Baki, s. 106). İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 2. fıkrasında; borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerlerinin takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye ESAS NO : 2025/882 göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Takip talepnamesine ilişkin ayrıntılı düzenleme İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 20. maddesinde yer almaktadır. Takip talebi örneği de “Örnek No:1” olarak Yönetmelik ekinde form halinde gösterilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, takip talebi icra dosyasının ilk tutanağıdır ve takip talebini alan icra müdürü talepname içeriğine, dayanağına ve yasaya uygun biçimde yapacağı bir değerlendirme üzerine bir ödeme ya da icra emri düzenler. Somut olayda; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin davalı/alacaklı tarafından muris ... hakkında başlatıldığı, takibe dayanak bonoların incelenmesinde keşidecinin muris ... olduğu ve takipten önce 02.08.2022 tarihinde öldüğü, şikayete konu 22.08.2022 tarihli takip talebinde şikayetçinin murisi ...’nun borçlu olarak gösterildiği, toplam 5.046.648,29 TL üzerinden takip başlatıldığı, akabinde 18.10.2022 tarihinde borçlu murisin tek mirasçısı olan davacı borçlu gösterilerek örnek 10 ödeme emri düzenlendiği, bu ödeme emrinin İİK'nın 53. maddesi uyarınca öngörülen 3 ay+3 günlük yasal süre beklenildikten sonra 14.01.2023 tarihinde şikayetçi borçlunun velisi ...'ya tebliğ edildiği ve 17.01.2023 tarihinde şikayette bulunulduğu görülmüştür. Şikayet tarihi itibariyle davalı/alacaklı tarafından keşideci murisin mirasçısı şikayetçiye yönetilmiş bir takip talebi ya da HMK 124. maddeye uygun "kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı" ek takip talebinin bulunmadığı, keşideci muris aleyhine 22.08.2022 tarihli takip talebi nedeniyle şikayetçi borçlu gösterilerek 18.10.2022 tarihli ödeme emrinin tanzim edildiği ve 14.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İcra takip dosyasında, 02.08.2022 tarihinde vefat eden ... hakkında 22.08.2022 TARİHLİ TAKİP TALEBİ bulunmakta olup, ölü hakkında takip başlatılmıştır. Borçlu mirasçı hakkında ayrıca takip talebi veya HMK'nın 124. maddesi uyarınca ek takip talebi bulunmadan ödeme emri düzenlenmiştir. HMK'nın 115. maddesine göre taraf ehliyeti dava (takip) şartı olduğundan taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tâbi olmadan icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürebilecekleri gibi bu husus yargılamanın her aşamasında kamu düzeni nedeniyle mahkemece re'sen dikkate alınır. Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğu dikkate alınarak davacı/borçlu mirasçı yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle; borçlu/mirasçı şikayetçinin temyiz itirazlarının (kamu düzeni nedeniyle re'sen) kabulü ile "takibin iptali" yönünde karar verilmesi gerekirken, Dairemizin sayın çoğunluğunun "ödeme emrinin iptali" şeklindeki görüşüne katılamıyorum.17.03.2025

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı