11. Hukuk Dairesi 2024/5360 E. , 2025/3473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/885 Esas, 2024/1140 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/115 E., 2022/26 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ''www.hepsiburada.com'' e-ticaret sitesi üzerinden faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, 1998 yılından beri faaliyet gösterdiği tüm alanlarda "hepsi" ibareli markalarını kullandığını, davalı gerçek kişinin "HEPSİ KÖYÜMDEN'' ibareli marka başvurusuna müvekkilinin itirazının nihai olarak reddedildiğini, markaların benzer olduklarını, dava konusu markanın tescilinin müvekkili markalarının ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, davalı şahsın marka tescil başvurusunda iyi niyetli olmadığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) kararının iptalini, başvuruya konu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden farklı olduğunu, tüketicide bütünüyle bırakılan izlenim de dikkate alındığında markaların benzer olmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin de doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının asli unsurunun “köyümden” ibaresi olduğunu, “hepsi” zamirinin herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacı markalarının da tek başına “hepsi” kelimesinden değil bu kelimenin yanına eklenmiş sözcükler ile oluşturulduğunu, “hepsi” kelimesinin herkesin kullanımına açık tutulması gerektiğini, taraf markalarının farklı mal ve hizmetleri kapsadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “HEPSİ+sözcük” unsurları ile oluşturduğu seri marka ailesi ve yine “hepsiburada” şeklinde doğrudan tanınmış markasının varlığı karşısında, taraf markaları arasında aynı ya da benzer olarak görülen 30. ve 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı bakımından, dava konusu "HEPSİ KÖYÜMDEN'' esas unsuru ile oluşturulmuş markanın da davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yönünde algı yaratabileceği, piyasa koşullarında firmaların, bilinen markalarının sonuna yeni ekler getirerek markalarını güncelledikleri ve farklı ürün ve hizmet seçenekleri için bu şekilde seri marka yaratma yoluna gittikleri gerçeği karşısında, davacı markaları ile aynı ya da benzer mal ve hizmet grubunda tescil edilmek istenilen dava konusu marka ile bahsi geçen mal ve hizmetlerde karşı karşıya kalan tüketicinin taraf markalarının aynı iktisadi-idari kaynağa ait olduğunu düşünebileceği, dava konusu başvuru ile davacı markalarını gören, işiten tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın istemsiz bir şekilde davacı yanın yeni bir ürün ya da hizmetinin adı olduğunu düşünebileceği, taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyinin, bütünsel anlamda tüketicide çağrışımsal bir yanılgı meydana getirebileceği, davacı yanın sunduğu delillerin, ana faaliyet alanı olan “e-ticaret, internet üzerinden satış hizmetleri, alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” alanında davacı markalarının tanınırlığını ortaya koyduğu, dolayısıyla bu tanınırlığının taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini kuvvetlendirdiği gibi “hepsi+sözcük” şeklinde oluşturulan markaların özellikle davacı tanınırlığının bulunduğu 35. 05 alt grubu hizmetlerde ve yine 35. sınıftaki “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” açısından tesciline izin verilmesi halinin davacı markalarının tanınmışlığını zedeleyebileceği, ayırt edici karakterine zarar verebileceği, davacı markalarından haksız menfaat temini sonuçlarını doğurabileceği, zamanla davacı markalarını sulandırarak, davacı yanın oluşturduğu seri marka algısını zayıflatabileceği, bununla birlikte, mezkur değerlendirmelerin başvuru kapsamında kalan 40. sınıftaki hizmetlere sirayet edecek nitelikte olmayacağı, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın 30. ve 35. sınıf emtialar yönünden kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef66d6ffdad1a040 31bc4af4b5491a59