Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3049 E., 2025/4375 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3049 E., 2025/4375 K. (23.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3049
Karar No
2025/4375
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Miras

11. Hukuk Dairesi 2025/3049 E. , 2025/4375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/2078 Esas, 2023/1576 Karar HÜKÜM :Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/384 E., 2020/44 K. Taraflar arasındaki mali hakları devralan davacının manevi haklardan olan eser sahipliğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.12.2024 tarihli ve 2024/1039 E., 2024/9477 K. sayılı kararıyla gerekçe yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tavzih dilekçesi ile yaptığı başvuru ile; kararda müvekkilinden yapımcı olarak bahsedildiğini, ancak müvekkilinin yapımcı değil yayımcı, yani edisyon şirketi olduğunu, ...'nun mirasçıları ile yayımcılık sözleşmesi imzalayarak eser sahibi gibi hareket etme haklarını elde ettiklerini, davalı meslek birliğinin kaydındaki besteci ve söz yazarı kısmında ...'nun adının kaldırılarak anonim olduğunu kaydettiğini, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin, müvekkili lehine ise bu yönde hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, karardaki husumet nedeniyle ret kararının maddi hataya dayalı olduğundan düzeltilmesini, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, kararın temyiz yolu açık olarak düzeltilmesini talep etmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli kararı ile; davacı vekilinin maddi hataya ilişkin tashih talebinde ileri sürdüğü sebeplerden, temyiz yolu açık olmasına rağmen kararın kesin olarak verilmesinin hatalı olduğuna yönelik sebebin, gerek 27.12.2023 tarihli tashih şerhi ile hükmün “temyiz yolu açık” olarak düzeltilmesi, gerekse karara karşı davacının temyiz kanun yoluna başvurmuş olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin kararının içeriğine, davanın husumetten reddine, vekalet ücretine ilişkin sebeplerin ise ancak temyiz sebebi yapılabileceği, dosyanın temyiz incelemesinden geçerek kararın gerekçesinin düzeltilerek onanması nedeniyle, bu hususların maddi hata olarak ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tashih talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince hükümdeki maddi hataların düzeltilmesi talepli dilekçe verilmiştir. Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun), 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan (1086 sayılı Kanun) farklı olarak kanun yolları arasında karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra Yargıtay tarafından 6100 sayılı Kanun uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir. 6100 sayılı Kanun'da istinaf ve temyiz olma üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı Kanun'da düzenlenen karar düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok birçok dosyanın, varolmayan bu yöntem üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle; müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak; lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir. “Dürüst Davranma” başlıklı Türk Medeni Kanunun 2. maddesi “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmünü amirdir. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talep reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir. Tartışmalar esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden disiplin para cezası tayininin” kanunilik ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılmıştır. Neticede, olağan kanunyollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebinin müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin düzenlemeler içerir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutulduğu sonucuna varmanınkanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı izahten varestedir. O halde, kötüniyetle istinaf yoluna başvurmaya dair 6100 sayılı Kanunun 351. ve kötüniyetle temyiz başlıklı 368. maddelerinin atıfta bulunduğu, aynı kanunun 329. madde metinlerinin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı kanaatine varılmakla; haksız ve yersiz talep reddinin yanısıra disiplin para cezasını içeren aşağıdaki hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin karar düzeltme talepli dilekçesinin REDDİNE, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 329. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar düzeltme talep eden davacının takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, Para cezasının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı