12. Hukuk Dairesi 2025/3319 E. , 2025/5462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından 06/08/2020 tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takipten sonra açılan tapu iptal tescil davasının kabulüne karar verilmesine rağmen taşınmazın tahliye işlemlerine devam etmenin mümkün olmadığını ileri sürerek tahliye işlemlerinin ve takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; borçlu ve dava dışı kişi hakkında Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/463 Esas 2020/299 Karar sayılı ve 14/07/2020 tarihli karar ile müdahalenin men’ine karar verildiği, ardından eldeki takibin başlatılarak borçluların tahliyesinin talep edildiği, müdahalenin men’i dosyasında verilen kararın 26/10/2021 tarihinde kesinleştiği, borçlunun ilama konu dava dosyasında da taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü ve taşınmazın aynının çekişmeli olduğu, bu hususun ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olup süresiz şikayete tabi hususlardan olduğu, şikayetçinin eldeki dosyada da taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, yine şikayetçi tarafından takipten sonra, tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve mülkiyet iddiasında bulunulduğu, Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/178 Esas 2021/550 Karar sayılı kararı ile tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile taşınmazın borçlu ... adına tesciline karar verildiği hususları birlikte gözetildiğinde; takibin şikayetçi yönünden iptali gerekir. O halde İlk Derece Mahkemesince, borçlu yönünden takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 06/03/2025 tarihli ve 2024/494 E. 2025/272 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18/05/2022 tarih, 2022/288 E. 2022/689 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; İcra ve İflas dairesi, İcra ve İflas Kanununu birinci derecede uygulamakla görevlidir. Bu görevleri yaparken kanunu yanlış uygular, kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini hadiseye uygun olarak kullanmaz, bir hakkı yerine getirmez veya bir hakkın yerine getirilmesini sebepsiz sürüncemede bırakırsa usul ve yasaya aykırı hareket etmiş olur. İcra ve iflas dairesinin bu gibi usulsüz işlemlerine karşı, bundan zarar gören ilgililer icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir. Şikayet; icra ve iflas dairelerinin icra ve iflas hukukuna aykırı olan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlamak için kabul edilmiş kendine özgü bir kanun yoludur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı). İİK’nın 16. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kural; şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük süreye tabi olmasıdır. Bu kuralın (süreye tâbi şikayetin) iki önemli istisnası vardır: 1-İİK'nın 16/2. maddesi gereğince “Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman (süresiz) şikayet olunabilir.” Bu hükmün amacı ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır. 2-Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna başvurulabilir. Anılan ilke doktrinde bu şekilde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir. Uyuşmazlık; ilamlı icra takibinde icra memur muamelesini şikayete ilişkindir. Şikayete konu Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2020/100650 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından şikayetçi/borçlu ve dava dışı borçlu hakkında 07.08.2020 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli, 2018/463 Esas-2020/299 Karar sayılı ilamı olduğu, taşınmaza yapılan müdahalenin men'i kararına ilişkin olarak ayrıca örnek 2 tahliye ve teslim emri düzenlendiği, icra emrinin şikayetçi/borçluya 28.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçlu ............. hakkındaki takibin kesinleşmiş olması nedeniyle taşınmazın 25.02.2022 tarihinde tahliyesinin gerçekleştirildiği, şikayetçi/borçlunun icra müdürlüğüne taşınmaz hakkındaki tapu iptal ve tescil davasına ilişkin ilamı sunarak tahliye işleminin durdurulmasını talep ettiği, icra müdürlüğü tarafından müdahalenin men'i davasında verilen bir tedbir kararı bulunmadığı dayanak ilamın 26.10.2021 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle 25.02.2022 tarihinde talebin reddine karar verildiği, şikayetçi/borçlunun bu müdürlük işlemini şikayette bulunduğu görülmüştür. Takibin dayanağı Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli 2018/463 Esas-2020/299 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacı ...'ın 13.09.2018 tarihinde açmış olduğu men'i müdahale davasının kabulüne karar verildiği, hükmün 26.10.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Şikayetçi/borçlunun tahliyenin durdurulması talebine dayanak olarak gösterdiği Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli, 2020/178 Esas-2021/550 Karar sayılı ilamının incelenmesinde ise davacı ...'nın 01.10.2020 tarihinde açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verildiği, bu kararın henüz istinaf incelemesinde olduğundan kesinleşmediği, istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesince 03.03.2022 tarihinde taşınmazın .............. adına kayıtlı olması halinde üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nın 443/1. (HMK 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar(HUMK 443/4 m.), Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK 41/2 ), Sayıştay Kararları (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1), Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez. Kal'e ilişkin davalar sonunda verilen kararların kesinleşmeden icrası ve daha sonra hükmün bozulması halinde, telafisi imkansız zararların meydana geleceği nazara alınarak, bu konuda verilen kararların da kesinleşmeden icra edilemeyeceği kabul edilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.03.2016 tarih, 2014/8-812 E.-2016/214 Karar sayılı kararı). Bununla birlikte, HGK'nın 08.10.1997 tarih ve 1997/12-57 Esas-1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunlu olup, dar yetkili icra mahkemesince yorum yolu ile sonuca ulaşılamaz. Somut olayda, takibe konu ilamın müdahalenin men'ine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın dava tarihinde ve hüküm tarihinde davacı/alacaklı ... adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla açılan davada taşınmazın aynının tartışmalı olmadığı ve takibin dayanağı ilamda taşınmazın aynına ilişkin bir değerlendirmeye de yer verilmediği, dolayısıyla hüküm tarihinde taşınmazın aynında tartışma bulunmadığından söz konusu ilam kesinleşmeden infaz edilebilecek hükümlerdendir. Öte yandan Dairemizin istikrarlı uygulamalarına bakıldığında; "dayanak ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği" yönündeki şikayetler süresiz şikayete tâbi olup, şikayetçi/borçlu tarafından şikayet dilekçesinde ileri sürülmediği sürece mahkemece kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınamaz. 04.03.2022 tarihli şikayet dilekçesinde "kök ilamın kesinleşmeden icra/infaz edilemeyeceğine" dair herhangi bir şikayette bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen nedenlerle; 04.03.2022 tarihli şikayet dilekçesi içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken, Dairemizin sayın çoğunluğunun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum. 22.09.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 38dfc3521d9aa6eb 09c292855f62fda6
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3319 E., 2025/5462 K. (22.09.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3319
- Karar No
- 2025/5462
- Karar Tarihi
- 22.09.2025
- Konu
- Tazminat, Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4582 E., 2025/5471 K. 22.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5834 E., 2025/5470 K. 22.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3400 E., 2025/5468 K. 22.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7463 E., 2025/5449 K. 18.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3659 E., 2025/5409 K. 18.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4531 E., 2025/5410 K. 18.09.2025