Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4841 E., 2025/2839 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4841 E., 2025/2839 K. (28.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4841
Karar No
2025/2839
Karar Tarihi
28.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4841 E. , 2025/2839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1991 yılından beri “...” markasıyla kruvasan ürünlerini Türkiye dahil 30 ülkede piyasaya sürdüğünü, işareti 79 ülkede tescil ettirdiğini, Türkiye’de de çeşitli marka tescilleri bulunduğunu, davalıya ait 2019/36467 ve 2019/36286 sayılı “...” markalarının müvekkilinin tanınmış markalarıyla hem kavramsal hem görsel olarak benzerlik taşıdığını, kırmızı küre şekli, yazı tipi, ışıklandırma ve gölgelendirme gibi unsurların birebir kopyalandığını, markaların aynı mal gruplarında ve benzer tüketici kitlesine hitap ettiğini, davalı markalarının kötüniyetli tescil olduğunu ve müvekkilinin ayırt edici karakterine zarar verdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2019/36467 sayılı “52 ...+şekil” ve 2019/36286 sayılı “52 ...” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 2016 yılından beri Ankara’da gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, ürünlerini Irak’a ihraç ettiğini, 2019/36286 sayılı markanın dava dışı bir şirketten devir yoluyla alındığını, davacının yalnızca kruvasan ürünü bulunduğunu, müvekkili markaları ile davacı markaları arasında benzerlik olmadığını, müvekkili markasındaki unsurların yazılış, biçim ve konumlarının davacı markalarından farklılık taşıdığını, davacının tüm sayılar üzerinde hak iddia edemeyeceğini, müvekkilinin şekil unsuru içeren markasının da yazılış, biçim ve konum açısından davacı markalarından farklı olduğunu, ayrıca davacının kek, bisküvi, çikolata gibi ürünler satmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıya ait 2019/36286 sayılı “ ...” şeklindeki marka ile davacı markaları arasında, benzer görülen malların varlığına rağmen, işaretler arasındaki somut farklılık nedeniyle karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının 2019/36467 sayılı ve “ ...+şekil” ibareli markasının, davacı yana ait “...+şekil” markası, bu markayı da ihtiva eden “... ...+şekil” ve “...+şekil” şeklindeki ambalaj markaları ile bir kısım emtia yönünden bütünsel algıları itibariyle aynı ekonomik kaynak tarafından piyasaya sürülmüş ürünler için kullanılan markalar oldukları şeklinde algılanabileceği, işaretlerin karıştırılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2019/36467 sayılı markanın 30. sınıftaki “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal,arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” ve 32. sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” malları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, 2019/36286 sayılı markanın hükümsüzlüğü talebi ve diğer fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı adına tescilli “7 ...” asıl unsurlu markalarla dava konusu 2019/36286 sayılı “52 ...” ibareli marka arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davalının 2019/36467 sayılı markasının, kırmızı ve yuvarlak bir logo içerisinde, beyaz renkte, 52 sayısının hakim unsur olarak konumlandırılması ve sayının hemen altında ise çok daha küçük bir şekilde yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, davacı markalarının ise yine kırmızı yuvarlak logo içine yazılmış “7” rakamı ile Türkçe’de günler anlamına gelen İngilizce “...” sözcüğünden meydana geldiği, işaretler arasındaki tek ortaklığın kırmızı yuvarlak bir logo içine kelimelerin beyaz olarak yazılmasından kaynaklandığı, bunun dışında, markalarda yer verilen kelime unsurları arasında herhangi bir benzerlikten söz edilemeyeceği, rakam ve kelimelerin farklılığı, belirtilen bu unsurlar arasında kavramsal bir benzerliğin de bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 63ef6217d60dbbb1 6118121053677495

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı