11. Hukuk Dairesi 2025/1628 E. , 2025/6301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1826 Esas, 2024/2083 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/311 E., 2022/168 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çiğ köfte sektörünün lider firmaları arasında yer aldığını, piyasada ve geniş halk kitleleri nezdinde "..." markası ile tanındığını, bu marka altında müvekkilinin 8 ayrı ülkede franchise verdiği şubelerinin sayısının 300’ü geçtiğini, müvekkili adına tescilli markaların kapsamlarında 29, 30, 35... . sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, davalı gerçek kişinin ise 2020.... "......" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı (MDB) tarafından kabul edildiğini ve başvurunun reddine karar verildiğini, bu defa davalı gerçek kişinin bu karara itiraz ettiğini, itirazı inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) bu itirazı yerinde görerek başvuru hakkındaki ret kararını kaldırdığını, YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların aynı/benzer/türdeş mal ve hizmetlerde kullanılacağını, markalarda ayırt edici niteliği en yüksek unsur olan “...” ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, bu durumun markaların karıştırılma ihtimalini doğurduğunu, ayrıca her iki tarafın da restoran işletmeciliği alanında faaliyet göstermesinin de iltibas tehlikesini arttırdığını, davalının kendisine marka olarak seçebileceği sayısız kelime varken "..." kelimesini tercih etmesinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2021-M-7067 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin zayıf bir ayırt edicilik içerdiğini, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hiçbir markasında "..." ibaresinin tek başına yer almadığını, başkaca unsurlarla birlikte kullanıldığını, bu ibareyi tek başına içeren 2019/... sayılı davacı ... başvurularının reddedildiğini, "..." ibaresini tek unsur olarak içeren markanın 35. sınıf hizmetlerde müvekkili adına tescilli bulunduğunu, yine "... ", "...", “... " ibareli markaların da müvekkili adına tescilli olduğunu, davacının tanınmış marka iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının şikayeti üzerine müvekkili hakkında görülen ceza davasında beraat kararı verildiğini, müvekkili başvurusunun kötüniyetli olmadığını, karşılaştırılan markaların genel görünümleri itibariyle de birbirlerine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin "... 3" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." asıl unsurlu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "..." ibaresinin belirgin olarak öne çıktığı, diğer yönden davalı gerçek kişinin başvurusunu yaptığı hizmetler ile davacıya ait markaların kapsamındaki hizmetlerin de aynı olduğu, yüksek benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşanabileceği, benzerlik nedeniyle her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü koşullarının oluştuğu, davacı tarafın "... " ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, tanınmışlık koşullarının da oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-7067 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2020/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen unsurların da başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, her ne başvuruda yer alan "..." ibaresinin, gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliği yüksek değil ise de asgari bir korumayı da haiz olduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29/04/2019 tarih, 2018/1601 E., 2019/3275 K. sayılı ilamında da, "..." ibareli marka ile "..." ibareli markalar arasında, gıda ürünleri yönünden karıştırılma tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, öte yandan ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı gerçek kişinin 2020/... sayılı "... " ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının “..." asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın MDB tarafından kabulü üzerine, başvuru marka sahibi davalı tarafından yapılan itirazın kabulü ile başvurunun reddi kararının kaldırılmasına ilişkin TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-7067 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, davacının marka başvurusunun reddine yönelik YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü isteminden ibarettir. Davalının 43. sınıflar için marka tescil başvurusu yaptığı “..." ibaresi ile gerek İlk Derece Mahkemesince ve gerekse de Bölge Adliye Mahkemesince benzer kabul olunan davalı gerçek kişiye ait “..." unsurlu markaları arasında tek benzerlik "çiğköfte" ibaresinden ibarettir. Söz konusu benzer ibarenin başvuru konusu ve redde mesnet markaların dahil olduğu sınıflar bakımından tanımlayıcı olduğu nazara alındığında benzerlik karşılaştırmasında esas alınması mümkün değildir. Öte yandan, markaların arasında düzenleme biçimi bakımından bir benzerlik söz konusu olmadığı gibi "çiğköfte" ibaresinin şekil unsurunun yanı sıra benzer fontta harflerle yazılmış olması ve kırmızı renk unsuru da, fontların ve renklerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı düşünüldüğünde benzerlik değerlendirmesinde nazara alınamaz. İbareler açıkça birbirinden farklı olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi çerçevesinde benzer kabul edilmeleri kanımca mümkün değildir. Şu halde, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişen kararına vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekir. Kararın onanmasına ilişkin Dairemiz çoğunluğunun düşüncesine katılamıyorum.