Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/617 E., 2025/1362 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/617 E., 2025/1362 K. (27.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/617
Karar No
2025/1362
Karar Tarihi
27.02.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/617 E. , 2025/1362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1563 Esas, 2023/1892 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/36 E., 2022/187 K. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalılar vekilleri ve Şirket Kayyımı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.02.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Kürşad Durukan ile davalılar ... ve İsa Görsoy vekili Avukat Atilla Tatar dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; her iki davalı gerçek kişinin müvekkilini dolandırmak kastı ile ortak hareket edip sebepsiz zenginleşme niyeti ile senet, para ve arsa olarak aynı zamanda şirketin içerisini boşaltarak müvekkilini zarara uğrattıklarını, müvekkilinin uzun zamandır Amerika'da yaşadığını, emlakçı ... aracılığı ile şirkette bulunan ...'un hisselerini satın almak üzere anlaştıklarını, limited şirket pay devri sözleşmesi ile ...'un 2000 payını devir aldığını, taraflar arasında yapılan anlaşma çerçevesinde müvekkilinin Ziraat Bankası'na şirketin borcu olan 1.621.000.000 TL'lik bonoyu (sadece rakam kısmı yazılı diğer kısımları boş olarak) teminat olarak verdiğini, bir arsayı davalı ...'a devrettiğini, şirketin borcunun ödenmesi için çeşitli gayrimenkullerin devrinin yapıldığını, davalılardan ...'un şirkete teminat olarak verilen ve borç doğurmayan bonoyu kendi adına doldurarak Ordu İcra Dairesi'nin 2017/53702 E. sayılı dosyası ile sanki kendisi alacaklıymış gibi icraya koyduğunu, davalı ...'un şirketin içini boşalttığını, şirketin tek ticari işletmesini müvekkiline sormadan sattığını, şirketi boşaltarak müvekkilin mal varlığını kendi üzerine geçirmeye çalıştığını, 4 katlı talebe yurdunu ve arsasını Uyar Kardeşler Tekstil Gıda Ticaret Anonim Şirketi'ne sattığını ileri sürerek bedelsiz senedin iptali ile müvekkiline iadesine, davalı ... aleyhine tazminata, icra takibinin ve cebri satışın tedbiren durdurulmasını, 4 katlı talebe yurdunun ve arsasının serbest piyasa alım, satım değerinin tespiti (sonradan harcı tamamlamak kaydı ile fazlaya ilişkin haklar saklı) ile %50 değerinin müvekkilinin alacağı olduğunun tespit edilerek bu bedelin müvekkiline satış tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödenmesine, 4 katlı yurt binasının değerinin %50 değerinin ve müvekkilinin şirkete ödediği bedellerin (952.880,00 TL'nin) davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... yönünden davacının 1.621.000,00 TL’lik borcunu bankaya veya ...’a ödemediğini, taşınmaz satışlarından ...’a ödeme yapıldığına dair imzalı bir belge sunulmadığını, şirkete ödenen miktarlar ile şirket payının ...’dan tahsiline yönelik taleplerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... yönünden davacının sözleşme ve ortaklık hukukundan kaynaklanan borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle ...’un şirkete ait taşınmazı 2.100.000,00 TL bedelle satarak şirketin borçlarını ödediğini, talep edilen 952.880,00 TL’nin muhatabının ... olmadığını, şirket ortaklığından kaynaklanan söz konusu talebin, şirketin tasfiye ile sonlandırılması yönünde dava açılmadan ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takip dayanağı senedin teminat amaçlı verildiği iddiasını söz konusu senede açıkça atıf yapan bir yazılı belge ile ispat edemediği, davacı ile davalı arasında yapılan 31.10.2016 tarihli protokolde de bu hususta bir ibare bulunmadığı, protokolde davalının hissesini 2.000.000,00 TL bedel mukabilinde davacıya sattığının, davacının şirketin 1.621.00,00 TL'lik banka kredi borcunu üstlendiğinin ve davacıya ait 818 ada 3 parsel sayılı taşınmazın diğer şirket ortağı davalı ...'ya devredildiğinin belirtildiği, protokol hükümlerinden 2.000.000,00 TL hisse devir bedeline 1.621.000,00 TL kredi borç ödemesinin de dahil olduğunun anlaşılmadığı, alacaklı davalının davacının iddialarını kabul etmediği, davacının takibe konu borcu ödendiğini ispat edemediği, davacıya yemin delili hatırlatılmış ise de davalıya yemin teklifinde bulunmadığı, açıklanan sebeplerle menfi tespit isteminin reddine karar vermek gerektiği, davacının Ordu İli, Altınordu İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi 818 ada 3 parsel sayılı taşınmazını (payını) 30.10.2016 tarihinde 85.000,00 TL bedelle, 816 ada 13 parsel sayılı taşınmazını (payını) 23.11.2016 tarihinde 72.000,00 TL bedelle davalı ...’a (bizzat) satarak devrettiği, 819 ada 6 parsel sayılı taşınmazını (payını) 28.11.2016 tarihinde 80.000,00 TL bedelle Alper Kaptan'a (...'yu vekil kılarak) satarak devrettiği, esasen 818 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ile davalı ... arasındaki şirket hisse devrine ilişkin 31.10.2016 tarihli anlaşma doğrultusunda davalı ...'ya devredildiği, bu taşınmazların davacının iddia ettiği gibi şirket borçlarının ödenmesi, davalının Alper Kaptan'a olan borcuna karşılık devir edildiği iddiasının ve davalıya (toplam 952.880,00 TL) para verildiğinin ispat edilemediği, davalı ...'nın iddiayı reddettiği, davacıya yemin delili hatırlatılmış ise de yemin teklifinde bulunmadığı, şirkete ait Ordu İli, Altınordu İlçesi, Cumhuriyet Mahallesinde 820 ada 17 parsel üzerinde bulunan dört katlı öğrenci yurdunun ve arsasının, davacının rızası dışında davalı ... tarafından satılmasından dolayı oluşan zararın, davacının kendisine ödenmesine değil, ancak şirkete ödenmesini talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine, menfi tespite konu alacağın %20'si oranında 324.200‬,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmek üzere gösterilen teminattan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı şirket kayyımı tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra ve dava konusu yapılan 1.621.000,00 TL bedelli bonoda teminat senedi olduğuna yönelik bir kaydın bulunmadığı, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilemediği, davacının adına kayıtlı taşınmazların satış bedeli ile şirket borçlarının ödenmesi amacıyla davalı ...'a 952.880,00 TL para verdiğini ispat edemediği, davalı şirkete ait dört katlı öğrenci yurdunun ve arsasının, davacının rızası dışında davalı ... tarafından satılmasından dolayı oluşan zararın, ancak şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesinde, davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı şirket kayyımı tarafından ileri sürülen istinaf istemlerinin ayrı bir uyuşmazlığın konusunu oluşturduğu gerekçesiyle davacı ve davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı şirket kayyımı tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit, tazminat ve alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, davalı şirketin ve davalılar ... ile ...'un temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Kadir Görsoy ve İsa Görsoy'a verilmesine, keza takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı