11. Hukuk Dairesi 2025/3172 E. , 2025/4103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/212 Esas, 2020/13 Karar Taraflar arasındaki marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “.. ... grup makine sanayi ticaret a.ş.” ibaresinin 7. ve 19. sınıflarda marka olarak tescili için başvurusu bulunduğunu, müvekkili şirketin “.. ...+Şekil” ibareli markasına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, YİDK kararında da taraf markalarının benzer oldukları görüşüne varılmasına rağmen itiraza konu marka ile müvekkili markasının kapsamında bulunan malların aynı veya benzer olmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, bu gerekçenin yerinde bulunmadığını, davalı şirketin ticaret unvanının terkini için açtıkları davanın derdest olduğunu, davalı şirketin ortağı ... ... ile müvekkili şirketin ortağı .. ... arasındaki protokolle 07.08.2008 tarihinden sonra ortaya çıkacak yeni yapılanmalarda “... makine” tabirinin marka ve gerekse ticaret unvanı olarak hiçbir surette kullanılmayacağı konusunda mutabık kalınmasına rağmen davalının protokole uymadığını, kötüniyetle “...” markasına “grup” ibaresini ekleyip bu markanın davacı şirket markasının şemsiyesi altında bir marka olduğu imajını çizmeye çalıştığını ileri sürerek YİDK'in 2014-M-15825 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, iptali istenen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili, davacı şirketin egemen ortağı .. ... ile davalı şirketin egemen ortağı ... ...’ın kardeş olmaları sebebiyle soyadları olan "...” ibaresini ticaret unvanı veya marka olarak kullanma hakkına sahip olduklarını, davacı markasının “... ...+şekil”, müvekkili markasının ise “....TİCARET A.Ş.+şekil” şeklinde bulunduğunu, markalarda “...” sözcüğünden başka, şekil ve sözcüklerde herhangi bir benzerliğin olmadığını, iltibas tehlikesinin söz konusu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 29.01.2020 tarih, 2019/212 E. ve 2020/13 K. sayılı kararı ile HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılacağı, mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verileceği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece usul ve yasalara göre uygun hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.