Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4647 E., 2025/3099 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4647 E., 2025/3099 K. (06.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4647
Karar No
2025/3099
Karar Tarihi
06.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4647 E. , 2025/3099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/186 Esas, 2024/352 Karar HÜKÜM :Esastan ret; davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1055 E., 2023/865 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mühendislik Mimarlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nde %55 oranında, davalının ise %45 oranında hissedar olduğunu, davalının aksi kararlaştırılıncaya değin şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü tayin edildiğini, ancak davalının müdürlük görevini gereği gibi ifa etmediğini, şirketi zarara uğrattığını, şirketin genel kurul yapamadığını, genel kurulun toplanamaması nedeniyle müvekkilinin şirket ortağı olmaktan ... haklarını kullanamadığını, davalı şirket müdürünün şirketin faaliyet merkezini de boşalttığını, şirketin olağan faaliyetlerinin usul ve yasaya uygun biçimde yürütülmediğini ileri sürerek davalının şirket müdürlüğünün, yönetim hakkının, temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız ve dayanaksız olduğunu, şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 620. maddesindeki "kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dahil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı" hükmü kapsamında, davacının, şirketin çoğunluk hissesini elinde tutan ortak olduğundan, TTK'nın 630/1 hükmü uyarınca şirket genel kurulunu toplayarak genel kurul kararı ile davalı şirket müdürünün görevini sona erdirmesinin mümkün olduğu, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların davacıya kanunla tanınmış ortaklık haklarını kullanmasına engel teşkil etmeyeceği, şirketin ana sözleşmesinde karar nisabına ilişkin aksine bir düzenleme yer almadığı göz önüne alındığında davalının müdürlükten azli ile şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması istemi açısından şirkette sahip olduğu %55 hisse oranı ile TTK'nın 618 ve 620. maddeleri uyarınca davacının kanunen elindeki yetkiyi kullanarak davalıyı şirket müdürlüğü görevinden almak, şirket ana sözleşmesini değiştirmek ve şirketi temsile yetkili kişiyi belirleme konusunda yetkiye sahip olduğu halde ve elindeki yetkiyi kullanarak davalının müdürlük yetkisini kaldırma ve şirkete yeni müdür atama imkanı varken, eldeki davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 630/2 hükmü uyarınca şirket müdürünün görevden alınması, şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eca898f13a4d1e7b 3616eb2ec69bf90f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı