Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2980 E., 2025/4106 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2980 E., 2025/4106 K. (20.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2980
Karar No
2025/4106
Karar Tarihi
20.05.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/2980 E. , 2025/4106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı; Şikayetçi alacaklı,... vekili, kredi borçlusu ve aynı zamanda ipotek veren olan ... aleyhinde İİK’nın 150/1 maddesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığını, takibe konu ipotek akit tablosunda yazılı borçlu adresi olan “... Mah, ... Cd. ... Apt D:15 Kadıköy İstanbul adresine çıkartılan icra emrinin “... Cad. ... Apt. yok alıcı ismen tanınmıyor şerhi” ile iade edildiğini, alacaklının İcra Müdürlüğüne yaptığı 28.9.2019 tarihli talepte, İİK’nın 148/a maddesi uyarınca tebligatın ulaştığı tarih olan 29.3.2019 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması talep edilmiş olup, İcra Müdürlüğünce İİK’nın 148/a ve 150/1 maddelerinin “kat ihtarının tebliğ edilmiş sayılacağı hükmünü ihtiva ettiği gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, bu kez alacaklı vekilinin 5.9.2019 tarihindeki talebi ile İİK’nın 148/a maddesi gereğince TK’nın 21 ve 35. maddeleri uyarınca tebligat yapılmasını talep ettiği, taleplerinin İcra Müdürlüğünce reddine karar verildiği, bu red kararlarının kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir. Tebligat Kanununda 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden TK 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için borçlunun adına kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur. Ancak TK 21/2 hükmü nedeniyle ipotek adresine daha önce tebligat yapılmamış olsa bile mernis adresinin olmaması halinde TK. 35 göre tebligat yapılabilir. İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile 29.8.2019 ve 5.9.2019 tarihli icra müdürlüğü işlemlerinin iptaline karar vermesi, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan redde karar vermesi usule uygundur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 16.1.2024 tarih 2023/3194 esas 2024/351 karar sayılı bozma kararında 148/a maddelerinin sadece kat ihtarı tebliği ile ilgili olduğu somut olayda icra emrinin tebliği söz konusu olduğundan İcra Müdürlüğünün 29.8.2019 tarihli icra emri tebliğ talebinin reddi kararının yerinde olduğu, iş bu şikayette konu uyuşmazlık yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının kaldırılmasına, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiş olup icra mahkemesince bozmaya uyularak şikayetin reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir. İcra mahkemesinin 6.10.2002 tarih 2022/212 esas 2022/783 karar sayılı kararı ile icra müdürlüğünün 29.8.2019 ve 5.9.2019 tarihli işlemleri iptal edilmiş olup, Yargıtay 12. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararı sadece 29.8.2019 tarihli işlem yönünden bozulduğuna ve bozma ile bu karar ortadan kalktığına göre bozma sonrası bozmaya uyularak verilen kararda 5.9.2019 tarihli işlemin iptaline, bozma doğrultusunda 29.8.2019 tarihli işleme yönelik şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, 5.9.2019 tarihli işlem için de şikayetin reddedildiği izlenimini doğuracak şekilde şikayetin reddi şeklinde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.20.05.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c4e87b12a1fa8076 f2a5cc3655436699 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 12. Hukuk Dairesi 2025/2980 E. , 2025/4106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı; Şikayetçi alacaklı,... vekili, kredi borçlusu ve aynı zamanda ipotek veren olan ... aleyhinde İİK’nın 150/1 maddesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığını, takibe konu ipotek akit tablosunda yazılı borçlu adresi olan “... Mah, ... Cd. ... Apt D:15 Kadıköy İstanbul adresine çıkartılan icra emrinin “... Cad. ... Apt. yok alıcı ismen tanınmıyor şerhi” ile iade edildiğini, alacaklının İcra Müdürlüğüne yaptığı 28.9.2019 tarihli talepte, İİK’nın 148/a maddesi uyarınca tebligatın ulaştığı tarih olan 29.3.2019 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması talep edilmiş olup, İcra Müdürlüğünce İİK’nın 148/a ve 150/1 maddelerinin “kat ihtarının tebliğ edilmiş sayılacağı hükmünü ihtiva ettiği gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, bu kez alacaklı vekilinin 5.9.2019 tarihindeki talebi ile İİK’nın 148/a maddesi gereğince TK’nın 21 ve 35. maddeleri uyarınca tebligat yapılmasını talep ettiği, taleplerinin İcra Müdürlüğünce reddine karar verildiği, bu red kararlarının kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir. Tebligat Kanununda 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden TK 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için borçlunun adına kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur. Ancak TK 21/2 hükmü nedeniyle ipotek adresine daha önce tebligat yapılmamış olsa bile mernis adresinin olmaması halinde TK. 35 göre tebligat yapılabilir. İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile 29.8.2019 ve 5.9.2019 tarihli icra müdürlüğü işlemlerinin iptaline karar vermesi, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan redde karar vermesi usule uygundur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 16.1.2024 tarih 2023/3194 esas 2024/351 karar sayılı bozma kararında 148/a maddelerinin sadece kat ihtarı tebliği ile ilgili olduğu somut olayda icra emrinin tebliği söz konusu olduğundan İcra Müdürlüğünün 29.8.2019 tarihli icra emri tebliğ talebinin reddi kararının yerinde olduğu, iş bu şikayette konu uyuşmazlık yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının kaldırılmasına, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiş olup icra mahkemesince bozmaya uyularak şikayetin reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir. İcra mahkemesinin 6.10.2002 tarih 2022/212 esas 2022/783 karar sayılı kararı ile icra müdürlüğünün 29.8.2019 ve 5.9.2019 tarihli işlemleri iptal edilmiş olup, Yargıtay 12. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararı sadece 29.8.2019 tarihli işlem yönünden bozulduğuna ve bozma ile bu karar ortadan kalktığına göre bozma sonrası bozmaya uyularak verilen kararda 5.9.2019 tarihli işlemin iptaline, bozma doğrultusunda 29.8.2019 tarihli işleme yönelik şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, 5.9.2019 tarihli işlem için de şikayetin reddedildiği izlenimini doğuracak şekilde şikayetin reddi şeklinde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.20.05.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c4e87b12a1fa8076 f2a5cc3655436699 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı