Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1553 E., 2025/3831 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1553 E., 2025/3831 K. (12.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1553
Karar No
2025/3831
Karar Tarihi
12.05.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/1553 E. , 2025/3831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu Belediye, aleyhine başlatılan örnek 4-5 ilamlı icra takibinde; sair iddialarının yanı sıra, banka hesaplarına konulan haczin, 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin son fıkrası uyarınca usulsüz olduğunu ileri sürerek, hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; şikayetin kısmen kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin 2023/172928 Esas sayılı dosyasından ... Bankası ... Antalya Şubesi ..., hesaplar arasındaki ..., .... nolu hesaplar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, diğer hesapların üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeninden esas hakkında; Davanın kısmen kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin 2023/172928 Esas sayılı dosyasından ... Bankası ... Antalya Şubesi ..., ..., ..., ... ve...nolu hesaplar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, diğer hesaplar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebinin reddine, karar verildiği görülmektedir. 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde; "Belediyenin kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddeye göre, belediyenin haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için, mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması zorunludur. ..., alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçlunun tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal bir düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin dar yorumlanması gerekir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde açıkça haczedilmezlik için vergi, resim, harç geliri olma ya da "fiilen kamu hizmetinde kullanılma" koşullarının kabul edilmesi karşısında, belediyeye ait bir paranın haczedilmezliği ancak fiili durumun tespiti ile belirlenmelidir. Bu konuda ispat yükü borçluya düşmektedir. Bir diğer anlatımla, haczedilen paraların vergi, resim, harç geliri olduğunu ya da fiilen kamu hizmetinde kullanıldığını borçlu Belediye ispatlamalıdır. Bu nedenledir ki hacizli banka hesabındaki paralara ilişkin olarak kamuya tahsis kararı bulunmasının sonuca etkisi yoktur. Buna göre, borçlu Belediyeye ait taşınır ya da taşınmaz bir malın haczedilmezliği için o malın fiilen kamu hizmetinde kullanılmasının gerektiği tartışmasız olup, bir malın fiilen kamu hizmetinde kullanıldığının kabulü için ise, o malın kamu hizmetinin yürütülebilmesi amacına uygun bulunması gerekir. Haciz konulan borçlu Belediyenin banka hesaplarında vergi, resim ve harç gelirleri olduğu gibi haczi kabil paraların da bulunduğu durumlarda, haczedilen hesap havuz hesabı niteliğindedir. Hesabın sürekli işlem görüyor olması ve sürekli yatan ve çekilen paraların bulunması karşısında kalan bakiyenin vergi, resim ve harç gelirinden mi, yoksa haczi kabil paralardan mı oluştuğunun belirlenmesine imkan yoktur. Bu şekilde haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraları karıştırmak suretiyle havuz hesabı oluşturan borçlu Belediye iddiasını ispat imkanını kendisi kaldırmış bulunmaktadır. Bir başka deyişle borçlu Belediyenin haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paralarını farklı hesaplarda tutması yerine havuz hesabı oluşturmasının iyi niyetle de bağdaşmayacağı tartışmasızdır. Böyle bir davranış AİHM'nin AİHS'nin 6 § 1. ve Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddelerinin ihlali sonucunu doğuracağı gibi, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmakla, hukukça korunamayacağı muhakkaktır. Böyle bir durumda borçlu belediyenin, hesaplardaki paraların haczedilmezliğini ispatlayamadığının kabulü gerekir. Öte yandan borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir. Somut olayda, mahkemece hükme esas bilirkişi kök ve ek raporunda hesaplara ilişkin bilgilere yer verilmiş ise de ekinde hesaplara ilişkin ekstreler olmadığı gibi ... hesaplara giren paranın niteliği olup, şikayete konu hesaplardaki paraların tek tek incelenerek niteliklerinin açıkça belirtilmesi ile hesaplara “virman yolu ile yatan ve hesapta olan” paraların nitelikleri ve kaynağı belirlenerek hesabın havuz hesabı olup olmadığının tespiti gerekirken, şikayete konu hesaplardan EFT işlemi ile çıkan paraların niteliği değerlendirilmek sureti ile tesis edilen rapor isabetsiz olup, hesabın haczedilen paralara mı ilişkin olduğu yoksa havuz hesabı mı olduğu hususunun rapordan anlaşılamadığı, dolayısıyla raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı görülmüştür. Öte yandan, Vakıfbank Antalya Şubesi ....nolu hesap şikayet dilekçesinde yer alsa da bankanın müzekkere cevabına göre şikayetçi borçlu belediyenin banka nezdinde böyle bir hesabının olmadığı tespit edilmekle, ...7382 44 nolu hesap yönünden hukuki yarar bakımından sonuca gidilmesi gerekirken olmayan hesap hakkında hüküm kurulması da yerinde değildir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan ilke ve kurallar gözetilmek suretiyle ..... nolu hesap dışında borçlunun temyizine konu haczedilen tüm hesaplar üzerinde hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine imkan tanıyacak şekilde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2024 tarih ve 2024/812 E., 2024/2859 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 68699bc636124dc3 4dcea6346f088bba

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı