11. Hukuk Dairesi 2024/820 E. , 2025/1594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1750 Esas, 2023/1830 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/497 E., 2020/318 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/39 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.03.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı ... A.Ş. vekili Avukat ..., davalı ... Çelik Boru A.Ş. vekili Avukat ..., davalı ... Sigorta vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Enerji'ye ait Giresun ... Mahallesi ... Mevkiindeki Kayaköprü 1 ve Kayaköprü 2 Hidroelektrik Santrallerini (HES) makine hasarı ve kar kaybı risklerine karşı sigortaladığını, 07.01.2015 günü sigortalı tesisteki cebri borularda patlama ve bunun sonucunda oluşan heyelan, toprak kayması ve su baskını nedeniyle santralde büyük maddi hasar oluştuğunu, tesisin çalışamaz hale geldiğini ve buna bağlı olarak kâr kaybı oluştuğunu, yapılan incelemede patlamanın davalı ....’den alınan cebri borudaki spiral kaynak hataları sebebiyle olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından sigortalısına kâr kaybı olarak 1.739.314,57 USD, maddi hasar bedeli olarak 863.433,90 USD olmak üzere toplam 2.602.748,47 USD ödendiğini, sigortalısının dava ve talep haklarına halef olduğunu, davalıya gönderilen ihbarnamelere rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek müvekkilince sigortalısına ödenen toplam 2.602.748,47 USD tazminatın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ve diğer fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Enerjiye ait Giresun .... Mahallesi .... Mevkiindeki Kayaköprü 1 ve Kayaköprü 2 Hidroelektrik Santrallerini (HES) makine hasarı ve kâr kaybı risklerine karşı sigortaladığını, 07.01.2015 günü sigortalı tesisteki cebri borularda patlama ve bunun sonucunda oluşan heyelan, toprak kayması ve su baskını nedeniyle santralde büyük maddi hasar oluştuğunu, tesisin çalışamaz hale geldiğini ve buna bağlı olarak kâr kaybı oluştuğunu, yapılan incelemede patlamanın ....’den alınan cebri borudaki spiral kaynak hataları sebebiyle olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından sigortalısına kâr kaybı olarak 1.739.314,57 USD, maddi hasar bedeli olarak 863.433,90 USD olmak üzere toplam 2.602.748,47 USD ödendiğini, sigortalısının dava ve talep haklarına halef olduğunu, zararın tazmini için ... ... A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/497 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ....A.Ş. tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu boruların ... Çelik Boru San. A.Ş. tarafından üretildiği iddiasının ileri sürüldüğünü, diğer davalı ... Sigorta'nın ise ... Çelik .. A.Ş.'nin üretim sorumluluğunu teminat altına aldığını, toplam 2.602.748,47 USD'nin tahsili amacıyla davalılar hakkında İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2017/50 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek takibe itirazın iptaline ve takip meblağına dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ve tüm fer'ileri ile birlikte takibin devamına, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacının sigortalısı olan dava dışı ... Enerji A.Ş. arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu şirket için boru imalatının yapılmadığını, 24.03.2010 tarihli sözleşmede boru satışı yapılan şirketin ... Çelik Hasır ve Demir Mam. San. Tic. A.Ş. olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, 2010 yılında boru satışı yapılan dava dışı ... Çelik Hasır ... A.Ş. tarafından müvekkiline sözleşme konusu borular yönünden süresi içerisinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, 24.03.2010 tarihli sözleşme ile müvekkilinin çelik boruların temini işini üstlendiğini, boruların ... Çelik Boru San. Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak ... Çelik A.Ş.'ye satıldığını, bu boruların imalatçısının ... Çelik Boru San. A.Ş olduğunu, davaya konu hasarın spiral kaynaklı cebri borunun imalatı nedeniyle oluşmuş olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından alınan raporun konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmadığını, barajın 2013 yılında devreye girdiği ve 2015 yılına kadar sorunsuz kullanıldığını, boru imalatından kaynaklı bir hata olması halinde bu kadar uzun süre barajın kullanılmasının mümkün olmayacağını, boruların TSE standartlarına göre üretiminin yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ... Çelik....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, derdestlik itirazında bulunduğunu, müvekkili ile ... Çelik A.Ş. arasında ticari ilişki bulunmadığını, davada bahsi geçen firmalara imalat yapmadığını ve bu firmalara boru teslim edilmediğini, ... Çelik firmasının müvekkilinden talep ettiği şekil ve özellikte boruların imâl edildiğini, dava konusu barajda patlayan boruların müvekkili tarafından imâl edilmediğini, patlayan borunun X80 kalite çelik kullanılarak imal edildiğini, ancak müvekkilinin .... Çelik firmasına bu kalitede boru satmadığını, ticari kayıtlarda müvekkilinin üretmiş olduğu borulara ilişkin illiyet bağı kurulamadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalısının bildirim ve gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Kayaköprü Hes Projesinin cebri boru montajı teknik şartnamesine uygun yapılmadığını, yine cebri boru ile ilgili DSİ Teknik Şartnamesine uygun imalat yapılmadığını, spiral kaynaklı boru kullanılarak sözleşmenin esastan ihlal edildiğini, davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen poliçe düzenleme tarihinin dava konusu olayın oluş tarihinden sonra olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen davada davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketleri arasında imzalanan rücu protokolü gereği davacının müvekkiline yazılı başvuru yapmadan icra takibi başlatma hakkı olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemelerin Ex-Graita ödeme niteliğinde olabileceğinden halefiyete dayalı rücuya konu edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu hasarla ilişkilendirilen boruların sigortalısı .... tarafından üretilmediğini, müvekkilinin sigortalısına ait olmayan borular için herhangi bir teminat sağlamadığını, bu nedenle gerçekleşen hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, hasarın gerçek nedeninin üretim kaynaklı değil, uygun olmayan boru kullanımı ve uygun olmayan teknik uygulamalar olduğunu, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporlarının tek taraflı hazırlandığını, müvekkili yönünden faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede yer alan muafiyet şartı uyarınca davacı lehine karar verilmesi ihtimalinde müvekkili yönünden muafiyet indirimi uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarıyla davacının sigortalısı olan .... ... A.Ş.'nin yüklenicisi olduğu baraj inşaatında meydana gelen patlamanın, davalı .... ... A.Ş. tarafından temin edilen ve davalı ...... A.Ş. tarafından üretilen borulardan kaynaklı olmadığı, patlamaya sebebiyet veren boruların incelenmesi imkânı olmamakla birlikte davacının delil olarak dayandığı UGATEM tarafından hazırlanmış rapor ile Prof. Dr. .... tarafından düzenlenen raporlarda, patlamaya neden olan boruların X80 kalite çelik boru olduğunun ifade edildiği, davalı tarafların imal ve tedarik ettikleri borular arasında bu kalite çelikle üretilmiş boru bulunmadığı, .......A.Ş.'nin baraj inşaatında kullandığı boruların esasen ihbar olunan .........A.Ş. tarafından temininin üstlenildiği,.......A.Ş.'nin boru temini için davalı .... ... A.Ş. ile 24.03.2010 tarihli sözleşme yaptığı, ancak bu sözleşmede X80 kalite çelik boru yer almadığı, dolayısıyla davalıların meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen dava itirazın iptali davası olup takip ve davaya konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının haksız ve aynı zamanda kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden birleşen davada davalı tarafın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı .......A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, asıl ve birleştirilen dosyada, tedarikçi ve üretici davalı şirketlerden 2010 yılında satın alınarak patlamanın gerçekleştiği santralde kullanıldığı belirtilen boruların, 2015 yılında meydana gelen patlama sonucu hasara neden olduğu, meydana gelen hasarla illiyet bağının bulunduğunun davacı ... tarafından ispatlanamadığı, dosya içerisindeki olay sonrasında düzenlenen ekspertiz rapor içeriği, ekspertiz raporu için özel olarak alınan İTÜ öğretim üyesinin düzenlenmiş olduğu rapor, dava dışı UGETAM tarafından hazırlanan muayene raporu, olay sonrasında dava dışı sigortalı şirket yetkilileri tarafından çekilen olay yeri fotoğrafları ve özellikle davalı şirketlerin teklif ile üretmiş oldukları ve tedarik ettikleri boruların sevkine dair sevk irsaliyesi ve faturalar kapsamında hasara neden olduğu tespit edilen borularla aynı olmadığı, üretime konu boru malzemesinin X70 kalitede borular olmasına rağmen hasar gören boru malzemesinin X80 kalitede boru olduğunun tespit edildiği, davalı şirket/şirketlerin üreterek/tedarik ederek sigortalı şirkete teslim etmiş olduğu boruların ayıplı üretiminden kaynaklanan rizikoya neden olduğu ve hasarın meydana gelmiş olduğu davacı ... tarafından ispat edilemediğinden davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği, davacı vekili tarafından her ne kadar yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken mevcut raporla yetinilmiş olduğu, raporun yetersiz olduğu iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunun heyet tarafından hazırlandığı, ifade edildiği üzere üretici firmaların ürünlerini sevk ettiği irsaliye bilgilerindeki ürünlerin farklı olması nedeniyle yeniden alınacak bilirkişi raporunun sonuca etkili olmayacağı, ayrıca bilirkişi ek raporunda ifade edildiği üzere, davacı tarafça hasarlı olduğu iddia edilen borunun incelenmesi talebine rağmen bilirkişi heyetine boru teslim edilmediği, hasardan kısa süre sonra ekspertiz raporu öncesinde alınan öğretim üyesi tarafından düzenlenen rapor ve muayene raporunun da bilirkişi heyet raporuna aykırı olmadığı, esasen hükme esas alınan bilirkişi heyetinin de söz konusu rapordaki tespitlerden yararlandığı, bu nedenle davacı vekilinin aksine istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hüküm tarihi olan 2020 yılına ait AAÜT genel hükümlerinin 13. maddesinde yer alan "(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi kapsamında Mahkemece takdir edilen maktu vekâlet ücretinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ve asıl davada davalı.....Boru Sondajcılık Tur. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, geniş kapsamlı makine kırılması poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin tedarikçi firmadan rücuen tahsili istemine, birleşen dava ise geniş kapsamlı makine kırılması poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin üretici firmadan ve üretici firmanın ürün sorumluluk sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.