Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1466 E., 2025/6208 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1466 E., 2025/6208 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1466
Karar No
2025/6208
Karar Tarihi
13.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1466 E. , 2025/6208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2 Esas, 2025/95 Karar KARAR :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/836 E., 2024/944 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... numaralı ''...'' ibareli markasını, tescil tarihinden itibaren bu yana kullanmadığını, markanın, davalı şirket tarafından kullanılmamasına rağmen işgal edilmesinin diğer gerçek ya da tüzel kişiler açısından hak kaybına sebebiyet verdiğini, bu hususta bir gerçek ya da tüzel kişinin doğrudan bir zarar görmesi şartı aranmadığını ileri sürerek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9/1 hükmü uyarınca markanın iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; SMK'nın 26/2 hükmü uyarınca davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı adına tescilli veya başvuru aşamasında herhangi bir marka bulunmadığını, kullanmama nedeniyle iptal istemi için markanın ciddi bir biçimde kullanılmaması veya kesintisiz beş yıl süre ile kullanılmaması hallerinden birinin söz konusu olması gerektiğini, dava konusu marka bakımından bu hallerin gerçekleşmediğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına 2015/... başvuru numarası ile tescilli "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkini şartlarının oluştuğu, davalı tarafça ... numaralı markanın tescil kapsamında kalan mallar açısından Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığına yönelik delil bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın davacının iddialarının aksini kanıtlar nitelikte kullanıma yönelik herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davalı adına 2015/... tescil numarası ile kayıtlı ''...'' ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi uyarınca, marka sahibinin, tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markasını kullanmakla yükümlü olduğu, bu kullanımının SMK'nın 7/2 hükmünde öngörülen şekilde, yine 7/3 hükmü ve 9. maddenin 2 ve 3. fıkralarında belirlendiği biçimde gerçekleşmesi gerektiği, markanın kullanımından söz edilebilmesi için ciddi bir kullanım olması gerektiği, ciddi kullanım ibaresi SMK'da çok açık değil ise de, sadece markanın iptal edilmesini önlemek için göstermelik küçük ölçekte ve sembolik kullanmaların ciddi bir kullanım olmayacağı, yargılama konusu markayı, kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının, 2015/... sayılı dava konusu markayı, kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ciddi surette kullandığını ya da markasını ciddi surette kullanamamasının haklı bir sebebe dayandığını ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3ffeb99603b9acd3 2d0f94704cb02ba6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı