11. Hukuk Dairesi 2024/5991 E. , 2025/1697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1829 Esas, 2023/1074 Karar HÜKÜM : Esastan ret BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/641 E., 2012/238 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.03.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan asıl davada davalılar ... İnşaat Ltd. Şti., ..., ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin asıl borçlu sıfatıyla, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borcunun, davalı borçlulara keşide olunan kat ihtarına rağmen ödenmediğini, kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek davalı borçluların icra takip dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini davalıların müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi asıl borçlusu tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren % 39 faiz uygulanmak sureti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında dava değerini 5.000.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava konusu icra takip dosyasında asıl alacağa, işlemiş faize, BSMW ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede faiz oranının belirtilmediğini, davacı bankanın faiz oranını tek taraflı olarak fahiş miktarda belirlediğini, haklı görülmeyecek bir orana yükseltip borç bildirim ihtarı gönderdiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının dayanak yaptığı sözleşmede davalının kefil olarak imzasının bulunmadığını, imzasını borçlu şirket adına vekaleten/temsilen attığını, ancak davacının, bilahare davalı ismini yazarak kefil statüsüne sokmak istediğini, davalının kredi sözleşmesinin kabul edilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ihtarnamelere itiraz ettiğini, kefil olunan kredi sözleşmesinin sona erdiği için sorumluluğun ortadan kalkacağını, kefillik sözleşmesi sonrasında oluşturulan yeni kredi sözleşmelerine dayalı olarak sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen davada diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen asıl davada davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine faiz ve ferilerine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin 4.140.082,96 TL işlemiş faiz, 207.004,14 TL %5 BSMV, 921,53 TL noter masrafı olmak üzere toplam 4.348.007,63 TL üzerinden ve itiraz edilmeyerek kesinleşen 84.232.457,04 TL asıl alacağa takip tarihinden işleyecek %39 oranında temerrüt faizi uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada ise ıslah gözetilerek davanın kabulü ile 5.000.000,00 TL'nin 16.04.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek %39 faiz ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davalı ...'nun istinaf aşamasındaki adli yardım talebinin değerlendirildiği, 21.02.2023 tarihli ara karar ile muhtıranın kendisine tebliğinden sonra, muhtırada belirtilen kesin süreden sonra adli yardım talebinde bulunulduğu, bu itibarla adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itirazın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince kesin olarak reddedildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 344. maddesi gereği eksik nispi istinaf karar harcının verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması sebebiyle aynı Kanun’un 352. maddesinin tanıdığı yetki ve göreve dayalı olarak ve usul ekonomisi de gözetilerek HMK'nın 344. maddesi gereği davalı ...'nun istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl davada istinafa başvuran davacı ile davalılar vekilinin, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. 13.09.2024 tarihli ek karar ile, muhtıraya rağmen temyiz harçlarının yatırılmaması nedeniyle davalılar ..., ..., İnşaat Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek karar, asıl davada davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde işlemiş faize ve faiz oranına vaki itirazın iptali, birleşen dava ise; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.HMK'nın 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. HMK'nın anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır. Bölge Adliye Mahkemesi, davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine harç ve giderlerin eksik yatırılması sebebiyle davalılar vekiline eksikliğin giderilmesi için usulüne uygun olarak hazırlanan muhtırayı 21.07.2024 tarihinde tebliğ etmiş, yasal sürede harç ve giderlerin yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 13.09.2024 tarihli ek karar ile davalı ..., ..., nşaat Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. 2.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar ..., ..., İnşaat Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.09.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 11.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c8ebc49a56f0e975 8fd21854bb74617b