Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/4596 E., 2025/5779 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4596 E., 2025/5779 K. (29.09.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4596
Karar No
2025/5779
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Velayet

11. Hukuk Dairesi 2025/4596 E. , 2025/5779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/321 Esas, 2023/998 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1165 E., 2022/349 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vasi vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı velisi dava dilekçesinde; davacının zihinsel engelli ve şizofren hastası olup 2014 yılında kısıtlanarak velayeti altına alındığını, bu durumundan yararlanan kişilerce adına sahte işyerleri ve şirketler açıldığını, sahte evlilik yaptırıldığını, farklı tarihlerde bu hususlarda soruşturmalar yürütüldüğünü, davacının sahte evliliğinin iptal edildiğini ve açılan ceza davasından beraat ettiğini ileri sürerek davacının gerçeğe aykırı şekilde ortak ve müdür gözüktüğü ... ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının tespitiyle kayıtlardan ortak ve müdür sıfatlarının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32. ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, davacı vasisinin iddiası doğru ise sahteciliği yapanların profesyonel olduğunu, kurum bünyesinde imza uzmanı olmadığını, davalının böyle bir inceleme yapma yetkisinin de bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ... 16. Noterliği tarafından düzenlenen şirketin ana sözleşmesi ve imza beyannamesinin altındaki imzaların davacıya ait olduğu, davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu raporları uyarınca hukuki ehliyeti tam iken noterde imzaladığı ana sözleşmede şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili kılındığı, şirketin kuruluşunda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vasii vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, akıl hastası olduğu ileri sürülen davacının, şirketin kuruluşundaki imzalarının davacı kısıtlının eli ürünü olmadığı ve şirketin kuruluşunda davacının hukuki ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülerek şirket ortağı ve şirket müdürü olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vasii vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 48f9da4586698025 2e2cbb649a7069a6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/4596 E. , 2025/5779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/321 Esas, 2023/998 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1165 E., 2022/349 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vasi vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı velisi dava dilekçesinde; davacının zihinsel engelli ve şizofren hastası olup 2014 yılında kısıtlanarak velayeti altına alındığını, bu durumundan yararlanan kişilerce adına sahte işyerleri ve şirketler açıldığını, sahte evlilik yaptırıldığını, farklı tarihlerde bu hususlarda soruşturmalar yürütüldüğünü, davacının sahte evliliğinin iptal edildiğini ve açılan ceza davasından beraat ettiğini ileri sürerek davacının gerçeğe aykırı şekilde ortak ve müdür gözüktüğü ... ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının tespitiyle kayıtlardan ortak ve müdür sıfatlarının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32. ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, davacı vasisinin iddiası doğru ise sahteciliği yapanların profesyonel olduğunu, kurum bünyesinde imza uzmanı olmadığını, davalının böyle bir inceleme yapma yetkisinin de bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ... 16. Noterliği tarafından düzenlenen şirketin ana sözleşmesi ve imza beyannamesinin altındaki imzaların davacıya ait olduğu, davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu raporları uyarınca hukuki ehliyeti tam iken noterde imzaladığı ana sözleşmede şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili kılındığı, şirketin kuruluşunda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vasii vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, akıl hastası olduğu ileri sürülen davacının, şirketin kuruluşundaki imzalarının davacı kısıtlının eli ürünü olmadığı ve şirketin kuruluşunda davacının hukuki ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülerek şirket ortağı ve şirket müdürü olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vasii vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 48f9da4586698025 2e2cbb649a7069a6 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı