Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/6621 E., 2025/7646 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6621 E., 2025/7646 K. (26.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6621
Karar No
2025/7646
Karar Tarihi
26.11.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/6621 E. , 2025/7646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 26.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; İİK'nın 358. maddesi "Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir." hükmünü içermektedir. Uyuşmazlık, İİK'nın 358. maddesi uyarınca düzenlenen muhtıranın iptali istemine ilişkindir. Mersin 1. İcra Dairesinin 2018/2307 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ... Uluslararası Liman İşletmeciliği ile .... Liman İşletmeciliği A.Ş. hakkında 26.02.2018 tarihinde ilamların icrası yoluyla 69.498,26 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, 24.03.2023 tarihli haciz tutanağında ... Forkliftin haczedildiği ve ...'ya yediemin sıfatı ile teslim edildiği, yediemine hukuki ve cezai sorumluluğunun hatırlatıldığı belirtilerek tutanağın hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, akabinde 28.07.2023 tarihinde hacze konu olan malın satışının yapıldığı, 07.08.2023 tarihinde mahcuzun teslimi için icra memurunun ihale alıcısı ile birlikte mahcuzun bulunduğu adrese gittiği, adreste davacı yediemin ...'nın bulunmaması nedeni ile icra memurunun yediemin ile telefonla iletişime geçtiği ve mahcuzun teslimini istediği, yedieminin, mahcuzun bulunduğu adresi bildireceğini, sonrasında da yedieminlikle ilgisi olmadığını beyan ederek mahcuzun yerini bildirmeyip teslim etmediğine dair tutanak tanzim edildiği, mahcuzun haciz alıcısına teslim edilememiş olması nedeni ile satışın düştüğü, akabinde İİK'nın 358. maddesi gereğince 01.09.2023 tarihli ''...07.08.2023 tarihinde mahcuzun teslimi için gelinmiş ancak mahcuzların adreste olmadığı tespit edilmiş ve teslim edilmediği için ihale iptal olmuştur. İİK.358 maddesine göre söz konusu mahcuzun 280.000,00-TL değeri veya malın dosyaya teslimi, teslim edilmemesi ve bedelin ödenmemesi halinde mahkemeden hüküm almaya gerek kalmaksızın 7 iş günü içinde ödenmesi, ödenmemesi halinde mallarınıza haciz konulacağı ve cebri icra yoluna gidileceği ihtar olunur.'' şerhini içeren muhtıranın tanzim edilerek yediemine 08.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi/3. kişi/yedieminin 15.09.2023 tarihinde iş bu davayı açarak tarafına tebliğ edilen muhtıranın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bu sebeple iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. İİK 358. maddesi gereğince şikayetçi/3. şahıs, icra müdürlüğünce haczolunup yediemin olarak kendisine bırakılan mahcuzu icra dairesince talep edildiğinde evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Yasanın bu hükmünün uygulanabilmesi, yediemin olarak 3. şahsa bırakılan o malın teslimine dair usulüne uygun tebligat yapılıp, malların hazır edilmesi istenilen yerin kendisine usulüne uygun şekilde bildirilmesi koşuluna bağlıdır. Somut olayda icra takip dosyasında bulunan haciz tutanağına göre; satışa konu mahcuzun "... Mah. ... Sok. No:47/A .../Mersin" adresinde 24.03.2023 tarihinde haczediliği ve şikayetçi ...'nın yediemin olarak tayin edilip hacizli malın kendisine teslim edildiği, satış ilanına göre satışın yapılacağı yerin menkulün haczedilip yediemine teslim ediliği yer olarak belirlendiği, yediemine menkulün satış mahallinde hazır edilmesi için düzenlenen bir muhtıranın bulunmadığı gibi satış ilanının yediemin ...'ya satış tarihinden evvel tebliğ edilmediği, 07.08.2023 tarihindeki tutanakla mahcuzun haciz mahallinde hazır olmadığından satışın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; icra müdürlüğünce satış tarihinden önce usulüne uygun yediemin muhtırası ve satış ilanı tebliği yapılmadığından, satış mahallinde malları hazır etmeyen yedieminden malın teslimi istenemeyecektir. O halde satışın düşürülmesinden sonra yediemine malların teslimi için gönderilen muhtıra usulsüz olup, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir(Zira Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.10.2013 tarihli, 2013/27329 E.-2013/33361 K., 18.11.2014 tarihli, 2014/29531 E.-2014/27479 K., 16.10.2025 tarihli, 2025/3995 E.-2025/6425 K. sayılı kararları da benzer niteliktedir.). Yukarıda belirtilen nedenlerle; temyize konu kararın bozulması gerektiğinden, aksi yöndeki sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum. 26.11.2025

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı