11. Hukuk Dairesi 2025/2923 E. , 2025/4127 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/244 Esas, 2024/223 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/257 E., 2022/266 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. ASIL ve BİRLEŞEN DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirketin ortak ve yetkilisi olan ...'nın müvekkili şirkette davaya konu kataloğun basım sürecinde çizim, tasarım, baskı ve diğer konulardan haberdar olarak 20.03.2007-23.01.2014 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak çalıştığını ve 28.02.2014 tarihinde iş ilişkisinin sonlandığını, ...'nın ortaklarıyla beraber 24.02.2014 tarihinde davalı şirketi kurduğunu ve 1992 yılında kurulmuş olan müvekkili şirketle yakın sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin müvekkilinin ürün kataloğunda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser mahiyetinde olan çizim, resim ve görselleri izinsiz şekilde kullandığını ileri sürerek FSEK'in 68/1 hükmü gereğince şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıya ait kataloğun basım tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile tecavüzün ref'ine karar verilmesini talep etmiş; daha sonra sunduğu ıslah dilekçesinde gerek bilirkişi raporlarında davalı eylemlerinin haksız rekabet olarak tespit edilmiş olması ve gerekse dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında haksız rekabete ilişkin talepleri başta olmak üzere, maddi ve manevi tazminat ve sair fazlaya dair her türlü haklarının saklı tutulması sebebiyle, davayı haksız rekabete göre ıslah ettiklerini beyan ederek davalının haksız rekabetinin men'ine, müvekkilinin uğradığı ve halen devam eden zararları sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıya ait kataloğun basım tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; nihayet sunduğu bedel artırım konulu dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 26.782,52 TL olarak artırdıklarını belirtmiş, ayrıca ıslah dilekçesinde talep ettikleri şekilde 50.000,00 TL manevi tazminatın da katalog basım tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davaya konu olayla ilgili ıslah hakkı bir sefer asıl davada kullanıldığından maddi tazminat istemine yönelik asıl davaya konu edilen 1.000,00 TL'lik kısmı düşünce bakiye kalan 26.782,52 TL'nin tahsilini istemiştir.
II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya yönelik cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı ve davalı şirkete ait katalogların incelendiğinde anlaşılacağı üzere ürünlerin ve resimlerin FSEK kapsamında fikir ve sanat eseri olarak kabul edilemeyeceğini, kataloglarda yer alan çizim ve tabloların özel bir yetenek gerektirmediği gibi müvekkili tarafından bizzat kendi şirket bünyesinde yapıldığını, davacı şirket ile davalı şirketin aynı ürünlerin üretimi ve satışını yapması nedeniyle her iki şirket kataloğunda ve aynı alanda faaliyet gösteren başkaca şirketlerin kataloglarında benzerliklerin bulunduğunu, tüzel kişilerin eser sahibi olamayacağını, tazminat talebinin dayanaksız olup reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden birleştirilme kararı verilmiş; davalı vekili dosya birleştikten sonra aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; davacının davasının kısmen kabulüne, davalının davacıya ait katalogda yer alan teknik resim ve çizimlerin ayniyete varan benzerlerini kendi kataloğunda kullanmak suretiyle oluşturduğu haksız rekabetinin men'ine, bu dosya yönünden 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine; birleşen dava yönünden, davacının davasının kısmen kabulüne, 9.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, FSEK'in dava konusu çizimlerin ve görsellerin eser niteliğinde olmadığının tespit edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın 84. madde uyarınca sonuçlandırılması gerektiği, davacının bu konuda ıslah talebinde bulunmasına dahi gerek olmadığı, ancak davacının asıl davada yalnızca tecavüzün ref’i ve maddi tazminat talebiyle dava açmasına rağmen ıslah dilekçesi ile davaya konu talepler kapsamında olmayan manevi tazminat talebinde de bulunduğu, dava konusu edilmeyen bir şeyin kısmi ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceği, davacı tarafça ıslah harcı olarak yalnızca nispi harç yatırıldığı, ıslah dilekçesinde tam ıslah yapıldığına dair bir açıklama da bulunmadığından, davalı vekilinin ıslahla manevi tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu, bilirkişi raporları ile davaya konu çizim ve görsellerin özel bir bilgisayar programı ile konunun uzmanı olan kişiler tarafından bilgisayar ortamında oluşturulduğunun tespit edildiği, sanat eseri niteliğinde olmasalar da fikri bir çabanın sonucunda oluşturulduklarının anlaşıldığı, bunun yanında davalı şirket yetkilisinin ceza davası sırasında yaptığı savunmada bu çizim ve görsellerin davacı şirkette çalışmış olan kız kardeşi tarafından davacı şirkette çalıştığı sırada hazırlandığını beyan ettiği, işveren adına yapılan bu tür çalışmaların kullanım hakkının da işveren davacı şirkete ait olacağı, aynı çizim ve görsellerin davacının izni olmaksızın davalı şirkete ait katalogda kullanılmasının başkasının iş ürününden haksız olarak yararlanma niteliği taşıdığı, haksız rekabet oluşturduğu, nitekim açılan ceza davasında da davalı şirket yetkilisi hakkına haksız rekabet suçunu işlediği sabit görülmekle mahkumiyet kararı verildiği, her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararları hukuk mahkemeleri için bağlayıcı nitelikte olmasa da, kuvvetli delil niteliğinde olduğu, davacı tarafça katalogla ilgili yapılan masraflara ilişkin belge sunulmamışsa da, uzman bilirkişiler tarafından davaya konu çizim ve görsellerin rayiç bedelinin minimum 7.500,00 TL, maksimum 12.500,00 TL olarak tespit edildiği, bu nedenle Mahkemece maddi tazminatın 7.500,00 TL ile 12.500,00 TL’nin ortalaması olan 10.000,00 TL olarak kabul edilmesinin bilirkişi raporlarına ve dosya kapsamına uygun görüldüğü, davacının asıl davada ve ıslah dilekçesinde tecavüzün ref’i ve men’ine karar verilmesi talep ettiği gözetildiğinde Mahkemece haksız rekabetin men’ine karar verilmekle tazminat talebinden ayrı ve müstakil bir dava konusu olan bu taleple ilgili davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, yine davacının belirsiz alacak davası açmayıp, kısmi dava açtığı anlaşılmakla, maddi tazminatın kalan kısmı için daha sonra birleşen davayı açmış olması nedeniyle dilekçe içeriğinden asıl davayla ilgili olduğu anlaşılan bedel artırım dilekçesinin dikkate alınmamasında da hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek asıl davanın kabulüne, davalının davacıya ait katalogda yer alan teknik resim ve çizimlerin ayniyete varan benzerlerini kendi kataloğunda kullanmak suretiyle oluşturduğu haksız rekabetinin men'ine, bu dosya yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, usulüne uygun olarak açılmış manevi tazminat davası bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davanın kısmen kabulüyle, 9.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, öncelikle davacının kataloğundaki fotoğraf ve çizimlerin FSEK kapsamında eser mahiyeti taşıyıp taşımadığı, değilse haksız rekabet hükümleri uyarınca davalı kataloglarının haksız rekabet teşkil edip etmediği ve buna göre haksız rekabetin ref'i men'i ve maddi manevi tazminat istemlerinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasındadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1.b bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dava, FSEK kapsamında eserden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile tazminat istemine ilişkindir. Birleşen davada ise asıl davaya ek olarak 26.782,52 TL'nin davalıdan tahsili istenmiş, Mahkemece birleşen davanın kısmen kabulüyle 9.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, 17.782,52 TL yönünden birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davacı yönünden reddedilen, davalı yönünden de kabul edilen maddi tazminata ilişkin birleşen davada verilen karar temyiz edilmiştir. Birleşen davada kabul ve reddedilen maddi tazminat Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kaldığından taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz istemlerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince asıl davaya ilişkin olarak verilen karara yönelik istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz istemlerinin MİKTARDAN REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince asıl davaya ilişkin verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harçların istekleri halinde ilgililere iadesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.