Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1335 E., 2025/6369 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1335 E., 2025/6369 K. (20.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1335
Karar No
2025/6369
Karar Tarihi
20.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/1335 E. , 2025/6369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1425 Esas, 2024/1945 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/44 E., 2024/312 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mermer ocağı işletmeciliği yaptığını, 3383769 erişim numaralı maden ruhsatı için yapılan ihaleye eşi ...'nın temsilcisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti. adına katılarak ruhsatı almaya hak kazandığını, davalılar ... ve ...'ün mermer ocak işletmesi işi ile iştigal ettiklerini, aynı zamanda... Tic. A.Ş. ve .... San. ve Dış Tic. A.Ş. şirketlerinin yetkilileri olup ocağın devri için görüştüklerini, müvekkilinin ocağın devrine karşılık 3.000.000,00 USD istediğini ancak davalılar tarafından bu devir bedelinin nakden ödenmek istenmediğini, bunun üzerine taraflarca, mermer ocağının yeni kurulacak bir şirket bünyesinde çalıştırılması, maden ruhsatının yeni kurulacak şirkete devredilmesi, buna mukabil tüm maliyete davalıların katlanmasının kararlaştırıldığını, tüm masraflara ilk etapta davalıların katlanacak olması ve ocak kâra geçtikten sonra bu masrafların müvekkilinin kâr payından peyderpey mahsup edilecek olmasının müvekkiline cazip geldiğini, bu konuda taraflar arasında protokol imzalandığını, müvekkili ve davalı şahıslar tarafından ... Ticaret A.Ş. (... A.Ş.) kurularak, ... erişim numaralı maden ruhsatının bu yeni kurulan şirkete devredildiğini, yeni kurulan ... A.Ş.'nin hisse yapısının ön sözleşmeye uygun olarak eşit paylı kurulduğunu, davalılarca evrakta sahtecilik ve temsil yetkisinin aşılması suretiyle şirket adına iş ve işlemler gerçekleştirildiğini, davalıların şirketin pasifini arttırma ve aktifini olduğundan az göstermeyi amaçladıklarını, davalı yönetim kurulu üyelerinin haksız fiil niteliğindeki eylemleri sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca haksız rekabet yasağına aykırı davranıldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 549 - 560. maddeleri uyarınca müvekkilinin uğradığı zarar tespit edilinceye kadar belirsiz alacak olarak şimdilik 200.000,00 TL'nin ticari faiz işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın aktif dava ehliyeti, pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi uğranılan zarar ile müvekkillerinin bir bağı olmadığını, dolaylı zararların olduğu dönemde, davacının da yönetim kurulu üyesi olduğunu, tüm şirket faaliyetlerinin davacının muvafakatiyle gerçekleştirildiğini, davalı ... Madencilik A.��. ile davacının ortağı olduğu ... A.Ş. arasında imzalanan kira sözleşmesinde davacının imzası olduğunu, yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin sorumluluk davası açamayacağından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yine davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının iddia ettiği gibi davalılar arasında müteselsillik durumu olmadığını ve birbirlerinin eylemlerinden aynı davada haksız fiil sorumluluğundan yargılanamayacaklarını, müvekkili şirketlerle, diğer davalılar arasında hukuka aykırı hiçbir eylem olmadığı gibi örtülü sermaye transfer, evrakta sahtekarlık veya gizli kapaklı bir haksız fiil eylemi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ruhsat bedelini tahsil edemediğine dair beyanı yönünden öncelikle ruhsat dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'ne (davacının eşinin hissedar olduğunu beyan ettiği şirket) ait iken, dava dışı ... A.Ş.'ye devredilmesi karşısında, ruhsat bedelinin davacının doğrudan zararı olmadığı, ... A.Ş.'nin asılsız faturalarla diğer şirketlere borçlandırılmasının da şirketin doğrudan, ortakların ise dolaylı zararı niteliği taşıdığını, ... A.Ş.'ye ait mermer blokların düşük bedelle satılması, tahsilatların elden yapılması iddiası yönünden de aynı hususun geçerli olduğu, davacının, sermaye koyma tehlikesi ile karşı karşıya bırakılarak doğrudan zarar gördüğünü de iddia ettiği, şirket sermayesinin artırılmasına ve davacının yönetimden çıkarılmasına dair alınan genel kurul kararlarına ilişkin, davacının İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/2 20... Esas sayılı dosyalarda iptal davası açtığı, davacının somut olarak, davalıların sebebiyet verdiği eylemler sebebiyle fazladan şirkete sermaye koymasının henüz söz konusu olmadığı, davalıların ruhsat bedelini ödemeyi geciktirmek için şirketi borçlandırdıkları iddiasını doğrudan zarar olarak nitelendirilemeyeceği, davalı şirketler yönünden, yöneticinin sorumluluğu hükümlerinin işletilemeyeceği, davalı şirketlerin davacı ortak ile ticari, hukuki hiçbir bağının olmadığı, davalı şirketler ile ... A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkide davalıların ... A.Ş.'ye verdiği zararlar için, ... A.Ş.'nin dava açma hak ve yetkisine sahip olduğu, davacının doğrudan bu şirketlere dava açıp kendisine ödeme yapılmasını talep edemeyeceği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından ileri sürülen tüm zarar iddialarının şirketin gerçek kişi davalı şirket yöneticilerinin kendi şirketleri olan davalı şirketler aracılığıyla yüksek bedelli makine kiralamaları, satışlar yapılarak zarara uğratıldığı, usulsüz işlemler yapıldığı iddiasına dayandığı, devredilen mermer ocağı ruhsatının dava dışı... Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğu, ruhsatın davacı ve gerçek kişi davalıların ortağı bulunduğu ... A.Ş.'ne devredildiği, davalı şirketler aracılığıyla usulsüz işlemler yapıldığının ileri sürüldüğü; sermaye artırımı kararı için açılan iptal davasının ise halen devam ettiği anlaşılmakla davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirket ortağı tarafından davalılar limited şirket müdürü ve ortaklarının sorumluluğu kapsamında oluştuğu ileri sürülen şirket zararının davalılardan tazminine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın ilerde haksız çıkan taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta bir hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bent uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının üçüncü bendinde yer alan "Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere “6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan, 2023/... dosya numaralı, 2023/... büro dosya numaralı arabuluculuk dosyası için 3.200,00 TL, 2023/... başvuru numaralı, 2023/... büro dosya numaralı arabuluculuk dosyası için 3.200,00 TL olmak üzere toplam 6.400,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8f4d354794ffeee4 08e4e8f9e14fb2c0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı