11. Hukuk Dairesi 2025/2296 E. , 2025/7498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1464 Esas, 2025/205 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akaryakıt satış ve servis istasyonunun işletilmesi için 29.07.2008 tarihli ... A.Ş. bayilik anlaşması ve protokolün akdedildiğini, davalı tarafın davacıya vermiş olduğu taahhütname ile fiilen akaryakıt satış faaliyetine geçtiği tarih başlangıç alınmak üzere anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olacak şekilde birinci yıldan başlamak kaydı ile yıllık asgari 2.000 metreküp beyaz mal almayı taahhüt ettiğini, yıllık mal alış miktarını gerçekleştirememesi halinde davacıya eksik kalan yıllık alım miktarı üzerinden beher metreküp için 80,00 USD kâr mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı ile davalı arasında akdedilen protokol kapsamında davalı tarafa 550.000,00 USD + KDV tutarında peşin satış destek primi ödemesi yapıldığını, ödemenin taraflar arasındaki anlaşmanın 5 yıl süreyle yürürlükte kalacağı esası göz önüne alınarak yapıldığını, davalı yanın akaryakıt istasyonunda 30.07.2009 tarihinde fiilen akaryakıt satış faaliyetine başladığını, taraflar arasındaki anlaşmanın davalı tarafından ... Noterliğinin 04.06.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 03.08.2013 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın 4 yıl yürürlükte kalması sebebiyle davacıdan tahsil edilen prim bedelinin 1 yıla isabet eden 110.000,00 USD + KDV'sinin iadesinin gerektiğini, davalının taahhüt ettiği miktarda ürün almadığını, eksik aldığı ürün miktarı için hesaplanacak kâr kaybını da davacıya ödemesi gerektiğini ileri sürerek tahkikat sonucunda davalı tarafa ödenen prim bedelinin kullanılmayan sözleşme süresine tekabül eden 129.800,00 USD'nin, eksik ürün ikmalinden doğan kâr kaybı alacağından şimdilik 10.000,00 USD'nin davalıdan ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup 02.03.2016 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile; davalının eksik ürün ikmalinden doğan kâr kaybı alacağına ilişkin talebinin şimdilik 75.000,00 USD’sinin davalıdan temerrüt (ihtar) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil olunarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 29.07.2008 tarihinde ... Anonim Şirketi Bayilik Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin süresinin, 12. maddesine göre imza tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, sözleşmenin eki olan protokolün özel şartlar başlıklı G maddesinde; davacı ...'nin davalı bayiye, akaryakıt satış ve servis istasyonunda anlaşma süresince ticari faaliyetine destek olması için, anlaşmanın imzalanmasını müteakip ve gerekli teminatların davalı bayi tarafından davacıya ibraz edilmesi şartıyla ve fatura karşılığında 550.000,00 USD + KDV peşin satış destek primi ödemesi yapacağı ve peşin satış teşvik priminin, sözleşmenin 5 yıl süre ile yürürlükte kalacağı esasına göre belirlendiği, davacı tarafından 550.000,00 USD + KDV'nin davalıya ödendiği ve davalının fiilen akaryakıt satışına 30.07.2009 tarihinde başladığı, sözleşmenin 03.08.2013 tarihinde sona ermesi sebebiyle 4 yıl süre ile yürürlükte kaldığından bahisle 1 yıla ilişkin peşin satış destek priminin iadesinin talep edildiği, sözleşmenin 12. maddesinde açıkça sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, mezkur maddede sözleşmenin süresinin fiilen uygulanmaya başladığı tarih itibariyle başlayacağına dair bir hüküm olmadığı gibi davalıya ödenen primin dayanağı olan protokol maddesinde de, primin sözleşmenin fiilen uygulanacağı süre esas alınarak belirlendiğine dair bir hüküm olmadığı, sözleşmenin 29.07.2008 imza tarihinde yürürlüğe girdiği, 03.08.2013 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla imza tarihinden itibaren 5 yıl süre ile yürürlükte kaldığı, bu kapsamda davacı tarafından iadesi talep edilebilecek bir peşin satış destek primi olmadığı anlaşılmakla bu talebin reddine, davacının eksik ürün alımı nedeniyle talep ettiği cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede; davalının sözleşmeye ek taahhütname ile, fiilen akaryakıt satışına geçtiği tarih başlangıç alınmak üzere anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olacak şekilde birinci yıldan başlamak kaydı ile yıllık asgari 2.000 metreküp beyaz mal almayı, yıllık mal alış miktarını gerçekleştirememesi halinde davacıya eksik kalan yıllık alım miktarı üzerinden 80 USD/ metreküp kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiği, alınan kök bilirkişi raporunda davalının sözleşmenin yürürlüğe girdiği 29.07.2008 tarihinden Temmuz 2019'a kadar ürün alımı yapmadığının ve bundan sonraki her yıl için alınan ürün miktarının 2000 metreküpün altında olduğunun tespit edildiği, ilk yıl hiç ürün alınmaması ve devam eden yıllarda da eksik ürün alınmasına rağmen davacı tarafından davalıya yapılmış bir ihtar ve ihtirazi kayıt olmadığı, buna göre davacının, davalı tarafından asgari alım taahhüdüne uyulmadığı gerekçesiyle, sonraki yıllarda mal tedarikine devam edilmiş olması sebebiyle, taahhütnameye dayanılarak önceki yıllara ait cezai şart isteminde bulunamayacağı, ancak son yıla dair cezai şart isteminde bulunulabileceği, alınan ikinci ek bilirkişi raporunda da sözleşmenin yürürlük tarihi nazara alınarak son yılın 29.07.20 12... .07.2013 tarihleri arasındaki alım miktarına göre hesaplama yapıldığı, davacının talep edebileceği cezai şart bedelinin 120.759,20 USD olduğu ancak ıslah dilekçesi ile 75.000,00 USD talep edilmiş olduğu anlaşılmakla ve davalı tarafça söz konusu cezai şart bedelinin ekonomik olarak mahvına sebep olacağı yönünde bir savunma ileri sürülmediğinden, talebin açıklanan miktar üzerinden kabulüne ve kabul edilen bedele temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesi gerektiği gerekçesi ile, davacının sözleşmenin kullanılmayan kısmına tekabül eden prim iadesi talebinin reddine, davacının eksik ürün alımından kaynaklı alacak talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 USD'nin 30.07.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan satış destek priminin sözleşmenin fiilen uygulanmayan dönemine tekabül eden kısmının iadesi ile eksik ürün alımı nedeniyle kâr kaybının tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akaryakıt satış ve servis istasyonunun işletilmesi için 29.07.2008 tarihli bayilik anlaşması, protokol ve ürün alım mıktarına ilişkin taahhütnamenin imzalandığı, davalı tarafın, Dairelerinin 17.06.2021 tarihli kaldırma kararına konu İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2018 tarih ve 2014/1035 E. - 2018/385 K. sayılı kararını istinaf etmediği, bu nedenle yerel mahkemenin davanın kısmen kabulü ile; 71.212,80 USD her ne kadar davacı tarafça kar mahrumiyeti olarak nitelendirilmiş ise de tonaj eksikliğinden kaynaklı cezai şart alacak talebinin oluştuğuna ilişkin tespiti ve kabul ettiği alacak talebi açısından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, alacağın 71.212,80 USD kısmı yönünden kararın kesinleştiği, davalı vekilinin eksik alım nedeniyle davacının ceza-i şart alacak talebinin yerinde olmadığına ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı yararına hükmedilecek nisbi vekalet ücretinin yabancı paranın dava tarihindeki ... Bankası USD efektif satış kuru üzerinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. göre hükmolunması gerektiği, mahkemece reddedilen miktar yönünden davalı lehine bu tespite göre vekalet ücretine hükmedilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin de yerinde görülmediği, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 12. maddesinde anlaşmanın müddetinin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl olduğu düzenlenmiş olup, sözleşmede, sürenin sözleşmenin fiilen uygulanmaya başladığı tarih itibariyle başlayacağına dair açık bir hüküm olmadığı gibi davalıya ödenen primin dayanağı olan protokolün G/2 maddesinde de, primin sözleşmenin fiilen uygulanacağı süre esas alınarak belirlendiğine dair bir hüküm olmadığı, sözleşmenin 29.07.2008 imza tarihinde yürürlüğe girdiği, 03.08.2013 tarihinde sona erdiği, 5 yıl süre ile yürürlükte kaldığı, dolayısıyla davacı tarafından iadesi talep edilebilecek bir peşin satış destek primi olmadığı dikkate alınarak mahkemece, bu talebin reddine dair verilen hükmün yerinde olduğu, davacının eksik ürün alımı nedeniyle kar kaybı talebinin cezai şart niteliğinde olduğu, davacı tarafın, davalının ihbarına kadar davalının eksik alımı nedeniyle çekince koymadan ifaya devam ettiği, davacı yanca sözleşmenin feshedilmeyerek ifanın beklendiği, davalının ihbarı üzerine sözleşme süresinin fiilen 5 yıllık süresinin bitimine 6 gün kala 23.07.2013 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshedip eksik ürün bedelini talep ettiği, ihtarnamenin de 26.07.2013 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye bağlı taahhütnamede açıkça eksik ürün bedelinin ödenmemesi halinde şirketin bu hakkından feragat ettiği anlamına gelmeyeceğine ilişkin düzenleme olmadığı bu kapsamda davacı tarafın, dosya kapsamında alınan 15.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davalının 7.960, 53... eksik alım yaptığının belirlendiği, eksik alınan ürün nedeniyle ödemesi gereken tutarın 636.842,40 USD olarak hesaplandığını, davacı tarafın dava dilekçesi ile, eksik ürün alımı nedeniyle şimdilik 10.000,00 USD talep ettiği ve ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 75.000,00 USD talep ettiği dikkate alınarak mahkemece de ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin, sonuç olarak mahkemece, davacının sözleşmenin kullanılmayan kısmına tekabül eden prim iadesi talebinin reddine, eksik ürün alımından kaynaklı alacak talebinin kabulüne dair kararının yerinde olduğu gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan satış destek priminin sözleşmenin fiilen uygulanmayan dönemine tekabül eden kısmının iadesi ile eksik ürün alımı nedeniyle kar kaybının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.