Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1383 E., 2025/6448 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1383 E., 2025/6448 K. (22.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1383
Karar No
2025/6448
Karar Tarihi
22.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1383 E. , 2025/6448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1175 Esas, 2025/40 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/138 E., 2022/70 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1937 yılında Tokyo'da kurulan, yarı iletken, mikromekatronik ve hassas saat teknolojisi geliştiren ve pazarlayan dünyanın en eski ve sektörde bilinen Japon menşeli elektronik parça üreticisi ve pazarlayıcısı olduğunu, davacının dünya çapında tescilli "..." ibareli markaları bulunduğunu, Türkiye'de davalı adına tescilli bulunan ... numaralı markanın 9, 14, ve 34. sınıfta, ... numaralı markanın 35. sınıftaki emtialarda tescilli olduğunu, ancak davalı tarafça bu markaların kanununda belirtildiği süre içerisinde kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli ... numaralı markanın 9, 14, ve 34. sınıfta, ... numaralı markanın 35. sınıftaki emtialarda kullanmama nedeniyle iptal edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1964 yılından itibaren saat sektöründe hizmet verdiğini, davacının "..." ibareli markayı taşıyan ürünleri ithal ve ihraç ettiğini, tescilli olduğu emtialarda kullandığını, 17.03.2020 tarihinde markayı devraldığını, dava tarihinin 16.06.2020 olduğunu, dava açma süresinin başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığı, dava konusu davalı adına tescilli ... numaralı markanın tescilli olduğu "güç kaynakları; aküler, güneş pilleri, piller, bataryalar, kesintisiz güç kaynakları" emtialarında ciddi ve kesintisiz kullanımının bulunduğu, sair emtialar yönünden ise marka tescilinden itibaren beş yılı aşkın süre geçtiği halde kullanımın ispatlanamadığı, dava konusu 2012/... tescil numaralı markanın ise tescilli olduğu 35.sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için güç kaynakları: piller, aküler, anot ve katotlar dahil bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) " hizmetleri bakımından ciddi ve kesintisiz kullanımının bulunduğu, sair hizmetler yönünden ise marka tescilinden itibaren beş yılı aşkın süre geçtiği halde kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın devri halinde yeni bir kullanma süresinin başlamayacağı, eski marka sahibi dönemi ile birlikte değerlendirme yapılması gerektiği, markanın ilk tescil tarihi ile süre hesaplanacağından, davalının sürenin başlamadığına yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı, ayrıca davanın kabulüne yönelik verilen hizmetler yönünden davalının kullanımını ispatlayamadığı, markanın devir alma tarihinin 17.03.2020, dava tarihinin ise 16.06.2020 olduğu ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre için bilirkişi heyetince inceleme yapıldığı, dava tarihinden geriye 5 yıllık süredeki tüm faturalara dayanılabileceği, Seizaken ibaresinin ürün markası olarak kullanılmadığı, bu süre içinde markanın devrolmasının inceleme yapılacak faturalara ilişkin kapsamı daraltmadığı, davalının marka devri öncesi faturalara da kullanım ispatı yönünden dayanabileceği, dosyaya sunulan yabancı firmalara ait yetki belgeleri, mal alış ve satış faturaları ile sevk irsaliyeleri incelendiğinde; davalı şirketin Hong Kong menşeili .... Limited ve ... Limited şirketlerinden ithalatını yaptığı yabancı marka kol saatlerinin toptan satışı faaliyetinde bulunduğu, söz konusu yabancı şirketlere ait yetki belgelerinde firma olarak birçok markaya saat ve saat yedek parça ihracatı yaptıkları, davalı tarafça sattıkları pil, saat ve saat mekanizmalarında genellikle “...” marka piller kullanıldığı ileri sürülmüş ise de bilirkişi tarafından incelenen 25/03/2020 tarihli 2.250,00 TL bedelli saat pili faturası, 27/04/2020 -21/05/2020-18/06/2020 tarihli ücretsiz pil değişimine ilişkin sevk irsaliyelerinin, davanın açıldığı 16/06/2020 tarihinden önceki 3 aylık süre içerisinde olduğu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 26/4 maddesi gereğince dikkate alınamayacağı, ciddi markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, faturalarda ki kullanımın da 09-14-34-35. Sınıflarda kullanımı ispat yönünden yeterli olmadığı, kullanım şekli itibariyle saat üzerindeki kullanım ile pil ürünü üzerindeki kullanım arasında farklılık bulunduğu, mal satışına ilişkin fatura örneklerinde ".....", ...." gibi başkaca marka saatlerin satıldığını o markaları ihtiva eden saat kutularının alındığını gösterir ibarelerin yer aldığı, davalının markasını ciddi şekilde tescilli olduğu emtialarda kullandığını ispat edemediği, davalı markasının kullanmama nedeniyle iptal koşullarının tamamen oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama nedeniyle markanın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı