11. Hukuk Dairesi 2025/94 E. , 2025/4781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1247 Esas, 2024/1544 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2021/280 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili, müvekkili Şirketin "..." ibaresiyle eğitim sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve bu ibareyi ayırt edici hale getirdiğini, "..." ibareli tescilli birçok markasının olduğunu, müvekkilinin söz konusu ibare üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi bulunduğunu, davalı şirketin 2018/29490 sayılı "... EĞİTİM ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin bu başvuruya yönelik itirazının, davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-3922 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili, müvekkilinin "... ..." markasını 2004 yılından beri kesintisiz biçimde kullandığını ve bu marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt edici olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, bu durum karşısında başvuru ile davacı markaları arasında, birbiri ile örtüşmeyen bileşenler karşısında işaret benzerliğinden söz edilemeyeceği, zayıf bir işaretin marka olarak tercih edilmesi durumunda bu işaretin farklı unsurlarla birlikte tescil edilebileceği hususunun baştan kabul edilmiş olması karşısında da taraf markaları arasında işaret benzerliği ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, davacı yan, dava konusu markayı oluşturan ibarelerin bütünü üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasında bulunmuş olmakla birlikte tescilsiz marka ve/veya başkaca bir sınai hak kapsamında hak sahibi olunduğu iddiasının da ispatlanamadığı, ticaret unvanını oluşturan kılavuz unsurların, dava konusu ibareden tamamen farklı olduğu, dosya kapsamında davacının, dava konusu ibareyi, davalıdan önce kullandığını ya da ibare üzerinde üstün hakkı olduğunu gösterir herhangi bir delil bulunmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.