11. Hukuk Dairesi 2024/5133 E. , 2025/4732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1005 Esas, 2024/742 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2012/233 E., 2017/703 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak ise davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu şirketin, sermayeye ilişkin Ana Sözleşmesinin 6. maddesinin değiştirilmesine yönelik 02.11.2009 tescil tarihli, 05.11.2009 tarih ve 7432 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 54. sayfasında ilan olunan usul ve yasaya aykırı şirket sermayesinin arttırılması ile ilgili ortaklar kurulu kararının iptal edilmesini, hakim ortak ...'nun sermaye arttırımında şirketin parasını kullanması sonucu ortaklar arasında güven ilişkisinin tamir edilemeyecek şekilde sarsıldığını, bu nedenle şirketin tasfiye edilerek, tasfiye sonucu elde edilecek paranın şirket ortaklarına hisseleri oranında pay edilmesini, şayet şirketin tasfiyesine karar verilmez ise şirketin sermaye arttırımından önceki menkul mallar da dahil tüm mal varlığının ve buna bağlı piyasa değerinin belirlenerek bu değer üzerinden müvekkilin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, şirketin sermaye arttırımı işleminin tamamen usuli ve kurallara uygun yapılmış olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçekle bağdaşmadığını, müvekkili ...'nun kendi şahsi mal varlığını elden çıkartmak sureti ile şirketin ödemelerini yapılmasını sağladığını, yine sermaye arttırımı paylarının şirket ortaklarından ... ve ... tarafından yatırıldığını, davacının ise sermaye attırımı için gerekli payı ödemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu sermaye arttırım kararının 2009 yılında alındığı, davanın 2012 yılında açıldığı, toplantının usul açısından iptalini gerektirecek bir usulsüzlüğün bulunmadığı, 3 aylık hak düşürücü sürede dava açılmadığından iptalinin talep edilemeyeceği, ancak davalı ortakların katılımı ile yapılan 02.11.2009 tarihli sermaye arttırım kararını davalıların taahhüt ettikleri miktarları şirket kaynaklarından edinerek ve daha sonra şirkete aktarmak sureti ile karşıladıkları, şirket kaynakları dışında ödedikleri bir bedel olmadığından davalı ortakların asıl gayesinin şirket sermayesini arttırmaktan ziyade davacı ortağın şirketteki hisse oranını azaltmak ve şirketteki haklarına zarar vermek olduğu, bu nedenle dava konusu sermaye arttırım kararı gaye bakımından ahlaka ve adaba aykırılık teşkil ettiğinden batıl nitelikte olduğu, bu davranışları nedeni ile davacının haklı nedenle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunmada haklı olduğu ancak, şirketin faal, kârlı durumda bulunması ve şirket tüzel kişiliğinin ayakta tutulması ilkesi uyarınca fesih ve tasfiye yerine davacının terditli talebi olan şirketten çıkma hakkının tanınması menfaat dengeleri açısından daha uygun olduğundan davacının şirketten çıkmasına ve en son şirket öz sermayesi üzerinden hesaplanan davacı ortağın çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, davacı şirketten çıkma payı verilerek çıkarıldığından artık alınan genel kurul kararının iptalini talep etmede menfaati bulunmadığından bu talebin reddine karar vermek gerektiği, genel kurul kararının iptali davasının şirkete karşı açılması gerekmesi ve çıkma payından davalı şirketin sorumlu olması dikkate alındığında davacının davalı olan diğer hissedarlar aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı ... Sağlık Hizm. ve Malz. İth. İhr. ve Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine açtığı çıkma talebinin kabulü ile çıkmasına izin verilmesine, 768.208,61 TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar, davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, şirket sermayesinin arttırılması kararı batıl nitelikte olup, İlk Derece Mahkemesince sermaye artırımına ilişkin kararın yok hükmünde olduğuna ilişkin hüküm kurulması gerekirken talebin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu hususun davacı tarafından istinafa taşınmadığı, İlk Derece Mahkemesince kabul çerçevesinde sermaye arttırım kararından önceki hisse oranları dikkate alınarak davacının çıkma payı hesaplandığı, uyuşmazlık davacının çıkma payının miktarında toplandığı, demirbaşların değerlerinin tespitinin mümkün olmamasının şirketin eylemlerinden kaynaklanması nedeniyle tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla hakkaniyet gereği davalı vekilinin 13.12.2017 tarihli istinaf dilekçesindeki davacının ortaklık payının 298.208,00 TL olarak dikkate alınmasına ilişkin beyanı gözetilerek 298.208,00 TL çıkma payının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, İlk Derece Mahkemesince davacının davalı olan diğer hissedarlar aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair karar istinafa taşınmadığından kesinleşmekle gerçek kişiler hakkındaki davada yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Sağ. Hiz. ve Mlz. İhr. İth. ve Paz. Ltd. Şti. aleyhine açtığı ortaklıktan çıkma talebinin kabulü ile çıkmasına izin verilmesine, 298.208,00 TL çıkma payının 18.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sermaye arttırımına ilişkin şirket ortaklar kurulu kararının iptali, şirketin feshi ve tasfiyesi, olmadığı taktirde çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Malz. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti.'den ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a884ea83d4c882e 9db240b4f3a0d545 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/5133 E. , 2025/4732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1005 Esas, 2024/742 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2012/233 E., 2017/703 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak ise davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu şirketin, sermayeye ilişkin Ana Sözleşmesinin 6. maddesinin değiştirilmesine yönelik 02.11.2009 tescil tarihli, 05.11.2009 tarih ve 7432 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 54. sayfasında ilan olunan usul ve yasaya aykırı şirket sermayesinin arttırılması ile ilgili ortaklar kurulu kararının iptal edilmesini, hakim ortak ...'nun sermaye arttırımında şirketin parasını kullanması sonucu ortaklar arasında güven ilişkisinin tamir edilemeyecek şekilde sarsıldığını, bu nedenle şirketin tasfiye edilerek, tasfiye sonucu elde edilecek paranın şirket ortaklarına hisseleri oranında pay edilmesini, şayet şirketin tasfiyesine karar verilmez ise şirketin sermaye arttırımından önceki menkul mallar da dahil tüm mal varlığının ve buna bağlı piyasa değerinin belirlenerek bu değer üzerinden müvekkilin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, şirketin sermaye arttırımı işleminin tamamen usuli ve kurallara uygun yapılmış olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçekle bağdaşmadığını, müvekkili ...'nun kendi şahsi mal varlığını elden çıkartmak sureti ile şirketin ödemelerini yapılmasını sağladığını, yine sermaye arttırımı paylarının şirket ortaklarından ... ve ... tarafından yatırıldığını, davacının ise sermaye attırımı için gerekli payı ödemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu sermaye arttırım kararının 2009 yılında alındığı, davanın 2012 yılında açıldığı, toplantının usul açısından iptalini gerektirecek bir usulsüzlüğün bulunmadığı, 3 aylık hak düşürücü sürede dava açılmadığından iptalinin talep edilemeyeceği, ancak davalı ortakların katılımı ile yapılan 02.11.2009 tarihli sermaye arttırım kararını davalıların taahhüt ettikleri miktarları şirket kaynaklarından edinerek ve daha sonra şirkete aktarmak sureti ile karşıladıkları, şirket kaynakları dışında ödedikleri bir bedel olmadığından davalı ortakların asıl gayesinin şirket sermayesini arttırmaktan ziyade davacı ortağın şirketteki hisse oranını azaltmak ve şirketteki haklarına zarar vermek olduğu, bu nedenle dava konusu sermaye arttırım kararı gaye bakımından ahlaka ve adaba aykırılık teşkil ettiğinden batıl nitelikte olduğu, bu davranışları nedeni ile davacının haklı nedenle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunmada haklı olduğu ancak, şirketin faal, kârlı durumda bulunması ve şirket tüzel kişiliğinin ayakta tutulması ilkesi uyarınca fesih ve tasfiye yerine davacının terditli talebi olan şirketten çıkma hakkının tanınması menfaat dengeleri açısından daha uygun olduğundan davacının şirketten çıkmasına ve en son şirket öz sermayesi üzerinden hesaplanan davacı ortağın çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, davacı şirketten çıkma payı verilerek çıkarıldığından artık alınan genel kurul kararının iptalini talep etmede menfaati bulunmadığından bu talebin reddine karar vermek gerektiği, genel kurul kararının iptali davasının şirkete karşı açılması gerekmesi ve çıkma payından davalı şirketin sorumlu olması dikkate alındığında davacının davalı olan diğer hissedarlar aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı ... Sağlık Hizm. ve Malz. İth. İhr. ve Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine açtığı çıkma talebinin kabulü ile çıkmasına izin verilmesine, 768.208,61 TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar, davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, şirket sermayesinin arttırılması kararı batıl nitelikte olup, İlk Derece Mahkemesince sermaye artırımına ilişkin kararın yok hükmünde olduğuna ilişkin hüküm kurulması gerekirken talebin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu hususun davacı tarafından istinafa taşınmadığı, İlk Derece Mahkemesince kabul çerçevesinde sermaye arttırım kararından önceki hisse oranları dikkate alınarak davacının çıkma payı hesaplandığı, uyuşmazlık davacının çıkma payının miktarında toplandığı, demirbaşların değerlerinin tespitinin mümkün olmamasının şirketin eylemlerinden kaynaklanması nedeniyle tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla hakkaniyet gereği davalı vekilinin 13.12.2017 tarihli istinaf dilekçesindeki davacının ortaklık payının 298.208,00 TL olarak dikkate alınmasına ilişkin beyanı gözetilerek 298.208,00 TL çıkma payının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, İlk Derece Mahkemesince davacının davalı olan diğer hissedarlar aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair karar istinafa taşınmadığından kesinleşmekle gerçek kişiler hakkındaki davada yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Sağ. Hiz. ve Mlz. İhr. İth. ve Paz. Ltd. Şti. aleyhine açtığı ortaklıktan çıkma talebinin kabulü ile çıkmasına izin verilmesine, 298.208,00 TL çıkma payının 18.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sermaye arttırımına ilişkin şirket ortaklar kurulu kararının iptali, şirketin feshi ve tasfiyesi, olmadığı taktirde çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Malz. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti.'den ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a884ea83d4c882e 9db240b4f3a0d545 ... ...