11. Hukuk Dairesi 2025/1082 E. , 2025/5879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1741 Esas, 2024/1996 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/51 E., 2022/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2019/67722 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa redde mesnet markalar ile müvekkili şirket marka başvurusunun yazım şekli ve anlam itibariyle birbirinden farklı olduğunu, “...” kelimesinin herkes tarafından bilindiğini ve farklı sektörlerde de kullanıldığını, kelimenin İtalyanca “çocuk” anlamına geldiğini, ayrıca yavru geyikleri nitelendirmede sıklıkla kullanıldığını, ayırt edicilik gücünün zayıf olduğunu, müvekkili şirket markasının özgün olarak ortaya çıkarıldığını, “...” kelimesinin marka başvurusundaki şekli (yavru geyik) ifade ettiğini, ilaveten müvekkili şirketin kurucularının isimlerinin kısaltması olan “...” harfleri ile “tekstil” ibaresi eklenerek oluşturulduğunu, müvekkili şirketin “... tekstil + şekil” markasıyla 2011 yılından beri faaliyet gösterdiğini, markasının ayırt ediciliğinin de yüksek olduğunu, müvekkili şirket tekstil ağırlıklı faaliyet gösterirken davalı şirketin faaliyet alanının “ayakkabı, çanta, terlik” olduğunu, davalı şirketin bireysel müşterilere, müvekkili şirketin ise daha çok kurumsal müşterilere hitap ettiğini, markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, redde mesnet markalar ile müvekkili şirket marka başvurusunun asli unsurları arasında bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-10656 sayılı kararının kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır ayakkabı, deri, çanta, terlik sektöründe faaliyet gösteren yüksek tanınırlık sahibi bir şirket olduğunu, müvekkili şirket markalarının da tanınmış olduğunu, davacı şirketin marka başvurusunun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı tarafın müvekkili şirket markalarının bilinirliğinden ve tanınmışlığından faydalanarak aynı ve benzer sektörlerde faaliyet göstermek istediğini, başvuru markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, “...” ve “...” ibareleri arasında benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirket markası ile çok benzer olan markayı seçmesinin davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu, davacı şirket markasına eklenen “-na” ekinin başvuru markasına hiçbir ayırt edicilik sağlamadığını, “...” ibaresinin “...” markası ile iltibas teşkil ettiğine dair Yargıtay ilamı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin, karşı görüş dilekçesi sunarak, "medikal üniforma, okul giyim eşyaları, iş elbiseleri, iş güvenliği ve iş ekipmanları" emtiaları bakımından davalı markalarının kullanıldığına dair “kullanım ispatı” talebinde bulunduğu, davacıya ait markanın başvuru tarihinin 17.07.2019 olduğu, buna göre davalıya ait 2000/172 43... /08573 sayılı markalar kullanım ispatına tabi iken 2013/1083 78... /108894 sayılı markaların ise dava konusu markanın başvuru tarihinde 5 yıldır tescilli olmadığı; davalı itiraz sahibi şirketin dosyaya kullanıma ilişkin herhangi bir bilgi/belge sunmadığı, dolayısıyla, davalı markalarında yer alan "medikal üniforma, okul giyim eşyaları, iş elbiseleri, iş güvenliği ve iş ekipmanları" emtiaları hariç tutularak, emtia benzerliği değerlendirmesi yapılması gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemeye göre dava konusu edilen mal ve hizmetlerin tamamı yönünden “emtiaların aynı/aynı tür, benzer ve/veya ilişkili olması” şartının sağlandığı; dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, itiraza mesnet markaların ise “...” ve "..." ibarelerini içerdikleri; taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, farklılık taşıyan harfin/harflerin, dava konusu markanın son harfinden/harflerinden kaynaklandığı, Türkçenin soldan sağa okunan bir dil olması nedeniyle sonda yer alan farklılığın, kelimenin başında oluşacak farklılığa göre daha az dikkat çekeceği, tek/iki harften oluşan farklılığın, ayırt edicilik için yeterli katkıyı sunamadığı, dava konusu markada yer alan tali nitelikteki “tekstil” ibaresinin dava konusu emtialar bakımından tanımlayıcı olduğu, dava konusu markada yer alan “geyik” şeklinin ise kavramsal olarak davalının “...” markalarına atıf yaptığı, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça kullanım ispatı talep edilen ve davalı şirket tarafından bu konuda delil sunulmayan "medikal üniforma" mallarının 10. sınıf, "iş güvenliği ve iş ekipmanları" mallarının 09. sınıf kapsamında kaldığı ve söz konusu malların davacının kendi marka başvurusu kapsamında da bulunmadığı, yine delil sunulmayan 25. sınıftaki "okul giyim eşyaları ve iş elbiseleri" yönünden ise davalı şirketin kullanım ispatına tabi olmayan markalarının bulunduğu, bu kapsamda yapılan emtia benzerliği değerlendirmesine göre, taraf markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu başvurunun esas unsuru olan "..." ibaresi ile davalı şirketin itiraza mesnet markalarının esas unsuru "..." ve "..." ibareleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira markalar arasında tek-iki harf farklılığının başvuruyu itiraza mesnet markalardan yeterince uzaklaştırmadığı, başvuru markasındaki ... figürünün de ortak "..." ibaresine atıf yaptığı, ortak "..." ibaresinin çekişmeli emtialar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunun da söylenemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.11.2022 tarih ve 2021/4291 E., 2022/8317 K. sayılı kararında "..." ibaresini davalının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının "..."" ibareli başvurusuna karşı, davalı şirketin "..." ve "..." asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-10656 sayılı kararının kısmen iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0ac008a54cef2d68 95fee59b888f5eac