Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/2815 E., 2025/5066 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2815 E., 2025/5066 K. (01.07.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2815
Karar No
2025/5066
Karar Tarihi
01.07.2025
Konu
Miras

12. Hukuk Dairesi 2025/2815 E. , 2025/5066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kira ve hasılat kiralarına özgü örnek 13 nolu ilamsız icra takibinde, borçlu kiracının icra mahkemesine başvurusunda ileri sürdüğü itiraz ve şikayetini ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresinde icra dosyasına da bildirmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmekle, her ne kadar, TMK'nın 640/2. 701. ve 702. maddeleri uyarınca elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde tahliye istenebilmesi için taraflar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı gerekli ise de; tahliyesi istenen mecurun elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan bahisle mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, icra takibinin tüm mirasçılar tarafından birlikte başlatılması gerektiği iddiasının alacaklı kiralayan tarafından açılacak itirazın kaldırılması ve tahliye davasında değerlendirilebileceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Sn. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı: I-Borçlunun "borca itirazı" yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Davacının takip dayanağı kira akdinin sona erdiği, eski kira sözleşmesine dayalı takip yapılamayacağı yönündeki itirazı dayanak kira sözleşmesine ilişkin olup, borca itiraz niteliğinde görüldüğünden itirazın İİK'nın 269/2. maddesi gereğince icra dairesi yapılması gerekir. İcra mahkemesine yapılan başvuru fuzulî olup, hukuki sonuç doğurmayacağından, mahkemece borca itiraz yönünden ret kararı verilmesi usul ve yasaya uygundur. "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA..." şeklindeki çoğunluk kararına oy birliğiyle katılıyorum. II-Şikayetçi/borçlunun "takibin iptaline yönelik şikayeti" ile ilgili temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İcra ve İflas dairesi, İcra ve İflas Kanununu birinci derecede uygulamakla görevlidir. Bu görevleri yaparken kanunu yanlış uygular, kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini hadiseye uygun olarak kullanmaz, bir hakkı yerine getirmez veya bir hakkın yerine getirilmesini sebepsiz sürüncemede bırakırsa usul ve yasaya aykırı hareket etmiş olur. İcra ve iflas dairesinin bu gibi usulsüz işlemlerine karşı, bundan zarar gören ilgililer icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir. Şikayet; icra ve iflas dairelerinin icra ve iflas hukukuna aykırı olan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlamak için kabul edilmiş kendine özgü bir kanun yoludur(Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı). İİK’nın 16. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kural; şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük süreye tabi olmasıdır. Bu kuralın (süreye tâbi şikayetin) iki önemli istisnası vardır: 1-İİK'nın 16/2. maddesi gereğince “Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman (süresiz) şikayet olunabilir.” Bu hükmün amacı ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır. 2-Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna başvurulabilir. Anılan ilke doktrinde bu şekilde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir. Şikayet; mirasçılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğu gerekçesiyle davalı/alacaklının tek başına icra takibi yapamayacağına ilişkin olup, süresiz şikayete tâbidir. TMK'nın 701. ve 702. maddelerine göre, miras yoluyla oluşan mülkiyet; elbirliği mülkiyeti olmakla, bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğundan, mirasçılar ortaklığa giren mallarla ilgili olarak tasarruf ve yönetim işlemleri konusunda oy birliğiyle karar vermek ve hareket etmek zorundadır. Somut olayda; takip dosyası incelendiğinde, örnek 1 nolu takip talebinde mirasçı/alacaklının hem HACİZ hem de TAHLİYE talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, kira alacağıyla ilgili haciz talebi yönünden her bir mirasçının miras payı belirlenebilir olduğundan, mirasçı kendi hissesine düşen kira alacağına münhasır haciz yollu takip yapabilir(Yargıtay 12. HD 26.03.2012 tarih ve 2011/25060 Esas 2012/9486 Karar sayılı kararı). Takip talebinin "TAHLİYE" istem kısmı için kiraya verenin takibi başlatması gerekir. Kiralayan sıfatı olmayan mâlikin takip hakkı yoktur. Dayanak kira sözleşmesini kiraya veren (kiralayan) sıfatıyla muris ... imzalamıştır. 05.11.2021 takip tarihinden evvel muris kiralayan 25.04.2021 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçı olarak da alacaklıyla birlikte dava dışı .. .. kalmıştır. Mirasçı .. ...'ün ... 8. Noterliği'nin 16.11.2021 gün ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle alacaklı/mirasçı ...'ün tüm taleplerinin (hak, alacak ve ödeme) hukuki dayanaktan yoksun olduğu borçluya bildirilmiştir. Takip talebinde "TAHLİYE" istemi ancak kiralayan tarafından, ölümü halinde ise mirasçıların tamamı tarafından istenebilir. Takip tek başına alacaklı/mirasçı ... tarafından başlatılmıştır. Bu eksiklik yukarıda bahsi geçen noter ihtarnamesi de gözetilerek sonradan tamamlanamayacağından, mahkemece icra takibinin tahliye istemi yönünden iptali gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle "takibin iptaline yönelik şikayete" hasren BOZULMASI gerektiğinden, Dairemizin sayın çoğunluğunun açıklamalı onama yönündeki görüşüne katılamıyorum. 01.07.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3b7fd908f076754b f8b1441ec2ebf636

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı