Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/30 E., 2025/2491 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/30 E., 2025/2491 K. (16.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/30
Karar No
2025/2491
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/30 E. , 2025/2491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1387 Esas, 2024/1619 Karar HÜKÜM : Esastan ret -usulden ret Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünyaca ünlü tanınmış "...", "... ..." ve "..." markalarının sahibi olduğunu, "..." ve "..." markalarının ..., 2008/23276 ve 2013/... tescil numaraları ile davacı adına kaydedildiğini, bunun yanı sıra söz konusu karakterin bir çok farklı ülkede eser olarak da tescilli olduğunu, ayrıca TÜRKPATENT tarafından "... ..." ibareli ... numaralı markanın tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davacının tescil koruması altında olan haklarının davalı tarafından kuyumculuk eşyaları üzerinde kullanılmak suretiyle ihlal edildiğini, bu durumun İstanbul Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/252 D. İş. sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde düzenlenmiş olan bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, davalı tarafın davacı şirkete ait olan ibareyi "kolye ucu, küpe ve yüzüklerde" izinsiz olarak kullandığını, sattığını veya satışını teklif ettiğini, bunun marka hakkına tecavüz niteliğinde ihlal niteliğinde olduğunu, davacının, davalının haksız fiili dolayısıyla zarara uğradığını ileri sürerek davalının eylemlerinin davacı şirketin marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, men'ine ve sona erdirilmesine, şimdilik 100,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminata, davacıya ait markanın kötü ve uygun olmayan şekilde kullanılması sebebiyle 4.000,00 TL itibar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 17.11.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 4.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen ürünleri... firmasından satın aldığını, davaya cevap dilekçesinin ekinde sunulmuş olan lisans belgesinde de iş bu ürünün lisanslı orijinal ürün olduğu ve... tarafından lisanslı bir şekilde kullanıldığının beyan edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının işyerinde delil tespiti yaptırılarak ürünlerin incelendiği, davalı işyerinde davacının ... sözcük ve ... markasını taşıyan ürün standı ile ... markasının kullanıldığı küpe, bileklik ve yüzük ürünlerinin tespit edildiği, tespit raporu, kök ve ek raporlarında kullanımın davacı markaları ile iltibas teşkil ettiği ve markaya tecavüz edildiğinin tespit edildiği, davalının kuyumculuk faaliyeti yürüten tüzel kişi tacir olduğu, davacının tanınmış markasını bilmesi ve ürünlerin lisanslı olup olmadığını araştırması gerektiği, kusurunun bulunmadığına yönelik itirazının da yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf isteminin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları istemlerine değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı