Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/521 E., 2025/96 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/521 E., 2025/96 K. (14.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/521
Karar No
2025/96
Karar Tarihi
14.01.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/521 E. , 2025/96 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1667 Esas, 2023/1932 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahemesi sıfatıyla) SAYISI : 2012/398 E., 2022/203 K. BİRLEŞEN DAVA : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/620 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 28.01.2010 tarihinden itibaren cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ilişki kapsamında, davalı tarafa toplam tutarı 440.618,02 TL olan muhtelif tarihli faturalar tahtında mal satıp teslim ettiğini, davalının bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkiline 426.118,00 TL cari hesap borcu bulunduğunu, müvekkilinin belirtilen alacağını tahsil için davalı hakkında icra takibine giriştiğini, takibin, davalının yetkiye ve borca yaptığı itiraz üzerine durduğunu, oysa müvekkili alacağının icra dosyasına sunulan faturalarla sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin hesaplarından borç olarak toplam 121.500,00 TL para çektiğini, ancak çektiği parayı iade etmediğini, bunun yanında müvekkilin davalıya masraflarda kullanılmak üzere 97.800,00 TL, ihalelerde talep edilen teminat bedellerinin yatırılmasında kullanılmak üzere ise 207.660,00 TL tutarında para havale ettiğini, davalının bu paraların büyük bir kısmını şahsi ödemeleri için kullandığını, teminat olarak gönderilen meblağın 77.126,00 TL'lik kısmı ilgili resmi kurumlarca müvekkili Şirket'e iade edilmekle birlikte kalan kısmının halen davalının uhdesinde olduğunu, davalının masraflar için gönderilen paradan bakiye kalan tutarı da iade etmeyip uhdesinde tuttuğunu, müvekkilinin vekili konumunda olan davalının yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve her nam altında olursa olsun almış olduğu şeyi vekil edene vermeye mecbur olduğunu, aksi durumda bu yönde temerrüdünün oluşacağını ve zimmetinde kalan paranın faizini de vermekle yükümlü olacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davaya konu edilen faturaların kapalı fatura olduğunu, faturanın kapalı olarak düzenlenmesinin fatura bedelinin tahsil edildiği hususunda karine teşkil ettiğini, aksini ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı tarafça bu hususu ispat eder bir delil sunulmadığı gibi satışın veresiye olduğunu kanıtlayan bir delil de sunulmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen 11 adet çeke ilişkin olarak davacı yanca ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, bu çeklerin bir bölümünün müvekkil şirketin hesabına girmediğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafça tek taraflı olarak tutulmuş liste ve cari hesap kayıtlarında müvekkilinin kanuni temsilcilerinin imzası bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının hangi maddi vakıalara dayandığının anlaşılamadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, bu hususları ispat külfetinin davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, asıl davada, davaya konu faturaların karşılığı olan mal ve hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacıda olduğu ancak davacının belirtilen hususları ispata yarar bir delil sunamadığı, keza birleşen davaya konu edilen hususları ispat külfetinin birleşen dosya davacısında olduğu ancak birleşen davacının vekâletnamenin hangi amaca matuf verildiğini ve davalı tarafından kötüye kullanıldığını ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen davanın tazminat istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde Mahkemece davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali; birleşen dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,14.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 77337f91e7f910b3 ff33539e00274966 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/521 E. , 2025/96 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1667 Esas, 2023/1932 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahemesi sıfatıyla) SAYISI : 2012/398 E., 2022/203 K. BİRLEŞEN DAVA : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/620 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 28.01.2010 tarihinden itibaren cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ilişki kapsamında, davalı tarafa toplam tutarı 440.618,02 TL olan muhtelif tarihli faturalar tahtında mal satıp teslim ettiğini, davalının bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkiline 426.118,00 TL cari hesap borcu bulunduğunu, müvekkilinin belirtilen alacağını tahsil için davalı hakkında icra takibine giriştiğini, takibin, davalının yetkiye ve borca yaptığı itiraz üzerine durduğunu, oysa müvekkili alacağının icra dosyasına sunulan faturalarla sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin hesaplarından borç olarak toplam 121.500,00 TL para çektiğini, ancak çektiği parayı iade etmediğini, bunun yanında müvekkilin davalıya masraflarda kullanılmak üzere 97.800,00 TL, ihalelerde talep edilen teminat bedellerinin yatırılmasında kullanılmak üzere ise 207.660,00 TL tutarında para havale ettiğini, davalının bu paraların büyük bir kısmını şahsi ödemeleri için kullandığını, teminat olarak gönderilen meblağın 77.126,00 TL'lik kısmı ilgili resmi kurumlarca müvekkili Şirket'e iade edilmekle birlikte kalan kısmının halen davalının uhdesinde olduğunu, davalının masraflar için gönderilen paradan bakiye kalan tutarı da iade etmeyip uhdesinde tuttuğunu, müvekkilinin vekili konumunda olan davalının yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve her nam altında olursa olsun almış olduğu şeyi vekil edene vermeye mecbur olduğunu, aksi durumda bu yönde temerrüdünün oluşacağını ve zimmetinde kalan paranın faizini de vermekle yükümlü olacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davaya konu edilen faturaların kapalı fatura olduğunu, faturanın kapalı olarak düzenlenmesinin fatura bedelinin tahsil edildiği hususunda karine teşkil ettiğini, aksini ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı tarafça bu hususu ispat eder bir delil sunulmadığı gibi satışın veresiye olduğunu kanıtlayan bir delil de sunulmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen 11 adet çeke ilişkin olarak davacı yanca ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, bu çeklerin bir bölümünün müvekkil şirketin hesabına girmediğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafça tek taraflı olarak tutulmuş liste ve cari hesap kayıtlarında müvekkilinin kanuni temsilcilerinin imzası bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının hangi maddi vakıalara dayandığının anlaşılamadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, bu hususları ispat külfetinin davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, asıl davada, davaya konu faturaların karşılığı olan mal ve hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacıda olduğu ancak davacının belirtilen hususları ispata yarar bir delil sunamadığı, keza birleşen davaya konu edilen hususları ispat külfetinin birleşen dosya davacısında olduğu ancak birleşen davacının vekâletnamenin hangi amaca matuf verildiğini ve davalı tarafından kötüye kullanıldığını ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen davanın tazminat istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde Mahkemece davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali; birleşen dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,14.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 77337f91e7f910b3 ff33539e00274966 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı