12. Hukuk Dairesi 2025/3888 E. , 2025/7061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazlarının reddine; Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ile başlatılan icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, konkordatonun tasdikine aykırı olarak icra müdürlüğünün takibin iptali ile hacizlerin kaldırılması talebinin reddi kararının kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulüne şikayetçi borçlunun takibin iptali yönündeki şikayetin reddine, konkordatonun tasdiki kararı doğrultusunda İİK'nın 308/ç maddesine göre henüz paraya çevrilmemiş olan hacizler yönünden, bu hacizlerin kaldırılması talebinin reddine dair müdürlük kararının iptaline karar verildiği, şikayetçi borçlu vekili tarafından takibin iptali talebi ile istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, şikayetçi borçlu vekilinin temyiz talebinde bulunduğu görülmüştür. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.11.2018 tarih, 2018/1043 E. sayılı dosyanın tensip tutanağının ‘‘5’’ nolu bendinde ‘‘…borçlulara 07/11/2018 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine’’, ‘’12’’ nolu bendin ‘ a’ fıkrasında "Konkordato kesin mühlet içinde borçlular aleyhine 21.07.1953 tarihli 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağından hangi nedene dayanırsa dayansın borçlular hakkında muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının önlenmesine ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, borçlular aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine” şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK m. 294/1. fıkrasında; ‘Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez’ denilmektedir. Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2018/38173 Esas sayılı takip tarihinin 07.11.2018 (15.26 saat) olduğu ve yine borçlu lehine verilen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 3 (üç) aylık geçici konkordato mühlet konulu karar tarihinin 08.11.2018 (10.26 saat), olduğu, dolayısıyla borçlu aleyhine başlatılan şikayet konusu takip tarihinin kesin mühlet kararı öncesinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. O halde; İlk Derece Mahkemesince; İİK'nın 294. maddesine göre evvelce başlatılmış takiplerin durdurulacağı ilkesi gereği, şikayet konusu takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 14.03.2025 tarih ve 2024/7 E.-2025/597 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.10.2023 tarih ve 2023/606 E.-2023/648 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; 02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 01.01.2025 tarihinden itibaren beş yüz kırk dört bin Türk Lirası'na çıkarılmıştır. Uyuşmazlık, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 13.09.2023 tarihli "takibin iptali ve hacizlerin kaldırılması talebinin reddine" ilişkin memur işleminin iptali ile konkordato projesinin tasdiki nedeniyle takibin iptali ve tüm hacizlerin kaldırılması isteminden ibarettir. İlk Derece Mahkemesince; "...1-Şikayetin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2-Şikayetçi borçlunun takibin iptali yönündeki şikayetin REDDİNE, 3-Şikayetçi borçlunun, konkordatonun tasdiki kararı doğrultusunda İİK'nın 308/ç maddesine göre henüz paraya çevrilmemiş olan hacizler yönünden, bu hacizlerin kaldırılması talebinin reddine dair müdürlük kararının İPTALİNE..." şeklinde kısmi kabul kararı verildiği, bu kararın reddedilen kısmının şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından kararın "takibin iptaline yönelik şikayet kısmına" ilişkin temyiz edildiği görülmüştür. Temyize konu uyuşmazlık kısmı; 28.600,00 USD (takip tarihi olan 07.11.2018 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru "5.3752 TL" dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı) 153.730,72 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip nedeniyle takibin iptaline yöneliktir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre temyize konu edilen uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE karar verilmesi gerekirken, Dairemiz sayın çoğunluğunun işin esasına girerek bozma yönündeki kararına katılamıyorum.04.11.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee49dba99d03076c 7a78605b8425508c
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3888 E., 2025/7061 K. (04.11.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3888
- Karar No
- 2025/7061
- Karar Tarihi
- 04.11.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6154 E., 2025/7075 K. 04.11.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6139 E., 2025/7077 K. 04.11.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6138 E., 2025/7078 K. 04.11.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7837 E., 2025/7033 K. 04.11.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4273 E., 2025/6976 K. 03.11.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4676 E., 2025/6990 K. 03.11.2025