12. Hukuk Dairesi 2025/3975 E. , 2025/4780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi ihale alıcısı ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshine karar verildiği, kararın davalılar ..., ..., ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile ihalenin feshi şikayetinin reddine, ihale bedelinin %5'i oranında para cezasının şikayetçiden tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verildiği ve verilen kararının şikayetçi tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların, o dava yönünden, hukuk düzenince, hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin ve her türlü kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nın 27 ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.04.2010 gün ve 2010/11-195 E., 238 K. sayılı usulden bozmayı kapsayan ilamının gerekçesinde de vurgulandığı üzere, "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir." Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin, ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği, yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir" şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hakimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında, ''....orantısız pey sürme ihaleye açıkça fesat karıştırıldığı sonucu doğuracağından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu'' belirtilmesine rağmen hüküm kısmında, davalılar ..., ..., ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, İhalenin feshi talebinin reddine ve ihale bedelinin % 5'i oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiş olup, kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması HMK'nın 298/2. maddesine aykırı ve başlı başına bozma sebebi olup, önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden hüküm tesisi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarih ve 2024/984 E. - 2025/184 K. sayılı kararının yukarıda belirtilen nedenlerle re’sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre şikayetçinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7102a8075e79d2e4 dafe2e7a78892328
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3975 E., 2025/4780 K. (23.06.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3975
- Karar No
- 2025/4780
- Karar Tarihi
- 23.06.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3197 E., 2025/4761 K. 23.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3646 E., 2025/4764 K. 23.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3062 E., 2025/4777 K. 23.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3338 E., 2025/4675 K. 19.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2402 E., 2025/4667 K. 19.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1660 E., 2025/4671 K. 19.06.2025
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı