12. Hukuk Dairesi 2025/7161 E. , 2025/5786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Şikayetçi/borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na, 01.01.2025 tarihinden itibaren beş yüz kırk dört bin Türk Lirası'na çıkarılmıştır. Bununla birlikte, işbu temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun ek madde 1/2. fıkrasına göre, 363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında şikayet başvurusunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. Temyiz, 12.000,00 TL vekalet ücreti ve 3.684,57 TL yargılama giderine ilişkindir. Somut olayda, şikayet başvurusunun yapıldığı tarihe (21.06.2023) göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 2-Davalı/alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi" başlıklı 364. maddesinin 2. fıkrasında, "Birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 366/1. maddesinde; “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ila 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır." hükmü, yine aynı Kanun’un “Katılma yoluyla başvurma" başlığı altında düzenlenen 348/2. maddesinde; “istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir. Bu nedenle asıl tarafın temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebi de reddedilir. Bu durumda borçlunun temyiz talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davalı/alacaklının temyiz talebinin de 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2 maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 366 ve 348/2. maddeleri uyarınca REDDİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 37d2752a1fb991b8 de07f6c6f0a263f8 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 12. Hukuk Dairesi 2025/7161 E. , 2025/5786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Şikayetçi/borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na, 01.01.2025 tarihinden itibaren beş yüz kırk dört bin Türk Lirası'na çıkarılmıştır. Bununla birlikte, işbu temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun ek madde 1/2. fıkrasına göre, 363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında şikayet başvurusunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. Temyiz, 12.000,00 TL vekalet ücreti ve 3.684,57 TL yargılama giderine ilişkindir. Somut olayda, şikayet başvurusunun yapıldığı tarihe (21.06.2023) göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 2-Davalı/alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi" başlıklı 364. maddesinin 2. fıkrasında, "Birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 366/1. maddesinde; “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ila 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır." hükmü, yine aynı Kanun’un “Katılma yoluyla başvurma" başlığı altında düzenlenen 348/2. maddesinde; “istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir. Bu nedenle asıl tarafın temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebi de reddedilir. Bu durumda borçlunun temyiz talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davalı/alacaklının temyiz talebinin de 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2 maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 366 ve 348/2. maddeleri uyarınca REDDİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 37d2752a1fb991b8 de07f6c6f0a263f8 ... ...
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7161 E., 2025/5786 K. (30.09.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7161
- Karar No
- 2025/5786
- Karar Tarihi
- 30.09.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7213 E., 2025/5782 K. 30.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7251 E., 2025/5784 K. 30.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7186 E., 2025/5785 K. 30.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7114 E., 2025/5789 K. 30.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7054 E., 2025/5790 K. 30.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6551 E., 2025/5770 K. 30.09.2025