Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1483 E., 2025/6263 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1483 E., 2025/6263 K. (15.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1483
Karar No
2025/6263
Karar Tarihi
15.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/1483 E. , 2025/6263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1411 Esas, 2024/1802 Karar KARAR : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1057 E., 2023/406 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında devam eden bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, davalı aleyhine fatura alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak tüm alacaklarını ve gelirlerini 30.01.2018 tarihli temlik sözleşmesi ile ... T.A.Ş. ... Şubesine temlik ettiğini, takibe konu alacak nedeniyle davacı şirketin müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunulmasının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık taşıdığını, ayrıca takip talebinde istenilen faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının da taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, ana para ve tüm ferilerinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama devam ederken davalı vekilinin, dava açıldıktan sonra asıl alacağı ödediklerine dair dilekçe ve ekinde dekont ibraz ettiği, davacı vekilinin ise davalı tarafın davadan sonra asıl alacağı ödediğini, ancak icra vekalet ücreti ve masrafları ile icra inkâr tazminatının ödenmediğini beyan ettiği, davacının, elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, davalı tarafça takibe itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak dava açıldıktan sonra davalı tarafça icra takibine konu olan 613.230,58 TL asıl alacağın ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği, davacının işlemiş faiz ile alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, her ne kadar davacı taraf, davalı borçludan doğmuş ve doğacak alacaklarını dava dışı bankaya temlik etmiş ise de davalı tarafça ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yapılmakla davacının alacaklı sıfatını haiz olduğunu kabul etmiş sayılması gerektiği, nitekim davacı tarafça dosyaya bildirilen birçok icra dosyasına da davalı tarafından ödeme yapıldığı, bu nedenle davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu kabul etmek gerektiği, icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmekle konusuz kaldığı, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-4 45... /1077 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden ise davacı tarafça 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 25. maddesi hükmü uyarınca takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranı mevzuata uygun bulunduğu, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğu gerekçesiyle icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6917 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın alacağın takip tarihinden sonra işleyecek faiz dahil fer'ileri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden devamına, faturaya dayalı alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle davacı tarafın takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 122.543,99 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlik sözleşmesinin 9. maddesi gözetildiğinde davacının aktif husumeti bulunduğu, dava konusu alacağın yargılama sırasında ödendiği ancak icra masrafları ve ferilerinin ödenmediği anlaşılmakla Mahkemece itirazın iptali davasında ödenen asıl alacağın infazda dikkate alınması şeklinde karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında dava konusu yapılan icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6917 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak yönünden takipteki şartlarla devamına, davacının işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında 122.543,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, dava tarihinden sonra yapılan ödemenin infazda dikkate alınmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı