Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/4125 E., 2025/5319 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4125 E., 2025/5319 K. (16.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4125
Karar No
2025/5319
Karar Tarihi
16.09.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/4125 E. , 2025/5319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 16.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı; Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilen kararlar kesindir. Ancak kıymet takdirine itiraz etme şartı ile bu husus ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir. Kıymet takdirine itiraz halinde bu itirazı inceleyen mahkeme icra dairesince ihale konusu taşınmazın değerinin belirlendiği tarihi esas olarak o tarih itibariyle tespit edilen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığını bilirkişi marifeti ile tespit etmesi gerekir. Mahkemece tespit edilen değerin muhammen bedelin altında olması halinde bu nedenle ihalenin feshi isteminin reddine aksi halde ihalenin feshine karar verilmesi zorunludur (HGK’nın 16.6.2010 tarih 2017/12-742 E.- 2020/406 K. sayıl kararı). Somut olayda; kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece icra dosyasında kıymet takdirinin yapıldığı keşif tarihi olan 27.02.2023 tarihi itibariyle taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken, mahkemece yaptırılan bilirkişi raporunda, icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdiri üzerine bilirkişinin raporu icra müdürlüğüne sunduğu tarih olan 30.03.2023 tarihin esas alındığı, bu hususta borçlunun yaptığı itirazın da dikkate alınmadığı görülmektedir. Kıymet takdiri hususu ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülmüş olup, mahkemece icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdiri tarihi keşif tarihi olan 27.02.2023 tarihi itibariyle tespit edilen kıymet takdirinin gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece raporun icra dairesine sunulduğu tarih olan 30.03.2023 tarihinin esas alınarak taşınmaz kıymetinin belirlenmesinin borçlunun lehine olduğu, ayrıca ihale konusu taşınmazdaki trafonun ve enerji nakil hattının kıymetinin uzman bilirkişi ile belirlenmediğine yönelik bir kıymet takdirine itirazının olmadığı için bu iddiasının ihalenin feshinde incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu gerekçe ile mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum. 16.09.2025 Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; İİK’nın 128/a-1 ve son maddesinde; “Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler... Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar KESİNDİR.” şeklindedir. İİK’nın 128/a maddesinde düzenlenmiş olan kıymet takdirine itiraz, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikâyettir. Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler. Bu durumda icra mahkemesince yapılacak iş; icra müdürü tarafından belirlenen değerin malın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetlemektedir. Kıymet takdiri ise Hukuk Genel Kurulunun 26.02.1992 tarihli ve 1992/4-70 E., 1992/130 K. sayılı ile 20.01.2016 tarihli ve 2015/12-3325 E., 2016/25 K. sayılı kararlarında benimsendiği üzere icra dairesince fiilen yapılan keşif tarihine göre belirlenir. Kıymet takdirine itiraz hâlinde malın değerinin tespiti hâkimin sahip olmadığı özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddeleri gereğince bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. HMK'nın “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.” hükmüne yer verilmiş ve aynı Kanun'un 282. maddesi ile de hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir. Hâkimin, bilirkişi raporunu serbestçe takdir etmesi ve bilirkişi raporunun aksine de karar verebilmesi, kendisini bilirkişinin yerine koymasını haklı kılmaz. Çünkü hâkimin, bilirkişi raporunun aksine karar verebilmesi, sağlam gerekçeler ve dayanaklar göstermesi koşuluna bağlıdır. Bilirkişinin oy ve görüşünü, hâkimin serbestçe değerlendirebilme yetkisine sahip kılınmış olması, onun bu konuda keyfi bir tutum ve davranış içine girebileceği anlamına da asla gelmez. Hâkim, raporun aksine bir çözümlemeye ulaşmışsa, bunun dayanaklarını somut, tutarlı, açık ve rasyonel bir biçimde ortaya koymak ve vereceği hükümde de tartışmayı yapmak zorundadır(Tanrıver, S.: Hukukumuzda Bilirkişilik, Ankara 2017, s. 124). Hâkimin bilirkişi delilini diğer (takdiri) deliller gibi serbestçe değerlendirme hakkına sahip olmasının anlamı, bilirkişi görüşünün bağlayıcı olmamasıdır. Yoksa, bilirkişi görüşüne ihtiyaç duyan hâkimin, onu tümüyle göz ardı ederek şahsi bilgisi ile karar vermesi değildir(Deryal, Y.: Türk Hukukunda Bilirkişilik, Ankara, 2015, s. 505). Diğer taraftan Hukuk Genel Kurulunun 17.03.1999 tarihli ve 1999/12-161 E., 1999/148 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz ESAS NO : 2025/4125 etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler. Şikayetçi/borçlu şikayet dilekçesinde özetle; satışa konu taşınmazın kıymet takdirine itirazı neticesinde Torbalı İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/160 Esas sayılı dosyasıyla taşınmazın değeri belirlenirken, icra dosyasındaki keşif tarihi olan 27.02.2023 tarihi itibariyle taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, raporun icra müdürlüğü dosyasına sunulma tarihi olan 30.03.2023 tarihinin esas alındığını, taşınmazın icra dosyasından yapılan keşif tarihi esas alınarak değerin belirlenmesi gerektiğine dair yapmış olduğu itirazın kıymet takdirine bakan icra mahkemesince dikkate alınmadığını, ilgisiz bir tarih dikkate alınarak değerlendirme yapılmak suretiyle hataya düşüldüğünü, bu hususu ihalenin feshi şikayetinde de ileri sürdüğünü, taşınmaz üzerindeki trafo binası ve buna bağlı enerji nakil hattının değerlendirmeye alınmadığını, sadece gayrimenkul değerleme uzmanı tek bilirkişi marifetiyle trafo binasının yapı değerinin hesaplandığını, halbuki asıl değerli olanın trafonun içi olduğunu ve değerinin de konunun uzmanı elektrik mühendisi bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini ve sair sebeplerle Torbalı İcra Müdürlüğünün 2023/311 Talimat sayılı icra dosyası üzerinden .............İlçesi, Mevkii, 252 Ada, 2 parselde kayıtlı taşınmazın 28.03.2024 tarihli ihalesinin feshine karar verilmesini istemiştir. Somut olayda; Torbalı İcra Müdürlüğünün 2023/311 Talimat sayılı dosyasının incelenmesinde; Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2009/4731 Esas sayılı dosyası ile davalı/alacaklı banka tarafından şikayetçi/borçlu şirket ve diğer borçlular aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra yazılan talimat uyarınca, 27.02.2023 tarihinde şikayetçi/borçlu şirkete ait ..........İlçesi,............ Mahallesi, 252 Ada, 2 parsel taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığı, taşınmaza 21.453.694,00 TL değer takdir edildiği, şikayetçi/borçluya çıkarılan kıymet takdiri raporu tebligatının 13.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde kıymet takdirine itiraz edildiği, Torbalı İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/160 Esas-2023/322 Karar sayılı kararıyla taşınmazın kıymetinin 30.03.2023 tarihi itibariyle 22.602.881,54 TL olarak belirlendiği, alacaklı vekilinin süresinde satış talep ettiği, 02.01.2024 tarihli satış kararı ile taşınmazın satışına karar verildiği, ilanın ............Gazetesinde 06.01.2024 tarihinde yayımlandığı, satış ilanının davacıya 09.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 28.03.2024 tarihli 1. artırmada taşınmazın 21.022.603,00 TL bedelle ...'a ihale edildiği, 7 günlük yasal sürede ihalenin feshi şikayetinde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince; Torbalı İcra Mahkemesinin 2023/160 Esas-2023/322 Karar sayılı dosyasında, asıl dava yönünden davanın kabulüne, Torbalı İcra Müdürlüğünün 2023/311 Talimat sayılı dosyasındaki kıymet takdirinin iptaline, dava konusu “...............Mahallesi, 252 Ada, 2 Parsel sayılı" taşınmazın kıymet takdirinin 22.602.881,54.TL olarak belirlenmesine, birleşen dava yönünden ise kıymet takdiri icra dosyasında belirtilen değerden yüksek olduğundan davanın reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur. Kıymet takdirine itiraz dosyasında, icra dosyasındaki kıymet takdirinden daha yüksek bir değer belirlendiğinden ve şikayetçi bu dosyada ileri sürmediği itirazlarını ileri sürmüşse de kesinleşmiş kıymet takdirine itiraz davasında eksik bir husus olmadığı, taşınmazın değeri borçlunun itirazı üzerine arttığı ve ihalenin de bu yeni değer üzerinden yapıldığı dikkate alındığında, şikayetçinin bu gerekçeyle ihalenin feshini istemesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden şikayetin reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de benzer nedenlerle istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilen kararlar, kural olarak kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılmak suretiyle taşınmazın icra müdürlüğünce değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir(HGK'nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. - 2020/406 K.). O hâlde somut olay incelendiğinde; mahkemece yapılması gereken iş, fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine itiraza ilişkin iddia hakkında, icra dairesince yapılan ihale konusu taşınmazın değerinin belirlendiği 27.02.2023 tarihi esas alınarak, bilirkişi tarafından tespit edilecek değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığının denetlenmesi gerekir. İhalenin feshi şikayetini inceleyen İlk Derece Mahkemesince; kıymet takdirine itiraz üzerine icra müdürlüğü keşif tarihi itibariyle (27.02.2023) değer tespiti yapılmayıp, tek kişilik gayrimenkul değerleme uzmanının raporuyla yetinilmek suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır(Zira ayrıntısı yukarıda aktarılan Hukuk Genel Kurulu kararı ile Dairemizin istikrarlı içtihatları da benzer yöndedir.). Belirtilen nedenlerle; ihalenin feshi şikayetini inceleyen icra mahkemesince kıymet takdiri hususunda yeniden keşif yapılıp, ihale konusu taşınmazın 27.02.2023 tarihi itibariyle değerinin en az üçlü bilirkişi heyetince belirlenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve kıymet takdirine itiraz dosyasındaki yetersiz (tek kişilik) bilirkişi raporuyla hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, aksi yöndeki Dairemizin sayın çoğunluğunun onama görüşüne katılamıyorum. 16.09.2025

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı