11. Hukuk Dairesi 2025/754 E. , 2025/5902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1804 Esas, 2024/2060 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/241 E., 2022/163 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ye ait 35. sınıftaki ... numaralı "...” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkiline ait "..." esas unsurlu seri markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, müvekkiline ait "...” ibareli seri markaların neredeyse tamamı 35. sınıf emtialar bakımından tescilli bulunduğunu, bu anlamda markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik yanında tüm mal ve hizmetler yönünden sınıfsal olarak da benzerliğin mevcut olduğunu, müvekkilinin çok eski tarihli markalarında dahi "...” ibaresini esas unsur şeklinde kullandığını, müvekkilinin tanınmış "..." markası ile birlikte kullandığı "..." ibaresini de bilinen, tanınan bir marka haline getirdiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin işbu "..." markasını ...'in "...” esas unsurlu markaları ile karıştıracağını, tanınmış "..." markası ile birlikte satışa sunuIan "..." esas unsurlu markalarında da ayırt ediciliğinin yüksek ve tanınmış bir marka olduğunun kabulünün gerektiğini davalının marka başvurusunun kötüniyetle gerçekleştirilmiş olduğunu, buna rağmen başvuruya itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının "..." markasında "..." ibaresinin, davacıya ait "..." ibaresinden farklı olarak düz ve standart bir şekilde iken; davacıya ait markalarda işbu "..." harfinin üç boyutlu bir biçimde oluşturulduğunu, bütüncül açıdan bakıldığında markalar arasında görsel, sesçil ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı ... cevap dilekçesinde; alfabede bulunan 29 harften birinin sadece bir şirket veya markaya özgülenemeyeceğini, yazılım sektöründeki firmasında uzun süredir hizmet verdiğini, bu amaçla da marka tescilini aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru ve muteriz markalarının ortak olarak "...” harfini ve kırmızı rengi içerdikleri; davacının markalarında "...” harfinden oluşan logonun üç boyutlu bir çizimi içerdiği, davalının başvurusunda ise standart bir "..." harfinin kırmızı-beyaz renkleri kullanılarak logo haline getirildiği, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve özellikle markanın bütünselliği ilkesi kapsamında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; tek harften oluşan logoların yanında kullanılan ibareler ile tüketici algısında farklılaştığı, bu itibarla markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, yine SMK'nın 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. .... TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f0185578e53f9b56 50cac9e33153360a